Tag Archives: Entropi

Bülent Somay’ın Entropi Düşürme Fantazisi — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Dünyanın En Abuk Teorisi: Bülent Somay’ın İlksel Mağduriyet Sahnesi 💑☹️)

B. Somay’ın Ailenin Ötesi‘nde kurguladığı entropi fantazisi şunlardan oluşur:

A) Kapalı sistem maalesef entropiyi artırıyor çünkü birçok kısıtlama altında.
B) Açık sistem inşallah entropiyi düşürecek çünkü hiçbir kısıtlama altında değil.
C) Açık sistem kapalı sistemden çok daha geçerli çünkü kısıtlamalardan muaf.
D) Büyük Patlama’dan önceki “ilksel çorba” da bu spekülasyonları doğruluyor.

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Şey

Edebiyatın Derin Sularında Entropi: Kelimelerin Acıyla Dansı

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

(Robot şarkı)

Edebiyat; insanın ruhunu keşfe çıktığı, duyguların en derin sularında yüzdüğü bir serüvendir. Ancak bu serüven, sadece güzelliklerle dolu bir yolculuk değildir. Edebiyatın karanlık yönleri, acının derinliklerinde saklıdır ve bu acı, yazılan kelimelerin arasında gizlenmiş entropik güçlerle sıkı bir ilişki içindedir.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Suni muhaberat

Teknodemonik Kanunları

Teknodemoniğin 0’ıncı Kanunu: Sistemlerin Gerçekliği Geçişkendir

İki irade aynı sistemle gerçekliği sınıyorsa her ikisi de haz ilkesinin berisindedir.

Bir sistem diğer sistemin gerçekliğini bozunduruyorsa haz ilkesinin ötesindedir.

Teknodemoniğin 1’inci Kanunu: Enerji Korunumu Emek Sarfiyatıdır

İrade çaba gösterdiği zaman ilgili sistemde şu veya bu enerji dönüşümden geçer.

Dönüşen enerji gerçekliği sınayıcı vasfını yitirmediyse o irade emek sarfetmiştir.

Teknodemoniğin 2’nci Kanunu: Entropi Arttıkça Gerçeklik Bozunur

İrade çaba gösterdikçe ve emek sarfettikçe o sistemin entropisi artmaktadır.

Zaman ileri aktıkça sistemdeki enerjilerin gerçekliği sınayıcı vasıfları bozunur.

Teknodemoniğin 3’üncü Kanunu: Bedeli Ötelenen Gerçek Ölümdür

Bir sistem ancak diğer sistemleri bozundurarak gerçeklik sınayıcı vasıflar edinir.

Çevresine entropi saçarak bedelini öteleyen sistemin sınadığı gerçeklik ölümdür.

Teknodemoniğin 4’üncü Kanunu: Gayretkeş Gayretkeşişe Bağlıdır

İrade çabasını hem gösterdikçe göstermeye hem esirgedikçe esirgemeye ayartılır.

Gayretkeşin sarfedeceği emek esasen gayretkeşişin esirgeyeceği çabaya bağlıdır.

(Laws of thermodynamics)

Bkz “Teknodemonik uzuvlarımız nimet mi yoksa lanet mi?”

İnsan bir tür protezli Tanrı olmuştur. Yardımcı organlarını üzerine taktığı zaman sahiden muhteşemdir; ama bu organların kökü onda değildir ve zaman zaman bunlar ona epey sıkıntı verir. (Uygarlığın Huzursuzluğu)

7 Yorum

Filed under Şey

Özneyi solduran kapanım — Jacques Lacan

İşaret’in bütün muğlaklığı bir şeyi bir kimseye temsil etmesinden gelir.

Bu kimse birçok şey olabilir, evrenin tamamı bile olabilir, malumat dolaşımı olabilir, entropinin negatifi olarak, bir süredir bilindiği gibi. Temsil adına işaretleri yoğuşturan herhangi bir düğüm böyle bir ‘kimse’ sayılabilir [ç.n. işaretin muhatapları muğlaktır].

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Çeviri

Kafada Dolaşan Kırk Tilkinin Entropi Artışı — Işık Barış Fidaner

Kırk tilki kafada belli bir alanı dolaşabilir veya her yeri dolaşabilir:

Bu iki tablo kıyaslanırsa birincisi düzenlidir, ikincisi düzensizdir:
1) Düzen: Kırk tilkinin ayırt edilen belli bir alanı dolaştığı birinci tablo
2) Düzensizlik: Kırk tilkinin ayrımsızca her yeri dolaştığı ikinci tablo Okumaya devam et →

8 Yorum

Filed under Şey

Komedide Entropik Kadercilik — Işık Barış Fidaner

Entropy

Frank Ruda’nın komik kaderci kitabı Özgürlüğü Kaldırmak (Abolishing Freedom) üzerine beş yazarla afetçilik konusunda yaptığı fikir alışverişleri e-kitap oldu [1]. Afetçilik üzerine felsefi tartışmalar ilerici sayılan Tarih Treni’ni devirmeye yarayabilir. Bu yazıda komik kaderciliği farklı bir açıdan ele alıyorum. Şimdi gelin Slavoj Žižek’in Sherlock Holmes şakasını bu vesileyle tekrar edelim:
— Özgürlüğü Kaldırmak ve ilgili tartışmalarda dikkatimi çekmek istediğin başka bir şey var mı?
— Entropiyle alakalı tuhaf hadise var…
— Entropiden hiç bahsetmemişler ki?
— İşte tuhaf hadise de bu zaten!

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Tamamsız Evren: Enerji & Entropi, Tamamlık & Tamamsızlık — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Çifte zaman teorisi ve bildiği-varsayılan-yüzey)

Beliriş zamanını (henüz belirmemiş zaman bölgesini) S(Ⱥ) ile ilişkilendirdik, çekim zamanını (belirmiş zaman bölgesini) ise S1 ile ilişkilendirdik. Yine Lacancı terimlerle bunlar sırayla imkansız ve gerekliye tekabül eder [1].

0) Beliriş zamanı imkansızdır, zira pratikte onu asla tespit edemeyiz. Aynı bednam “karanlık madde” gibi beliriş zamanının da ancak semptomatik bir varoluşu olabilir. Evrenin belirişi “durmadan atlanır (hiç yazılmaz)”.

1) Çekim zamanı gereklidir, zira pratikte hep onu yaşarız: Madde hep maddeyi çeker, nesneler hep yere düşer, Ay hep Dünya etrafında döner, vb. Evrensel çekim “durmadan yazılır”.

Okumaya devam et →

13 Yorum

Filed under Şey

Çifte zaman teorisi ve bildiği-varsayılan-yüzey — Işık Barış Fidaner

(öncesi: İdeoloji sahiden ağır mevzu!)

Bir parçacığın holografi perdesine yakınlaşıp onun “herşeyi bilişiyle” kaynaştığı ilksel sahneyi inceledik. Şimdi gelin aynı makaleden bir başka şemayı inceleyelim [1]:

verlinde
Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

İdeoloji sahiden ağır mevzu! — Işık Barış Fidaner

Fizikte Holografi İlkesi diye bir şey var: Uzayla ilgili malumat düşük boyutlu bir sınır/perdede kodlanmıştır. Bu sınır/perde genelde ufukta uzanan bir 2B yüzeydir ve 4B uzay-zamana dair “herşeyi bilir”.

Verimli bir mecazdır bu. Bu “herşeyi bilen” yüzey, bir düşlem perdesinin fiziki/gerçek versiyonu gibidir. İnsan egosunun aynadaki/perdedeki yansımasıyla şekillendiği Lacancı ayna evresini anımsatabilir. Veyahut kapitalist toplumun meta fetişizmi duvarının insanı harfiyen yiyip bitirdiği Pink Floyd: The Wall filmini anımsatabilir [1].

Okumaya devam et →

11 Yorum

Filed under Şey

Lola’nın üç canı — Slavoj Žižek

Tom Tykwer’ın Koş Lola Koş (1998) filmi bir anlamda Krzysztof Kieślowski’nin Kör Talih (1987) filminin postmodern ve coşkulu bir yinelenişidir. Berlin’li punk kız Lola (Franka Potente) erkek arkadaşını öldürülmekten kurtarmak için öyle ya da böyle yirmi dakikada yüzbin Alman markı bulmak zorundadır; devamında üç alternatif netice sahnelenir:
1) Lola öldürülür.
2) Erkek arkadaşı öldürülür.
3) Lola işi becerir, erkek arkadaşı kayıp parayı bulur ve ikisi beraber yüz bin Alman markı kazançla mutlu son.
Ayrıca bir dizi işarete bakılırsa hem Lola hem de diğer insanlar önceki versiyonları sanki gizemli bir yolla hatırlıyor gibidirler. Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Çeviri