Pan-Zühre’den Süper Zuhal’e: Kova Çağında Karşıtların Birliği — Işık Barış Fidaner

(öncesi: Balık Çağından Kova Çağına)

Jung’a göre Kova Çağının ilkesi karşıtların birliği olacaktır:

Balık Çağı eğer sahiden göründüğü gibi Hasmane Biraderler arketipiyle yönetiliyorsa, o halde bir sonraki Platonik ay olan Kova Çağı yaklaştıkça da karşıtların birliği meselesi topaklanacaktır: Kötülüğe iyilikten yoksunluk deyip geçmek artık mümkün olmayacaktır, kötülüğün gerçekten varolduğunu ikrar etmek gerekecektir. (Aion)

Balık Çağının şifa anlayışı düşmanlıkları şefkatle yatıştırmak ya da alt etmektir:
1) Ya hasmane biraderleri barıştıran Uslu Kızdır.
2) Ya onların “zom/toksik erilliğini” alt eden Asi Kızdır.
3) Ya da bu iki taktiği geçişkenleştiren Şahbaz Kızdır.

Tabi bu şifa aslında zehirdir (pharmakon) çünkü [1]:
4) Biraderler zaten “kız meselesi” yüzünden düşman olmuşlardı, buna da Kurnaz Kız diyelim.

Şifa içinde barındırdığı zehri inkar eder ve tam da bu yüzden zehirdir: Balık Çağının şifa/zehri inkarcılıktır. Kova Çağındaysa (efsaneye göre) bu inkarcı tortular çözülerek ikrarcılığa dönüşecektir.

Şifa kendisini panzehir gibi sunar.

Panzehir oluşu “herkes için” (pan) ve “zahiri”dir: Panzahiridir [2].

Şifanın zuhur edişi “herkes için” şefkatle bezenmiştir: Pan-Zühre‘dir.

Pan-Zühre Jüpitervari Venüslük anlamına gelir, Jüpiter’in geniş gönüllü iyiliğiyle Venüs’ün yürek hoplatan iyiliğinin melezlenmesidir.

Şifa demek ki Müşteri Zühre‘dir, yani kadınların bitimsiz arzularıyla (ve onların peşine takılan erkeklerin yılmak bilmez şevkiyle) küresel piyasaların canlı tutulmasıdır, yani özetle şudur [3]:

Şefkat… ( Şevk kat! )
Venüs… ( Jüpiter! )
Zühre… ( Müşteri! )

Antik astrolojiye göre bu iki gezegen iyicildir (benefic); kötücül (malefic) sayılan Mars ve Satürn ise Balık Çağına kalırsa “iyilikten yoksunluk deyip geçilecek” gezegenlerdir. Unutmayın ki Zühre aynı zamanda oğlu Eröz’ü sevdi diye Saike’ye anasından emdiği sütü burnundan getiren kayınvalidatör Afrodit’ti (Eros ve Psykhe) [4].

Öte yandan şifanın öbür yüzündeki hasmane biraderlere odaklanırsak “bitimsiz arzulu kadının peşine takılan erkeğin yılmak bilmez şevkini” sevk eden enerjinin “kötücül” (?) Mars’tan kaynaklandığını idrak ederiz, bu da günümüzde “zom/toksik erillik” adıyla bilinir ve Asi Kız arketipini gündeme getiren mazereti oluşturur:

Şefkat… ( Şevk kat! ( Sevk et! )
Venüs… ( Jüpiter! ( Mars! )
Zühre… ( Müşteri! ( Merih! )

Tabi Marsçı eril patlamalar erkek bireylerde yalıtılamaz, unutmayın ki biraderlerin düşmanlaşması zaten “kız meselesi”nden çıkmıştı.

Kadının bitimsiz arzusu erkeği her anlamda tabiri caizse “azdırır” (Mars) ama kadın kadınsılıktan (Venüs) ibaret değildir, kadının asıl dişil nüvesi Satürncüdür, yani sevgi ile ketlenişin özdeşliğinden ibarettir [5]:

Şefkat… ( Şevk kat! ( Sevk et! ( Sev = Ket )
Venüs… ( Jüpiter! ( Mars! ( Satürn… ) )
Zühre… ( Müşteri! ( Merih! ( Zuhal… ) )

Kadın eğer erkekte Marsçı azgınlığı tetikliyorsa erkeğin Satürncü ketleme yeteneklerini sınamak içindir. Azgınlık arzunun delili olabilir ama sevginin ispatı o azgınlığı ketleyebilmektir, dizginleyebilmektir. İşte Kova Çağı yaklaştıkça topaklanan karşıtların birliği bu formülle özetlenir. Gelin bu “Merihi Zuhalleme” işlemine de Süper Zuhal adını verelim.

(sonrası: Ülkücü Promete’den Ölüp Ölüp Dirilen Hermes’e: Merkür Retrosu Hermetik Şaşkınlığın Şiddetlenmesidir)

☉: ♈︎ ♉︎ ♊︎ ♋︎ ♌︎ ♍︎ ♎︎ ♏︎ ♐︎ ♑︎ ♒︎ ♓︎

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Uslu Kız Neptün-Terazi evresinden gelir, Asi Kız Neptün-Akrep evresinden gelir, ikisini geçişkenleştiren Şahbaz Kız ve onun aslı astarı olan Kurnaz Kız ise Neptün-Yay evresine aittir. Bkz “Tahtıfeleğin Mevcedarla asırlık sittin esnasından evreler”, “Yedi Felek Alkımı”

[2] Bkz “Depresyon hakkında serotonin teorisinin ampirik desteği bulunmadığını ikrar etmenin vakti gelmiştir”, “Serotonin ve Placebo”

[3] Bkz “Müş-teri Döken Müjderi”

[4] Bkz “Eröz ile Saike” Yunan efsanesi, “Hançerli Psykhe ve solgu (aphanisis)” Jacques Lacan, “Nesillerarası Ödipal tepkileşimde süregiden Neptün-Plüton sekstilinin oynadığı rol”

[5] Bkz “Dürtü: İtim, Amaç, Nesne, Kaynak” Sigmund Freud

8 Yorum

Filed under Şey