Otomatizmin Berisinden Gelip Dokunan Gerçek — Işık Barış Fidaner

Lacan 11’inci seminerde otomatizmin (automaton) “ötesinden” gelip dokunan (tuché) gerçek’ten söz etmişti. Geleceğe değil geçmişe ait olduğuna göre gerçek ötelerden ziyade berilerden gelip otomatizme dokunmuş olmalıdır. Şimdi gelin otomatizmi adım adım geri sararak o beriliği katedelim:

itim → otomatizm
Drang → automaton

Otomatizmin hemen öncesinde dürtünün itimi vardır. Soyut bir itimin nicel ölçüsü, duyusal somutlukları şematik modellere indirgeyen bilimselci izahatın varabildiği son durak olsa da (existence: içerim), soyuttan başlayarak giderek somutlaşacak analizin daha yeni kalkış yapacağı duraktır (ex-sistence: dışarım): “Bu itim acaba neye direnç gösteriyor?” sorusuyla itimin bir adım öncesine geçilir:

direnç → itim
resistance → Drang

Direncin itimden tek farkı otomatizmin farkına varması ve onun kapsamına karşı koymasıdır, o pranganın zincirlerini kırmaya kalkışmasıdır. “Sistem karşıtı” direncin otomatizmle cepheleştiğini varsaydığınız sürece onu spontane bir özgürlük gibi, yani “güzel can” gibi algılayabilirsiniz. Lakin er ya da geç o spontanlığın altından bir otomatizm daha çıkacaktır, böylece direncin aslında otomatiğe bağlanmış bir spontanlık, yani ısrar olduğunu anlarsınız:

ısrar → direnç
insistence → resistance

Israrın dirençten farkı bir otomatizmin kapsamı aleyhinde bir başka otomatizmin kapsamını iteklemesidir. ‘Israr meydanı’ simgelerin/vekillerin savaştığı ve hudutların çizildiği yerdir. Direnç sevgi uyandırabilirken ısrar nefret uyandırmaya meyillidir. Direnç ısrarın büründüğü (‘özgür’) dişil kılık değiştirmeyse, ısrar da direncin perdelediği (‘özür’) eril kimlik taslamadır. Eleştiri çarpışan taslamaların birbirini kışkırtmasıdır, analiz ise taslamanın taslama oluşuna odaklanır ve direşim bağlamına erişir:

direşim → ısrar
persistence → insistence

Otomatizmin kendi gücü itimdir. Otomatizme karşı gelen spontan güç dirençtir. İki otomatizmin bir meydanda spontanca çarpışması ısrardır. Her otomatizmin o meydana kendi spontanlığıyla gelmesi ise direşimdir. Başka bir deyişle: Israr, ‘zaten’ otomatiğe bağlanmış spontanlıktır. Direşim ise ‘bizzat’ otomatizmin spontanlaşmasıdır. Savaşan taraflar ateşkes imzalayıp elçileri buluşturduğu zaman ısrarcı kapsamlardan direşim bağlamına geçilmiştir. İşte o direşim bağlamında buluşan cevherzatların berisinden gerçek gelip dokunmaktadır:

dokunak → direşim
tuché → persistence

Buna göre zincirin tamamı şöyledir:

dokunak → direşim → ısrar → direnç → itim → otomatizm
tuché → persistence → insistence → resistance → Drang → automaton

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Bkz “Direnç, Israr, Direşim” Jacques Lacan, “Dürtü: İtim, Amaç, Nesne, Kaynak” Sigmund Freud, “Tözne/Cevherzat: özgür, özür, zaten, bizzat”, “Antinomiler” Slavoj Žižek, “The Sisterhood of Humanity”

~~~ AMAYURT ~~~

== DREAM ==
hayal-et: otomatizm (sükun: hayal et, sükut: hayalet)
sal-bırak: itim (öbürikim: dışa atma, birikim: içe atma)

== DRAMA ==
kur-naz: direnç (eril: kimlik taslama, dişil: kılık değiştirme)
ger-çek: ısrar (süperegolar itişir, hiperegolar çekişir)

== TRAUMA ==
ör-güt: direşim (horgörgü/hoşgörgü nişanesi, haysiyetmezlik)
yer-çek: dokunak (inkar: onların onlara iadesi, ikrar: herkesin kendine iadesi)

5 Yorum

Filed under Şey