
Freud’un dürtü kavramının gelişimini üç adımda özetleyelim:
1) Haz ilkesi: Ruhsal enerji insanın vücudunda birikir ve nahoş bir gerilim yaratır. İnsanın hayalleri ve davranışları bu gerilimi boşaltıp rahatlamaya yöneliktir çünkü hazzın bilindik anlamı budur. Buna “haz ilkesi” denir. Bu ilkeye dayanarak Freud rüyaların istek doyumu amacıyla şekillendiğini öne sürmüştür. Buna göre en can sıkıcı rüyalarda bile dolaylı yoldan belli bir isteğin tatmin edildiği tespit edilebilir. Günlük hayatta haz ilkesine ayrılan yer “teneffüs” veya “boş zaman”dır: Derin bir nefes alıp gerilimi boşaltma ve rahatlama zamanıdır.
2) Gerçeklik ilkesi: Çoğu zaman insanın içinde bulunduğu doğal ve toplumsal koşullar bedeninde biriken ruhsal gerilimi hemen boşaltmasına müsaade etmez. Kişinin “gerçeklik” adı verilen bu koşullara uyumlanması, rahatlama hayallerini ertelemesi veya kısmen feda etmesi gerekir. Buna “gerçeklik ilkesi” denir. Asıl amacı yine bilindik anlamda haz almak olduğu için gerçeklik ilkesi haz ilkesinin mantıksal devamıdır, onu ihlal etmez; gelecek hazzın bedeli olarak şimdiki sıkıntıya katlanmakla ilgilidir. Günlük hayatta gerçeklik ilkesine ayrılan yer “iş, emek, üretim”dir, çünkü ürünler son tahlilde haz içindir.
3) Haz ilkesinin ötesi: Zamanla Freud tanımladığı bu iki ilkenin yetersiz kaldığını ve bazı rüyaları izah edemediğini fark etmiştir. Rüyalarda nahoş bir gerilimin tekrar tekrar tecrübe edilmesi bazen bu gerilimden kurtuluş yolları aramaya yöneliktir, bu tip rüyalar uyumlanmayı amaçlayan gerçeklik ilkesi ile açıklanabilir. Ama “kabus” adını hak eden bazı rüyalarda bu nahoş tekrarlama araç olmaktan çıkar ve kendi başına bir amaca dönüşür. Bu tekrarlamanın bilindik anlamda haz olduğu söylenemez ama insanın bu acı verici tecrübeyi tekrar etmekten bir anlamda keyif aldığı kesindir. Freud buna “ölüm dürtüsü” adını vermişti. Bu dürtüyü bir tür mazoşizm veya bağımlılık gibi düşünebilirsiniz. Lacan bu acılı keyfi hazdan ayırt ederek ona “keyfiyet” (jouissance) adını verdi, ait olduğu dürtüsel boyutu da “gerçeklik”ten ayırt ederek ona “gerçek” (réel) adını verdi. Bu kelimeler elbette psikanalizden önce de anlamlıydı ama psikanaliz bağlamında daha tanımlı ve kesin bir anlam işlevi edindiler.
Bu üç adımı zihinde canlandırmak için bir okçu düşünelim. Haz okun hedefi vurmasıdır. Sadece haz ilkesiyle hareket etmek, yayın ne işe yaradığını anlamayan birinin çıplak eliyle oku hedefe doğru fırlatmaya kalkışması gibidir. Gerçeklik ilkesine riayet etmek okun hedefi vurması için yayı çekip germektir. Okçunun yayı çekip gerili konumda tutarak okun yönünü tayin etmesi, oku bırakıp saldığı zaman karşıdaki hedefi vurmasına hizmet ettiği ölçüde haz ilkesi mantığının devamıdır, onu ihlal etmez.
Gerçeklik ilkesinde:
1) Bir yanda Gerçek, öbür yanda Salbırak vardır.
2) Salbırak, haz alma hayalini enerji salımına (discharge, Abfuhr) bağlar.
3) Gerçek Salbırak’a hizmet eder.
Buna göre gerçeklik ilkesinin öbür adı “salbıraklık ilkesi”dir. Örneğin “Zengin olup hayallerime kavuşmak için kariyer yapıyorum” diyen birisinin gündüzleri gerçeklik ilkesini, geceleri salbıraklık ilkesini takip ettiği söylenebilir.
Haz ilkesinin ötesine geçmek ise daha farklı bir bakış açısı getirir: Artık Gerçek’in Salbırak’a hizmet ettiği söylenemez. Dürtüsel boyut algılandığı zaman Gerçek Salbırak’ın aracı olmaktan çıkar ve kendi başına bir amaca dönüşür veya hep-zaten öyle olduğu anlaşılır, hatta Gerçek Salbırak’ı kendi hizmetine bile sokabilir. Bunun olumsuz örneği, ıskalama korkusuna kapıldığı için okun yönünü tayin etmeye çok fazla konsantre olan ve Gerçek’ten Salbırak’a bir türlü geçiş yapamayan amatör bir okçudur. Olumlu örneği ise, önceki, şimdiki ve sonraki okun hedefi vurması arasında ayrım yapmayarak Gerçek ile Salbırak’ı iç içe geçiren ve böylece okçuluğu bir tür içgüdüye dönüştüren usta bir okçudur.
Salbırak, enerji salımı olarak algılandığı sürece Gerçek’in karşısında durur ve onu duraksatır, entropi artışı olarak algılandığı zaman ise Gerçek ile iç içe geçer ve onu dürtüler [1].
(sonrası: Ego Çıkmazı ve Özneleşme)
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Salımlı Uyumlanma Ölüm Dürtüsüdür”
İmge kaynağı.
‘Ger-çek’ esprisini Nami Başer’in Lacan kitabında da bulabilirsiniz (s. 131).






























Geri bildirim: Entropi — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ego Çıkmazı ve Özneleşme — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Salbırak — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Duvar ve Eduvar: Kendindar Zayıf Halka — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Gümleyiş ve Gürleyiş: Yay ve Ok: Eğri ve Doğru — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yerçekçi Olalım: Uçmak Düştüğünü Unutmaktır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Üç Tarz-ı Rivayet: Binyılcı Nergis Ne Yapacak? — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İlelebet Savaşı — Led Zeppelin | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hazım İlkesinin Ötesi: Hazım Hazindir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Başak (hayvancık işareti): Hasat — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Boğa (hayvancık işareti): Muhafaza, Çöküş, Topraklama | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yay (hayvancık işareti): Yaya, Yayın, Oku! — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ekhona — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Boşver: Sal Gitsin ve Bırak Kalsın — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Habire Dikiliş ve Sürekli Dikiliş: Hayra Yorduğuna Değer Mi Hiç? — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Nevermind: Let it go and Let it be — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Teyelli Hülya: Kulisten Analiz — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Güllü Koz Destanı: Karınca ve Ağustosböceği | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Balanuye’de GVarsa ve GYiyorsa! — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Darbımesel, Darbınam, Darbışaka, Darbıkelam — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER