Kelle Kıstıran, Ego Kıstıran, Fallus Kıstıran — Işık Barış Fidaner

Psikoterapistlere “shrink / kıstıran” deme geleneği kelle kıstırma (head shrinking) adetine ironik bir atıfla başlamıştı: Kadim Latin Amerika’ya ait bu vahşi pratikte bazı savaşçılar kurbanlarının ölü bedeninden ayırdıkları kelleleri toplayıp bir feda ayini afrasıyla (sacrificial aura) sardıkları zaman o kişilerin tinsel güçlerini kıstırıp kendilerine bağladıklarını hayal ediyorlardı. Kelle kıstırma tabi ki vahşi bir pratikti ama tinsel bir hazım sisteminden ibaretti.

Bu terimde barınan ironi 20’nci yüzyılda yeni bir anlamla yüklendi: Modern psikoterapist ego kıstıran olmuştur, bunun anlamı şu ikisinden biridir (veya ikisi birdendir):
1) Terapi hastanın toplumsal adaba uyumlanmasına yardım eder (süperego adına ego kıstırır).
2) Terapi hastanın kendi arzularının farkına varmasını sağlar (id adına ego kıstırır).

21’inci yüzyılda feminizmin çatışmalı yükselişini dikkate alarak terapistlere fallus kıstıran demek daha cazip gelebilir: Artık her eril yetki iddiasının zehirli olduğundan kuşku duyulur ve çağdaş psikoterapistin görevi hastanın etrafında başgösteren bütün fallik taslamaları avlamasına yardım etmektir.

Fallus kıstırma sahicilik ve samimiyeti idame ettirmenin postmodern yoludur. Belki de fallus kıstırmanın en uç noktası “samimiyet koordinatörü”dür, yani “tiyatro, film ve televizyon yapımlarında seks sahnelerine ve diğer samimi sahnelere katılan oyuncuların esenliğinden emin olan, esenliğini temin eden personeldir” (Wikipedia).

Fallus kıstırma toplumsal ilerlemeye az çok katkı yapmış olsa da kabul etmeliyiz ki onun esas sonucu, olumsallığın ve imkansızlığın daha fazla keyfini sürmek adına, dünyevi imkanları koşullayan toplumsal lüzumlara insanların gösterdikleri sadakatin fütursuzca aşındırılması olmuştur [1].

Fallus kıstırmanın ana sorunu:
1) Hasetle güdülenmesidir.
2) Şükranı engelleme işlevi üstlenmesidir.
Fallus kıstırmanın bu karakteri iptal kültüründe açıkça görülür: Kişinin prestijini yok etme itkisinin sebebi iptalcinin o kişinin topluma vermeyi becerdiği şeylere şükran ve minnet borcundan öcü gibi korkmasıdır. Örnekler: Vampir Avcısı Buffy yaratımını silebilmek için Joss Whedon iptal edildi. Harry Potter yaratımını silebilmek için J. K. Rowling iptal edildi [2].

Fallus kıstırmanın iki yönü ayrı ayrı ele alınmalıdır:
1) “Kadına verme” çabaları sonsuz ölçüde inatçıdır (fütur tanımaz): Fallik Kadın’ın dinsel inşasıyla Erbaba’nın diriltildiği hayal edilir.
2) İnsanlara haset “havalı” (cool) gelirken şükranın “tatlı” (cute) gelmesi antisosyal bir olgudur [3].

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Lacancı Özne: Kök Salma ve Uzanım: Sütur ve Südur”

[2] Bkz “Efesli Artemis: Mamilla Hasetine Kapılarak Sanal Ağa’nın Veri Memesi Olmak”, “Şükran Duymak Yeniden Havalı Olsun”, “Sahici Analiz Eleştirinin Ötesindedir: Eleştiri Taslamayı Açığa Vurur, Analiz Kendini Baltalamayı Açığa Vurur”, “Fallik Kadın Dini: Penis Olmazsa Çocuk Olmazsa Başarı Olmazsa Kimlik Verelim”, “No can ‘give it to her’: Whedon and Rowling”

[3] Bkz “Rebel Without a Cause: the making of cool-special and unchicken-chick”

kısmen: kıs-men: kısarak menetmek (sükut)
kıstas: kıs-tas: kısarak tasa koymak (sükun)
kıskaç: kıs-kaç: kıstırmadan kaç! (niceliğin niteliğe dönüşmemesi kanunu)

kıs-tas: kafatası kıstırma
taslama: tas atma, kafa atma

Hamam savaşları:
— Günahsız olanınız ilk tası atsın!
— E zaten hamama arınmaya gelmiştik?
— Eee hamama giren terler!
— Eski kıstas eski hamam!

Çan tası: Zihinde çınlayan tasayı tasa koyup dolaba kaldırmak, ruh tutucu kutsal kase.

Bkz “Hiperego ve Sinema: Eski Kıstas Eski Hamam: Terleme”, “İmgesel Yabancılaşma (Tamlık Taslama) ile Simgesel Yabancılaşma (Tamamlık Taslama)”

8 Yorum

Filed under Şey