Sahiliğin bir parçası her zaman gerçeklik uğrunda feda edilir; kaybedilen bu sahilik parçası, sahi sahiliktir [1]. Sahi sahiliğin kaybını suretler telafi eder. Suretlerin eril biçimi olan fallik imleyen, kaybedilen sahi sahiliğin anısına dikilmiş bir anıttır ve simgesel yas’a aracılık eder [2]. Suretlerin dişil biçimi olan eksik imleyen, sahi sahiliğin feda ile kaybedilmesini reddeder ama engelleyemez, fedanın törensel büyüsüne kapılır. Kaybın kaybı anlamına gelen gerçek yas ise fedanın kendisini feda eder ve suretlerin eril ve dişil biçimlerinin ötesine geçer. Fallik imleyen, eksik imleyen ve gerçek yas, sırasıyla, tamamlık, tamamsızlık ve tamamsızsızlıktır.
Tüm bedenlenmelerin zemini olan sahilik, sistemleri teşkil eder [3]. Gerçeklik uğrunda feda edilen sahi sahilik ise, sistemlerdeki arızaları oluşturur. Arıza, arzunun alanını açar; arzuyu iradeden ayırır. İradeyi teşkil eden şey, tüm yetkilenmelerin zemini olan gerçekliktir. Arzu ise iradeyi aşar, çünkü gerçeklik uğrunda feda edilen sahi sahilik olan arızaya yönelmiştir.
Arıza karşısında onarım arzusu ile bozunum arzusu iç içe geçer; arzuda iradeyi aşan boyut tam olarak bu ikirciktir (ambivalence). Hak etmek (veya layık olmak, deserve) ifadesi, arzunun ikirciğini isabetle yansıtır. Arzu aynı anda hem onarımı hem de bozunumu ister ve hak eder. İrade ise arzudaki ikirciği ortadan kaldıran netleşme ve kararlaşmadır. Arzudan iradeye geçiş, sahi sahiliğin fedasının büyüleyici çekim alanından kurtularak gerçekliğin alanına ulaşılmasıdır. Arzudan iradeye geçiş, onarımı bozunuma dönüştürebilir veya bozunumu onarıma dönüştürebilir, ama onarım ile bozunumdan bir tanesi seçilmek zorundadır.
Fallik imleyenin tamamlığı bir fetiştir, yani yetki-beden kompleksidir. Eril gerçeklik ve gerçekçilik, fallik imleyenin tamamlık fetişine dayanır. Eksik imleyenin tamamsızlığı, eril fetişin bozulması ve onun yerine arzu-arıza kompleksi olan semptomun tezahür etmesidir. Dişil sahilik ve sahicilik, eksik imleyenin tamamsız semptomuna dayanır [4].
Fallik imleyene dayanan eril kimlik taslama, fol-sahte bir ‘irade’ görüntüsü yaratır. Eksik imleyene dayanan dişil kılık değiştirme, sahi arzuyu açığa çıkararak eril ‘irade’nin fol-sahte oluşunu teşhir eder ve onu boşa düşürür. Fakat böylece arzu aynı zamanda gerçek iradenin açığa çıkış imkanını da yaratır. Gerçek irade, arzunun tamamsızlığının yadsınması ile oluşur, yani tamamsızsızlıktır; yadsımanın yadsınmasıdır, fedanın fedasıdır, kaybın kaybıdır, gerçek yas’tır.
Arzunun tamamsız ikirciğini yadsıyan gerçek iradenin tamamsızsızlığı, iki farklı anlama gelebilir: Ya arızanın onarılmasıdır, ya da arızanın iyice bozundurulmasıdır. Bu tercihin sistemde yol açacağı etki belirsizdir: Sistemi deviren onarımlar olabileceği gibi sistemi sürdüren bozunumlar da olabilir.
Sahi sahiliğin gerçeklik uğrunda feda edilmesi, arızanın sistem üzerindeki etkisinin belirsizliğinin gizlenmesini sağlayan bilgiyi oluşturur. Bu bilgi, eril ile dişil arasında tamamlık-tamamsızlık gelgitine kapılır. Gerçek yas, bu gelgiti terk eder, altta yatan belirsizliği açığa çıkarır ve bilmezliği üstlenir. Bilmezlik, bilginin ufkunda sahilik alanını açar.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] ‘Sahi sahilik’, ‘sahilikle ilgili sahilik’ten farklı bir şeydir. Lacan bunlardan birincisini cinsel ilişkinin yokluğu ile ilişkilendirir, ikinci kavramı ise reddeder (bu konuda Lorenzo Chiesa’nın İki-Değil: Lacan’da Mantık ve Tanrı kitabına bakılabilir). Belirtmeliyim ki ‘sahi sahilik’in göndergesi tözsel değildir, salt düşlemseldir. Bu sadece kendi imletiminin etrafındaki olumsuz uzama atıf yapan ironik bir ifadedir. Burada yapılması gereken Žižekçi jest ‘arkasında boşluktan başka hiçbir şeyin bulunmadığı’ gerekçesiyle bu terimin reddedilmesiymiş gibi görünse de, ben bu (epey romantik ve şairane) jestten kaçınıyorum, çünkü burada amacım ‘sahilik vs. gerçeklik’ ayrımını yapmaktır ve ‘boşluk’ bu ayrımı örtbas etmektedir: Boşluk hakkında: “The Void, The Hole Void, Nothing But The Void” Yorumuyla bu ek açıklamayı icap ettiren Richard G. Klein’a teşekkür ederim.
[2] Bkz Simgesel Yas ile Gerçek Yas (derleme)
[3] Bkz “Clamor ile Lenio”
[4] McGowan’ın ‘evrensellik’ kavramı bunun iyi bir örneğidir. Bkz “Eril ile Dişil: Sahilik, Gerçeklik ve Suretler”, “Yetki-Beden Kompleksi”






























Geri bildirim: Desire to Repair and Desire to Decompose — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Sahi Sahilik — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: ‘Erkeklik Krizi’ Genel Yetkilenme Krizinin Tezahürüdür — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ben De: Kadınlar Erkekler İçin Feda Olmayı Reddediyor — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sahi Sahiliğin Anlamsız İmletimi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fallus’un Saçmantığı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fedakar anneyle ağlaşan aile — Slavoj Žižek | YERSİZ ŞEYLER