(Dikkat: Spoiler)
Sonumuz (The Last of Us, 2023) zombi dizisi woke siyaseten doğruculuğu ego psikolojisine bağlayarak okunabilir.
Esas kız Ellie beyaz bir anneden enfeksiyonla doğar ve askeri eğitim görür. O kurtulabilsin diye feda edilmesi gereken ersatz anne Marlene ve ersatz abla Riley ise isyancı ateşböcekleridir, siyah kadınlardır.
Eğer Ellie’nin doğuştan gelen enfeksiyonu beyazlık imtiyazı gibi okunursa hem siyah ablasıyla hem de siyah annesiyle çatışması woke siyaseten doğruculuk eksenine oturur. Üstelik sezon boyunca Ellie Joel’un ölmüş siyah kızı Sarah’nın da yerini almaktadır.
Finalde Joel siyah anneyi öldürdüğünü sezdirir, bunun üzerine Ellie de siyah ablayı öldürmek zorunda kaldığını anlatır. Böylece ersatz baba-kız tescillenmiş olur (üç siyah kadın pahasına: Marlene, Riley, Sarah). Woke siyaseten doğrucu açıdan bu sahnede Joel-Ellie ikilisinin beyaz imtiyaz üzerinden hayırsız bir mutabakat kurdukları düşünülebilir.
Fakat en baştaki bir sahne bu okumayı absürtleştirerek patlatır: “Kıyamet kopuyor” diyen Hristiyan beyaz teyze kurabiye yapacaktır, siyah kız Sarah sorar “çikolatalı mı? (chocolate chip: siyahları ve teknolojiyi sever misin? woke musun?)” ve aldığı ciddi yanıt onu üzer: “üzümlü! (raisin: beyazlar gibi sistem dahilinde yetişmek önemlidir, biz muhafazakarız, çıkar telefonunu!)” Ardından fırında coss diye yanan ‘üzümlü’ kurabiyeler gösterilir (raising: yetiştirilen).
Bu sahnedeki absürt çağrışımlara bakılırsa Ellie’nin doğuştan gelen enfeksiyona bağışık olması beyaz imtiyazından ziyade woke drama queenliğine (üstben) onu bağışık kılan bir absürtlük ustalığı olmalıdır (önbastırma). Ellie’nin hem Will Livingston’ın kelime oyunlarına bayılması, hem ‘survive and endure’ diyerek Showbiz distopyasıyla dalga geçmesi, hem de “Bence kızım Sarah seni severdi çünkü sen onu güldürürdün” diyen ersatz baba Joel bu ikinci okumayı teyit eder (hatta Sarah Connor ve Joel Barish çağrışımları bakımından Ellie belki bir tür Terminator Clementine sayılabilir).
Hem zombiler hem de kelime oyunları bastırılanın geri dönüşüdür, ikisine de engel olunamaz. En havalı (fallik: silahlı) siyah kızları toplayıp ‘ateşböcekleri’ diye über-süper devrimci örgüt bile kursanız bu durum değişmez, ölüm dürtüsü sahasında komedi üstün gelir, trajedi deplasmanda kalır. Kızılderili çiftin kahkahasını anımsayın:
— Peki ya ateşböcekleri nerede?
— Onlar yazın gelir.
— Böcekleri değil insanları dedim…
— Ateşböceği insanlar mı varmış hahahaha!
Woke siyaseten doğruculuk esasen Anna Freudizmdir yani meşgulpesentliktir, yani ‘tercih özgürlüğünden istifade ederek daha yararlı işlerle uğraşmak’ fantazisidir (‘daha çok ezilen diğer kimliğin yanında olmak’ / ‘aktivist modaların peşine takılmak’: transactivism / transactionism). Ellie’nin doğuştan bağışık olduğu ‘şey’ demek ki Ego inşacılığıdır. Onun doğuran ve göbeğini kesen enfeksiyonlu annesinin ismi bu yüzden Anna’dır.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner































Geri bildirim: Kesin — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Mine Goth — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sinem Atik — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER