Tag Archives: Kum Tanesi

Clamor ile Lenio — Işık Barış Fidaner

Psişenin kısımları deyince hala Freud’un (neredeyse) yüz yıllık ünlü ‘id, ego, süperego’ (Es, Ich, Über-Ich) üçlüsü akla geliyor. Gelin psişeyi daha farklı bölümlemeyi deneyelim. İnsan psişesi biri ağlayan biri de onu yatıştıran iki kısımdan oluşur [1]. Bu iki kısma Latince ‘clamor’ ile ‘lenio’ adlarını verelim [2].

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Fallik Boşunalık ile Oval Boşunalık — Işık Barış Fidaner

Önceki yazıda “Fallus, boş imleyen olmadan önce boşunalığın imleyenidir” derken entropinin kaçınılmaz gerçeğini kastetmiştim [1]. Ama ‘fallik boşunalık’ ifadesi, benim o yazıda kastetmediğim bir başka imgeyi de çağrıştırdı: döllenmeye yol açmayan sperm. O zaman acaba bu anlamda ‘fallik boşunalığın’ yanısıra ‘oval boşunalık’tan da söz edebilir miyiz, ‘döllenmeden yok olan yumurta’ imgesini düşünerek? Bu iki boşunalığı ayırt etmek, entropiyi de eril ve dişil bileşenlere ayırmayı gerektirir.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Fallik Boşunalık, Post-Ödipal Gelişim, Üstben ve Canavar Olmak — Işık Barış Fidaner

Fallus, boş imleyen olmadan önce boşunalığın imleyenidir, ‘ne yapsan boşuna’ der. ‘Büyük Öteki yoktur’ beyanının en radikal ve gerçek anlamı fallik boşunalıktır. Boşunalık özünde entropidir ama çıplak hali rahatsız edici ve nefret uyandırıcı olduğu için simgesel düzende ‘bedel’ ve ‘feda’ şeklini alarak enerjinin desteği biçimine bürünür [1].

Eril kimlik taslama, fallik boşunalığın tahrik ettiği nefrete yönelim vererek onu kutuplaştırmayı amaçlar. Esas-İmleyen olarak yazılıp iktidar simgesi olduğunda fallik boşunalık ‘Bana karşı ne yapsan boşuna’ şekline sokulur. Fallik imleyen budur. Tanrı kavramı bu konumu işgal eder. Kimlik taslayan eril, kendisini fallik boşunalığın istisnası sayar ve saydırır, ‘bedel’ ve ‘feda’ kavramları bunu ispatlama işine yarar. Trajedilerde ‘yazgı’ böyle eril bir rol üstlenir.

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

El Sıkışmadan Yumruk Tokuşturmaya — Işık Barış Fidaner

Küresel Covid-19 salgınıyla birlikte el sıkışmanın tarih olacağı söyleniyor. Onun yerine insanlar artık görüştükleri kişilerle yumruk tokuşturuyor. Jestlerdeki bu değişimi nasıl yorumlayabiliriz?

Eski bir efsaneye göre geçmiş zamanlarda el sıkışmanın amacı elinin boş olduğunu ve silah taşımadığını göstermekti. Fakat artık salgından dolayı elimizin boş olduğundan emin olamıyoruz. Koronavirüs âdeta bir biyolojik-kimyasal silah gibi elimize saklanmış olabilir. Yani el sıkışmanın kökenini anlatan efsane bile artık el sıkışmayı terk etmemizi telkin etmektedir.

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey

Kum Tanesi — derleme

resim_2021-05-28_204644Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Kum Tanesi) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Terrabayt ve Kum Tanesi Olmak

— El Sıkışmadan Yumruk Tokuşturmaya

— Sahilik Arayışı İmleyen İşçilerine Emanettir

— İrade, Semptomun Gerçekliğine Tahammül Etme Gücüdür

— Fetişçi Gizemi Bozmak ve Üçüncü Cinsiyet

— Fallus, Nefretin Gerçekliğidir

— Eril ile Dişil: Sahilik, Gerçeklik ve Suretler

— Ağlaşma ve Öteki’nin eksikliği

— Fallik Boşunalık, Post-Ödipal Gelişim, Üstben ve Canavar Olmak

— Fallik Boşunalık ile Oval Boşunalık

— Clamor ile Lenio

Diğer derlemeler

粒 : tane

Yorum bırakın

Filed under Şey

Ağlaşma ve Öteki’nin eksikliği — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümündeki şema:

semaÖteki’nin eksikliğinin imleyeni S(Ⱥ), Žižek’in felsefesinde merkezi bir yer tutar. Žižek S(Ⱥ)’yı o kadar önemser ki, Mutlak Geritepme kitabında Φ’yi Lacan’ın üçgen şemasından kovup S(Ⱥ)’yı onun yerine geçirmiştir [1]. S(Ⱥ) aynı zamanda Todd McGowan’ın “evrensellik” tanımının da temelidir [2].

Okumaya devam et →

7 Yorum

Filed under Şey

Eril ile Dişil: Sahilik, Gerçeklik ve Suretler — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümündeki şema:

sema

Sahilik (truth) ile gerçekliği (reality) aynı anda görmek zordur, ya gerçeklik sahiliğin üzerini örtmüştür, ya da sahilik gerçekliğin üzerini örtmüştür [1]. Bu yüzden bu iki kavram çoğu zaman birbirine karıştırılsa da, onları belirten iki kelime birbirinden ayrık olarak varlığını sürdürür [2].

Okumaya devam et →

17 Yorum

Filed under Şey

Fallus, Nefretin Gerçekliğidir — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümündeki şema:

sema

Mutlak Geritepme kitabının 9’uncu bölümünde Žižek, Lacan’ın üçgen şemasında bir değişiklik yapar: Φ’nin yerine S(Ⱥ)’yı geçirir ve S(Ⱥ)’nın yerine $’yi koyar. Bu değişikliğin amacı ne olabilir? Bence bu değişikliğin amacı şemadaki Φ’nin gerçekliğini etkisiz hale getirmektir.

Okumaya devam et →

6 Yorum

Filed under Şey

Terrabayt ve Kum Tanesi Olmak — Işık Barış Fidaner

(bağlam)

Terrabayt ismi aklıma hemen uzamsal-bileşimsel (spatial-combinatorial) ikilisini getiriyor [1]. Dünya uzamsal bir yerdir, bayt bileşimsel bir veridir ve bunlar birbirinden ayrılamaz; çünkü veri bir yere yazılmalı-işlenmelidir ve yer bir veride simgelenmelidir.

Terrabayt’ın ikinci çağrışımı, biricik olmanın iki şeklidir: Dünya gibi biricik olabilirsiniz, yani uzamsal anlamda gidilecek başka hiçbir yer yoktur; ya da kar tanesi gibi biricik olabilirsiniz, yani bileşimsel anlamda eşsiz bir varlıksınızdır, yeriniz doldurulamaz. Tabi bu ikisi eşit değildir, kar tanesi dünyanın gözünde değerlenir. Kar tanesi aynada gördüğüm bedenim olan “ideal ben” iken, dünya, bedenim ile özdeşim kurmama onay ve yetki veren “ben ideali”dir [2].

Okumaya devam et →

10 Yorum

Filed under Şey

Fetişçi Gizemi Bozmak ve Üçüncü Cinsiyet — Işık Barış Fidaner

Lacan’ın 20’nci seminerinin “Bilgi ve sahilik” başlıklı bölümündeki şema:

sema

Hem Esas-İmleyen (S1) hem de fallus (Φ) “imleneni olmayan imleyen” olarak tanımlanır ama bu ikisi aynı şey değildir. Esas-İmleyen, fallusun yazılmasıdır. Fallusun Esas-İmleyen şeklinde yazılması, eril kimlik taslamayı (masculine imposture) oluşturur [1]: Esas-İmleyen, herkesi iğdiş eden istisnai Erbaba’yı (Urvater: İlksel Baba) temsil eder. Esas-İmleyen, Simgesel’i kuran unsur olsa da; onun yazdığı fallus, Gerçek’in İmgelenmesidir, Simgesel’in ulaşamadığı kör noktadır (üçgen şemada bu görülüyor, ayrıca bkz [2]).

Okumaya devam et →

5 Yorum

Filed under Şey