Peki o zaman! Dört karmaşa: Azalet, Atalet, Adalet, Asalet — Işık Barış Fidaner

X’e özgürlük!
X istifa!

Bu iki politik slogan normalde birbirine zıt anlamlı olması gerekirken Türkçemizin muğlaklığı onları kolayca birbirine karıştırır.

1) “Beni azat edin!” diyen birine “Peki o zaman seni azlediyoruz!” denebilir, oysa birincisi Farsça özgür kılmak demektir, ikincisi Arapça yetkisiz bırakmak demektir.

2) Veyahut “Atılım yapalım!” diyen birine “Peki o zaman atıldın, zaten âtıldın!” denebilir, oysa birincisi serbestçe hamle yapmak demektir, ikincisi bir yerden dışlanmak demektir, üçüncüsü ise bir cismin ya kıpırtısız durması ya da kendi momentumuyla ilerlemesidir.

Hatta karışmak bile kendi kendine kolayca karışır: “Bana karışmayın!” diyen birine “Peki o zaman biz sana hiç karışmıyoruz, sonuçlarına katlanırsın!” denebilir.

Bütün bu örnekler “Peki!” edatının dilimizde oynadığı mühim rolü sergiler:

Peki o zaman sen sözünü söyledin, hamleni yaptın, sıra bende, ben şimdi senin ağzından çıkan sözü işime gelen tarafa çekeceğim, gerek duyduğum gibi anlayacağım ve elbette senin aleyhine çevireceğim!

Yukarıda saydıklarımıza azalet karmaşası ve atalet karmaşası diyelim. Bunların yanında bir de adalet karmaşası ve asalet karmaşası vardır.

3) “Biz adalet istiyoruz!” diyenler böylece adil mi olurlar, yani adaleti çok sevdikleri mi anlaşılır, yoksa adıl mı olurlar, yani “Biz” adılıyla/zamiriyle mi tanımlanmış olurlar? Kimleri içerdiği muğlak bir “Biz” adına kimleri içerdiği muğlak bir “Siz” veya “Onlar”a seslenmekle muallaktan başka nereye varılabilir? (muğlak kapalı demektir, muallak askıda demektir)

Peki o zaman, birileri…

4) Ammavelakin bu adıllaşmadan/zamirleşmeden kaçınmak amacıyla “Asıl konu biz değiliz ki!” diyenlerin sözü de şöyle yankılanır: “Asil olan biz değiliz ki!”

Tabi ona da yanıt gecikmez: “Peki o zaman!”

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Hak hukuk adalet (adil, adıl)
Duruş kalkış asalet (asil, asıl)
Duruş gidiş atalet (atıl, atılım)
Can cayan azalet (azil, azade)

1 Yorum

Filed under Şey

One response to “Peki o zaman! Dört karmaşa: Azalet, Atalet, Adalet, Asalet — Işık Barış Fidaner”

  1. Geri bildirim: Cıvalı Zarf — derleme | YERSİZ ŞEYLER