Diyelim ki tavlada zarları attınız ve pencüse geldi. Bu tesadüf manidar mıdır?
Bir yandan, zarlar hileli olmadığı sürece ihtimaller bakımından pencüse rastgeledir, anlamsız bir rastlantıdır (ereksizdir). Öte yandan, oyunda işinize yarayıp yaramadığına göre pencüse talihli/talihsiz bir rastlantı olur, iyi/kötü rastgelmiştir, ona anlam yüklenebilir (erekli olur). Demek ki pencüse tamamen rastgele değildir, başınıza gelen tesadüfün manidar olup olmadığı içinde barındığınız bağlama göre değişiyordur, yaşadığınız olaya ancak rastgelemsi diyebilirsiniz (ereksi vasıflar atfedersiniz).
1) Rastgele: Ereksiz
2) Rastgelmiş: Erekli
3) Rastgelemsi: Ereksi
Disiplinler bakımından bunlar kabaca şöyledir: Ereksiz formel yapılar bilimin konusudur (rastgelelik), erekli anlam dünyaları dinin konusudur (rastgelmişlik), ereksi bileşimler ise din/bilim ikilemini askıda bırakan bir pragmatizmin konusudur (rastgelemsilik).
Bilimin dinde dışladığı ereklilik esasında fallusun hükmünden başka bir şey değildir. Din fallusun makbul ve makul oluşunda temellenir (efendi söylemi), bilimin itirazı da tabi ki makbul olan fallusun makul olmayışıdır.
Bilimin temel iddiası fallusa/iktidara yaslanmadan ayakta durabilmektir, makbul olmadan makul olabilmektir, bunu bir ölçüde başarır da (özellikle matematiksel ispatlarda ve teknolojik modellerde). Ama bilimsel örgütlenmeye dikkatli bakarsanız aslında fallusun hükmünün yıkılmış olmadığını, sadece bilinçdışına ve kulislere çekildiğini ve perde arkasından dolaplar çevirdiğini fark edersiniz (üniversite söylemi).
1) Fallus makbuldür.
2) Fallus makuldür.
Erekliliğin fallusla bağını açıklayan psikanaliz tek hamlede hem din hem de bilimi boşa düşürmüş olur: Din boşa düşer çünkü erekli tanrısallık düşlem statüsüne indirgenir; ama bilim de boşa düşer çünkü düşlemlerden kaçış yoktur; düşlemleri ancak katedebilirsiniz, yani bilim sahiden bilimsel olacaksa kendi (dindarlığını değilse de) dinibütünlüğünü ikrar etmeye mecburdur.
Din tam erekli/rastgelmiş olamıyordur ama bilim de hepten ereksiz/rastgele kalamıyordur, sonuç olarak rastgelemsilik/ereksilik etrafında pragmatik bir ara bölge açılır. Bu ara bölgede barınan pragmatizm ile o bölgeyi parselleyip piyasaya açan fırsatçılık birbirine karıştırılmamalıdır. Pragmatik bir yaklaşım elbette ki fırsatçı bir yozlaşmaya dönüşebilir; ama dönüşmeyedebilir.
Şimdi deminki soruyu bilim adına cevaplayalım:
Fallus makul müdür? Tabi ki değildir!
Ama Freud’dan beri bilindiği gibi: Bir şeyi yadsımakta ne kadar ısrarcıysak o şey düşlemlerimizin o kadar derinlerine sinmiş demektir. O halde aleni bilimsel deklarasyonun zıttını da parantez içinde onun yanına eklemeliyiz:
Fallus makul müdür? Tabi ki değildir! (öyledir)
İşte bu değildir/öyledir ikilemi kamusal/özel ayrımını kurar: Özel alanda fallus-erek ilintisi muhafaza edilse de kamusal alanda zevahiri kurtarmak için bu ilintiyi perdeleyen bir ordu bilgi yığılır. Kamusal kürsülerde bol bol rasyonellikten dem vurulsa da bütün özel düşlemlerin nihai göndergesi ereksiyondur. Yine de bu göndergenin düşlemsel seviyede kalması sayesinde kamusallık topyekün çökmez: Ereksi yönler yine de zaman zaman kimi makul yerlere rastgelebilir. Bu ikilemi de şöyle dile getirelim:
1) Ereksiyon rasyoneldir.
2) Ereksi yön rastyöneldir.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Bkz “Rastyönel Satırlama”, “Rastgelemsi Kamualev Ø ve Türkiye Siyaseti”, “Rektör Ataması ve Lacan’da Dört Söylem”, “Muhataplık ve Dört Söylem”, “Lacancı Özne: Kök Salma ve Uzanım: Sütur ve Südur”, “Radikal = Muhafazakök: Muhafazakâr köksüzdür, Radikal köklüdür: Köken Hikayesi ve Kökenin Gayesi”, “Bir Bitaraf… Bir Bit Araf, Bir Bit… Ar Affı!”, “Diyalektik Ateizm: Tanrının Fanilik Haseti ve Kayıp Erek Efsanesi”, “Kendinibütün, Kendindar, Kendinsiz”, “Matematik: İki Kere İki Dört Ulan!”, “Makbul, Makul, Sanal”, “Serim, Düğüm, Çözüm, Bağlaşım: Büyü, Bilim, Din, Psikanaliz”, “Yol Değirmenleri: Bilimsel, Dini, Büyülü, Psikanalitik”, “Sebep-olan-hakikat: Büyü, Din, Bilim, Psikanaliz” Jacques Lacan, “Sayın uyaran! Dürtüler nezdinde pozitif bilim ve psikanaliz bilimi”
pencüse, yalancıdır güç istencüse
düşeşin de dostu olmaz






























Geri bildirim: Beş Amel — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Perde — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Plüton Kova’ya geçiyor: Id-Entity Poly-Tickle Co-Erectness ve Bön Vivantlığın Nefis Egzorsizi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sebep-olan-hakikat: Büyü, Din, Bilim, Psikanaliz — Jacques Lacan | YERSİZ ŞEYLER