Her Devrin Modası: Bön Modların Bön Vavieninde Bön Sinsilerin Bön Apatisi! — Işık Barış Fidaner

Kırkıncı yaşımı almam şerefine kırkyamalı bohça dillerin püsküllerini kırkmaya ve kıllık eden unsurları kırk yarmaya devam!

Kimi Fransızca deyimler var ki Türkçe okuduğunuz zaman bayağılaşır, ‘bon’ken ‘bön’leşir, yani iyi bir şey olması beklenirken ‘bir gece ansızın’ (!) salakça bir şeye dönüşür, ama öylemesine bir evrimsel mutasyon geçirir ki Fransız kaldığınız bir hadisenin sırrına erdiğinizi hissedersiniz… İşte bunları sayalım:

1) Bon mot (espri)
2) Bon vivant (yaşamsever)
3) Bon sens (sağduyu)
4) Bon appétit (afiyet olsun!)

Şimdi bir bir bunların üzerinden geçeceğiz.

1) Bon mot (espri): İnsanların şahsi düğmelerine basarak ayarlanan duygudurumlar anlamında ‘mod’ mefhumundaki ‘bön’lüğe dikkat çekmek için ‘esprili söz’ anlamına gelen ‘bon mot’ deyimini ‘bön mod’ diye okuyalım. Standart senaryo şöyle yaşanır: Bir gülünçleşme olayı üzerine ‘ehehe! hihoho!’ diyerek bön modlara girersiniz. Bu tepki alaycılığın özüdür ve halaycılığın düşmanıdır [1].

2) Bon vivant (yaşamsever): Yaşamsal sayılan başarılar cinsiyet farkına göre ‘ıslak/kuru’ genitallerin veya ‘sert/yumuşak’ genitallerin şifreli kodlarıdır. Sigmund Freud’a sorarsanız bu yaşamsal başarı (!) ‘genital evre’ye erebilmek hasebiyle ‘öz-tatmin’ şeytanını kovmaktı (adlı adınca: mastürbasyon). Yaşamseverin kuramsevmez oluşu da bu altmetinle ilgilidir. Bütün kuramların genel konusu ‘genital evre’nin çıkmazlarıdır, cinsel münasebetin namümkün oluşudur. Yaşamperver kuramsevmezliğini perdelemek amacıyla ikili karşıtlığın bazen bir yanıyla bazen öbür yanıyla lambayı yaktığını hayal edebilmek için sınırsızca salağa yatar ve kuramsavarlaşır. Dolayısıyla ‘bon vivant’ deyimi ‘bön vavien’ diye okunmalıdır.

3) Bon sens (sağduyu): En güncel lambalar ikili karşıtlığın hangi yanıyla yakılmaktadır? Bu sorunun cevabına moda denir. Moda sağa sola savrulmaktır; yani kavramsal direksiyonu bir o yana bir bu yana kırarak cinsel namümkünatı perdelemektir. Sağduyulu insanlar modaya uyanlardır, modası geçenler ise Tarih Treninde bandwagon’un bandwidth’inin (bantgenişliğinin) bandokanişliğinden düşenlerdir [2]. Sağduyu (bon sens, commonsense) birbirini Tarih Treninden atmaya çalışan yaşam-pervert‘lerin sinsilikleridir, kuramsal yaklaşımın düşmanıdır. Dolayısıyla ‘bon sens’ deyimi ‘bön sinsi’ diye okunmalıdır.

4) Bon appétit (afiyet olsun!): Her devrin modası, hiç geçmeyen evrensel moda, ‘güzel güzel sindirmek’tir, sinsice imaları bönlükle yedirmek, yemek veya yutmaktır, ağız dürtüsüyle ‘güzel güzel inkar etmek’tir, adım adım her hakikate kayıtsızlaşarak vurdumduymazlık makamına ermektir. Dolayısıyla ‘bon appétit’ deyimi ‘bön apati’ diye okunmalıdır.

Tabi bu yazı bir şikayet veya ‘tatminsizlik performansı’ sanılmasın çünkü sonuçta inkarcılık en çok inkarcıların zararınadır. Slavoj Žižek’in sözüyle bitirelim [3]:

Bönün fazla akıllı olması onun kendi esenliği için pek hayırlı olmaz!

(İki Tip Ahmak (Budala, Bön) ve Aptal/Abdal)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Alaylı ve Halaylı Analiz” Sigmund Freud, “İnkarcılık Bön Kalabalığa Yaranmak İçin Sınırsızca Salağa Yatmaktır”

[2] Bkz “Purolardan içsene” Pink Floyd

[3] Bkz “İki Tip Ahmak (Budala, Bön) ve Aptal/Abdal” Slavoj Žižek, “Ezinemem” Asiye Şaşmaz

7 Yorum

Filed under Şey