Monthly Archives: Ekim 2020

El Sıkışmadan Yumruk Tokuşturmaya — Işık Barış Fidaner

Küresel Covid-19 salgınıyla birlikte el sıkışmanın tarih olacağı söyleniyor. Onun yerine insanlar artık görüştükleri kişilerle yumruk tokuşturuyor. Jestlerdeki bu değişimi nasıl yorumlayabiliriz?

Eski bir efsaneye göre geçmiş zamanlarda el sıkışmanın amacı elinin boş olduğunu ve silah taşımadığını göstermekti. Fakat artık salgından dolayı elimizin boş olduğundan emin olamıyoruz. Koronavirüs âdeta bir biyolojik-kimyasal silah gibi elimize saklanmış olabilir. Yani el sıkışmanın kökenini anlatan efsane bile artık el sıkışmayı terk etmemizi telkin etmektedir.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Kum Tanesi — derleme

resim_2021-05-28_204644Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Kum Tanesi) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Terrabayt ve Kum Tanesi Olmak

— El Sıkışmadan Yumruk Tokuşturmaya

— Sahilik Arayışı İmleyen İşçilerine Emanettir

— İrade, Semptomun Gerçekliğine Tahammül Etme Gücüdür

— Fetişçi Gizemi Bozmak ve Üçüncü Cinsiyet

— Fallus, Nefretin Gerçekliğidir

— Eril ile Dişil: Sahilik, Gerçeklik ve Suretler

— Ağlaşma ve Öteki’nin eksikliği

— Fallik Boşunalık, Post-Ödipal Gelişim, Üstben ve Canavar Olmak

— Fallik Boşunalık ile Oval Boşunalık

— Clamor ile Lenio

Diğer derlemeler

粒 : tane

Yorum bırakın

Filed under Şey

Ağlaşma ve Öteki’nin eksikliği — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümündeki şema:

semaÖteki’nin eksikliğinin imleyeni S(Ⱥ), Žižek’in felsefesinde merkezi bir yer tutar. Žižek S(Ⱥ)’yı o kadar önemser ki, Mutlak Geritepme kitabında Φ’yi Lacan’ın üçgen şemasından kovup S(Ⱥ)’yı onun yerine geçirmiştir [1]. S(Ⱥ) aynı zamanda Todd McGowan’ın “evrensellik” tanımının da temelidir [2].

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Eril ile Dişil: Sahilik, Gerçeklik ve Suretler — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümündeki şema:

sema

Sahilik (truth) ile gerçekliği (reality) aynı anda görmek zordur, ya gerçeklik sahiliğin üzerini örtmüştür, ya da sahilik gerçekliğin üzerini örtmüştür [1]. Bu yüzden bu iki kavram çoğu zaman birbirine karıştırılsa da, onları belirten iki kelime birbirinden ayrık olarak varlığını sürdürür [2].

Okumaya devam et →

17 Yorum

Filed under Şey

Fallus, Nefretin Gerçekliğidir — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümündeki şema:

sema

Mutlak Geritepme kitabının 9’uncu bölümünde Žižek, Lacan’ın üçgen şemasında bir değişiklik yapar: Φ’nin yerine S(Ⱥ)’yı geçirir ve S(Ⱥ)’nın yerine $’yi koyar. Bu değişikliğin amacı ne olabilir? Bence bu değişikliğin amacı şemadaki Φ’nin gerçekliğini etkisiz hale getirmektir.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Terrabayt ve Kum Tanesi Olmak — Işık Barış Fidaner

(bağlam)

Terrabayt ismi aklıma hemen uzamsal-bileşimsel (spatial-combinatorial) ikilisini getiriyor [1]. Dünya uzamsal bir yerdir, bayt bileşimsel bir veridir ve bunlar birbirinden ayrılamaz; çünkü veri bir yere yazılmalı-işlenmelidir ve yer bir veride simgelenmelidir.

Terrabayt’ın ikinci çağrışımı, biricik olmanın iki şeklidir: Dünya gibi biricik olabilirsiniz, yani uzamsal anlamda gidilecek başka hiçbir yer yoktur; ya da kar tanesi gibi biricik olabilirsiniz, yani bileşimsel anlamda eşsiz bir varlıksınızdır, yeriniz doldurulamaz. Tabi bu ikisi eşit değildir, kar tanesi dünyanın gözünde değerlenir. Kar tanesi aynada gördüğüm bedenim olan “ideal ben” iken, dünya, bedenim ile özdeşim kurmama onay ve yetki veren “ben ideali”dir [2].

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Fetişçi Gizemi Bozmak ve Üçüncü Cinsiyet — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümündeki şema:

sema

Hem Esas-İmleyen (S1) hem de fallus (Φ) “imleneni olmayan imleyen” olarak tanımlanır ama bu ikisi aynı şey değildir. Esas-İmleyen, fallusun yazılmasıdır. Fallusun Esas-İmleyen şeklinde yazılması, eril kimlik taslamayı (masculine imposture) oluşturur [1]: Esas-İmleyen, herkesi iğdiş eden istisnai Erbaba’yı (Urvater: İlksel Baba) temsil eder. Esas-İmleyen, Simgesel’i kuran unsur olsa da; onun yazdığı fallus, Gerçek’in İmgelenmesidir, Simgesel’in ulaşamadığı kör noktadır (üçgen şemada bu görülüyor, ayrıca bkz [2]).

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

İrade, Semptomun Gerçekliğine Tahammül Etme Gücüdür — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümü aşağıdaki şema ile açılır:

sema

Slavoj Žižek, Düşlemler Salgını kitabında bu şemayı aşağıdaki gibi açıklar:

Üçgenin üç köşesi Lacan’a göre insan evrenini yapılandıran üç temel boyutu temsil eder: Gerçek (simgeleşmeye direnen ‘sert’, travmatik gerçeklik), Simgesel (dil alanı, simgesel yapı ve iletişim alanı) ve İmgesel (dikkatimizi çeken ve özdeşim kurduğumuz imgelerin alanı). Üçgenin ortasındaki ‘J’ jouissance‘ı belirtir, yani bizi yutmakla tehdit eden travmatik/aşırı keyfiyeti belirtir, özne bu keyfiyete uygun bir mesafe koymak için umutsuzca çabalar (Poe’nun ‘Girdaba İniş’indeki kahramanın girdaba düşmekten zar zor kurtulması gibi). Üçgenin kenarlarındaki üç nesne ortadaki bu korkunç Şey’i ‘evcilleştirerek’, ‘normalleştirerek’ artık tehdit etmeyen bir şekilde algılamanın üç yolunu belirtir: S(Ⱥ) üstü çizili Öteki’nin (Autre) imleyenidir, simgesel düzenin bünyevi tutarsızlığına işaret eder, simgeleşmeye direnerek simgesel düzende ayırılara/çatlaklara ve kopuşlara sebep olan bir şey (jouissance) bulunduğuna işaret eder; a, Lacancı objet petit a, arzunun metonimik hareketini başlatan bileşen nesnedir (sapkınlıkta burun, ayak, saç); Φ ise imkansız Şey’i temsil eden afallatıcı imgedir (mesela noir evrenindeki femme fatale).

Bu şemayı yetkilenme ile bedenlenme açısından inceleyelim.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey