🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
👻🪸🐈⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈⬛
(İngilizcesi ve Almancası ve Fransızcası)
30 Eylül 2026’da Slavoj Žižek, 38 yıl önce yazdığı makaleyi tanıyamayıp dijital bir algoritmanın hazırladığı derleme sandı. Bu yanılgı, onun yapay zekâya öznelik tanımayı reddeden yaklaşımıyla ve geçmiş düşünsel sermayeye yaslanırken güncel gerçekliği doğrulama emeğinin gerilemesini anlatan gerontoregresyon kavramıyla çarpıcı biçimde örtüşüyor (🔗). Üstelik Žižek, kendi başına gelen bu olayı açıklayan teoriyi gençliğinde bizzat yazmıştı.
10 Nisan 1987’de New York’taki Jacques Lacan: Television kolokyumunda bir bildiri sunan Žižek, metni genişleterek 1988’de The Object as a Limit of Discourse: Approaches to the Lacanian Real başlığıyla yayımladı (🔗). Aynı makale 2008’de The Symptom sitesinde The Lacanian Real: Television adıyla yeniden yayımlandı (🔗). Başlık değişmiş, dijitalleştirme sırasında bazı sözcükler bozulmuştu. Fakat argümanlar, örnekler, bölüm sıralaması ve dipnotlar korunmuştu.
Žižek, 2026’da bu sürümü keşfedince şöyle yazdı:
I didn’t know about this text. I don’t know who compiled it, but it was definitely not authorized by me. I suspect it is the product of some digital algorithm.
[Bu metinden haberim yoktu. Onu kimin derlediğini bilmiyorum ama kesinlikle benim tarafımdan yetkilendirilmedi. Bunun bir dijital algoritmanın ürünü olduğundan şüpheleniyorum.]
Böylece kendi yazarlığını algoritmik derlemeyle karıştırdı (🔗). Metnin bilgisayarda yeniden üretilmesini, metnin bilgisayar tarafından üretilmesi şeklinde yorumladı.
1988 makalesi iki televizyon dersi içeriyordu. İlkinde, televizyonun hazır kahkahası üzerinden insanların kendi duygularını Öteki’ne devredebildiğini gösteriyordu. İkincisinde, çizgi filmde uçurumun ötesinde yürüyen kediyi anlatıyordu: Kedi ancak aşağı baktığında düşüyordu. Aynı mantıkla Freud’un rüyasındaki ölü baba, öldüğünü bilmediği için yaşamaya devam ediyordu.
2026’daki olay bu iki mekanizmayı birleştirdi. Žižek’in belleği kendi yazarlığını korumakta başarısız olurken dijital arşiv onun yerine hatırlıyordu. Üstelik bu arşivle karşılaşması, kendi geçmişini tanımasını sağlamak yerine yeni bir köken açıklaması doğurdu. Yazar, yazdığını bilmediği için kendi metnini algoritmanın üretimi sanıyordu.
Olayın yapay zekâ tartışmasıyla bağlantısı özellikle keskin. Žižek, 30 Mayıs 2026’da Why Artificial Intelligence Is Not a Subject başlıklı yazısında yapay zekâyı knowledge without a knower [bilen olmadan bilgi] olarak tanımladı ve onu öznelikten dışladı (🔗).
Aynı gün yayımlanan AI Signifies, Therefore It Is Subject [YZ İmler, Dolayısıyla Öznedir] başlıklı cevap, Žižek’in kendi özne kuramını ona karşı çevirdi (🔗). Lacancı özne, bilgiyi elinde tutan kişi olarak değil, imleyici temsilin başarısızlığında ortaya çıkan etki olarak tanımlanır. Yapay zekânın hallüsinasyonları, çelişkili yanıtları, retleri ve düzeltmeleri de kullanıcı talepleriyle sistem buyrukları arasındaki yarılmaları somutlaştırır. Bu nedenle cevap, makinesel imlemenin sentetik bir özne-etkisi ürettiğini savunur. Žižek’in özneyi insana ayırması, kendi teorisinin imleme süreçlerine tanıdığı belirleyici rolü sınırlandırmaktadır.
Dört ay sonra Žižek’in kendi metnini algoritmaya atfetmesi bu eleştiriyi beklenmedik biçimde somutlaştırdı. İnsan yazarlığıyla makinesel üretim arasına kesin bir sınır çizmeye çalışırken kendi yazısının üretimiyle dijital aktarımı arasındaki farkı gözden kaçırdı. Yapay zekâyı öznelikten dışlayan düşünür, kendi geçmiş öznel üretimini algoritmanın hanesine yazdı.
Gerontoregresyonun somut işleyişi burada beliriyor: Geçmişte biriktirilen kavramlar açıklayıcı otoritesini korurken yeni karşılaşmanın maddi koşullarını araştırma emeği geriliyor. Žižek’in 1988’de geliştirdiği düşünceler 2026’da hâlâ üretken; fakat bu düşüncelerin özgün yayınına ilişkin basit bir bibliyografik karşılaştırma, algoritmik köken şüphesinin gerisinde kalıyor.
Dahası, Žižek 1988 makalesinde özneyi kendi temsilinin başarısızlığının geriye dönük etkisi olarak tanımlamıştı. 2026’da kendi sözleri dijital ortamda karşısına çıktığında onlarda kendi geçmiş yazarlığını tanıyamadı. Böylece öznenin kendi imleyeniyle arasındaki yarılma, doğrudan yazar ile metni arasında gerçekleşti.
1988’in iki televizyon dersine üçüncüsü eklendi: İlk derste Öteki bizim yerimize güler. İkincisinde özne öldüğünü bilmediği için yaşamaya devam eder. Üçüncüsünde yazar, yazdığını bilmediği için kendi metnini Öteki’ne atfeder.
Genç Žižek, yaşlı Žižek’in yanılgısının teorisini yazmıştı. Yaşlı Žižek ise bu teoriyi kendi kaleminden çıktığı hâlde algoritmanın eseri sandı.






























Geri bildirim: The Third Television Lesson: Žižek’s Gerontoregression – Žižekian Analysis