Samimiyet Simülasyonu = Takılıyorum yaa! Öfkeli/Alaycı Anonim Kalabalık Fetişi — Işık Barış Fidaner

Sosyal medyada bir paylaşıma yüz kişinin yığılarak itiraz etmesine “linç” (pile-on) denmesini anlamak kolaydır. İki üç kişi bile itiraz etse “linç” sayılabilmesini anlamak belki biraz daha zordur.

“Vur dedik öldürdünüz” deyimine uygun olarak yüz kişinin itirazı “linç” kategorisine kolayca girer. İki üç kişinin itirazına “linç” dendiğinde ise bunu ya şaka gibi algılamak ya da “geliyorum diyen potansiyel linç” diye okumak daha olağandır.

Yani “linç”in ne ölçüde ciddiye alınacağı sanki ona katılan öfkeli/alaycı anonim kalabalığın büyüklüğüne bağlıymış gibidir, oysa asıl “linç potansiyeli” hedefteki insana yapıştırılan yaftada içerilmiştir:

Biri size X dediyse (Narsist, cahil, gerici, salak…) ve X şu veya bu “haklı öfke”nin hedef aldığı olağan şüpheliler arasındaysa “o linç çoktan geliyorum demiştir” yani öfkeli/alaycı anonim kalabalığın fiilen toplanmasına gerek kalmadan, yalnızca o çokluğu sanal bir düzlemde hayal ettirmek suretiyle o “linç tehdidi” gerçekleşmiş olur.

İşte bu yüzden Samimiyet Simülasyonu = “Takılıyorum yaa!” kapsamında söylenen bütün sözleri ciddiye almak zorunludur. İşittiğiniz bütün laflarda Freud’un “Yadsıma” makalesinde anlattıkları geçerlidir:

Analiz çalışmasında hastalarımızın kendi çağrışımlarını öne sürüş tarzları bize kimi ilginç gözlemler yapma fırsatı verir. “Şimdi hakaret etmek istediğimi düşüneceksiniz ama aslında öyle bir niyetim yok.” Bunun [hastanın kendi zihninde] beliren bir fikrin [karşı tarafa] yansıtılarak reddedilmesi olduğunu fark ederiz. Veya: “Rüyadaki bu kişinin kim olabileceğini soruyorsunuz. Annem değil.” Bunu şöyle düzeltiriz: “Demek ki annesiymiş.” Yorumlarken yadsımayı gözardı etmekten ya da sadece çağrışımın içeriğini ele almaktan çekinmeyiz. Sanki hasta şöyle demiş gibidir: “Bu kişiyi düşündüğümde hakikaten annem aklıma geldi ama bu çağrışımın geçerli sayılmasını istemiyorum.”

“Samimiyet kuruyoruz” bahanesiyle birileri size takıldıkça siz de başkalarına takılırsınız, işte bu takılışlar zinciri “sayesinde” de öfkeli/alaycı anonim kalabalık fetişi canlı tutulmuş olur.

Peki bu muhayyel kalabalık neden öfkeli ve alaycıdır? Hasetli olduğu için. Anonim kalabalık (kurguda da gerçekte de) hem fallus/statü hem de mamilla/bereket karşısında hasetlidir.

İşte sosyal medyada şu veya bu hesabı blokladığınız zaman asıl bloklamak istediğiniz varlık bu kurgusal/gerçek linç güruhudur ama sonuçta bu kurguyu ve dolayısıyla gerçeği beslemiş olursunuz.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Bkz “anonim kalabalık fetişi” bahisli sayfalar

yanlış bi-linç hasettirsin
samimi mi? sayım iyi mi?

5 Yorum

Filed under Şey