Postmodern durumun temel özelliği Nam-ı Pir (Nom-du-Père) işlevinin askıya alınmasıdır [1]. Çağımızın tipik insanı kendi lüzumsuz Ego inşasını koruyup geliştirebilmek adına sanal linç, alaycılık, medyatik kanalizasyon gibi çeşitli yöntemlerle Nam-ı Pir işlevini elinden geldiğince sabote eder.
Çağımız insanı aslında salaklık ederek kendi kuyusunu kazmaktadır. Eserlerinde ve konuşmalarında bu gerçeği açığa vuran Slavoj Žižek postmodern durumu bir nebze frenlemeyi sağlayan önemli bir filozof olmuştur. Şayet dünyayı hal yoluna koyacaksak Žižek ismini etkili bir Nam-ı Pir olarak yerleştirmemiz şarttır.
Bu amaçla geçen yıldan beri Žižek’e yapılan hadsizliklere yönelik bazı yazılar yazdım. Žižek’in kendisi bana “boşver bunlara takılma” demiş olsa da bu tip reaksiyonların yinelenmemesi için analiz edilmeleri gerekiyor.
Yeniden eskiye doğru verdiğim karşılıklar şunlardır:
— Gabriel Tupinambá
— Eliran Bar-El
— Ian Parker & David Pavón-Cuéllar
— Nicol A. Barria-Asenjo
Bu yazıda sadece bu hadiselerden sonuncusunu özetleyeceğim:
Gabriel Tupinambá Psikanalizin Arzusu (The Desire of Psychoanalysis, 2021) kitabında Lacancıların ideolojik eleştirisini yaptı. Slavoj Žižek bu kitaba övgüyle dolu bir önsöz yazdı, Lacan’ın kurduğu psikanalitik örgütlerden beri Lacancı çevrelerde kültümsü bir “grup psikolojisi” halinin süregittiğini ve Tupinambá’nın eleştirisi sayesinde bu zayıflığın aşılabileceğini müjdeledi.
Fakat geçen hafta düzenlenen Žižek sempozyumuna katılan Gabriel kullandığı üslupla kendisinin bu zayıflıktan azade olmadığını gösterdi. Tam ifadesini yukarıdaki linkten okuyabilirsiniz ama özetle şunu dedi:
Slavoj Žižek başta dolu konuşup ufkumuzu açsa da bir noktadan sonra boş yapıyor ve kafa karıştırıyor, ben de Brezilyalı bir psikanalist olarak öyle özel bir sırra vakıfım ki Žižek’in boş yapmaya başladığı noktayı tespit edebiliyorum.
Ben buna yanıt olarak Žižek’in boş ve dolu konuşma üzerine anlattıklarını alıntıladım:
dolu konuşma asla boş konuşmanın karakterindeki boşluğun basitçe doğrudan doldurulması olarak kavranmamalıdır (“sahici” ve “sahici olmayan” konuşmanın olağan karşıtlığında olduğu gibi). Aksine, şu söylenmelidir: Ancak boş konuşma, tam da boşluğu (söylenen içeriğin hiç fark etmemesi ve bu içerikle mesafeli olma) sayesinde, “dolu konuşma” (öznenin kendi söyleyiş konumuna ifade verebileceği konuşma) için alan yaratır. (Negatifle Oyalanmak)
Birkaç günlük sessizlikten sonra Gabriel küstahlık ettiğini itiraf etti (link):
Maalesef eleştiriye katılıyorum. Müdahalemin tonunda büyük hadsizlik etmişim ve e-postayla Slavoj’dan özür diledim.
Burada mesele kazanmak/kaybetmek değildir. Dünyayı postmodern durumdan çıkarabilecek bir simgesel düzen oturtmak için bir Nam-ı Pir işlevine gereksinim duyuyoruz ve aramızda bu işleve en uygun olan isim de Žižek‘tir.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:






























Geri bildirim: Jenerik — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Teslis: Pir, Evlat, Hülya Espri ~ İncil | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dada Nedir? Žižekçi-Lacancı Dadadaizm — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Lekesiz Zihnin Ezeli Günışığı: Nam-ı Pir’de bul beni yiğidim! — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sapkın Kılavuz İdeoloji: İkinci Toplantı | YERSİZ ŞEYLER