Öznenin Nesneye Yaklaşımında Uygarlaşma — Işık Barış Fidaner

Mantıksal bir önermenin Doğru veya Yanlış olduğu söylenir ama biz:
1) Doğru/Yanlış yerine Sevgi/İğrenti diyelim, öznenin olası tutumları olarak.
2) Belirsiz diye üçüncü bir hal daha ekleyelim, özne arada derede de kalabilir.

Sonuç olarak öznenin nesneye üç olası tutumu şunlardır:
S = Sevgi, B = Belirsiz, İ = İğrenti

Öznenin nesneye yaklaşımında standart gidişat şöyledir: SSSSSBBBİİİİİ
İlk başta sevilen bir şey zamanla belirsizleşir ve bir noktada iğrenti uyandırır.

Sevginin zamanla tükenip iğrentinin ön plana çıkması farklı nedenlerle olabilir:
1) Standart sebep tahammülün tükenişiyle tetiklenen tenezzülcü tavırdır, ama…
2) Muhatabında tahammül algılayan bir kişinin tahammül iğrentisi de olabilir…
3) Muhatabında tenezzül algılayan bir kişinin tenezzül iğrentisi de olabilir…

Bu nedenler ilkelden uygara doğru sıralanmıştır. Şimdi bu yolu katedelim [1]:

S(İ) : SSSSS(İİİİİ)
Özne eğer Belirsizleri kestirip atarsa İğrenmeyi Sevdiği şeylere tutunmuştur.
Bu ilkel tavır hem tahammülcü hem tenezzülcüdür. Örnek: Irkçılık

İ(S) : (SSSSS)BBBİİİİİ
Özne Belirsizlikleri köprü yaparsa Sevmekten İğrendiği şeyleri fark edebilir.
Bu ‘sonradanlık’ köprüleri ‘daha uygarca’dır çünkü tahammül iğrentisi uyandırır.
Örneğin birinin size mikro-ırkçı duygular beslediğini empati yoluyla algılarsınız.
O zaman hoşgörülme talebinin de enayice bir politika olduğunu iyice anlarsınız.

İ(B) : (SSSSSBBB)İİİİİ
Özne eğer Belirsizlikleri kestirip atma refleksinden sıyrılamamışsa Belirsizlik İğrentisine kapılabilir ve üzerinden geçtiği ‘sonradanlık’ köprülerini hemen dönüp yakmaya kalkabilir (Wittgenstein’ın merdiveni gibi [2]). Özne eğer bu ayartıya teslim olursa İ(S)‘den S(İ)‘ye geri düşecektir yani öğrendiği tahammül iğrentisini silahlaştırarak kendi mikro-ırkçılıklarını keskinleştirecektir, bu tehlike de ‘daha uygar’ olmanın lanetidir.

B(İ) : SSSSSBBB(İİİİİ)
Birilerinden ‘daha uygar’ olduğu zannına kapılan özneler ‘sonradanlık’ köprülerinin aleyhine dönebilir. Oysa ‘en uygar’ tutum köprüleri yakmayıp İğrentileri Belirsizleştirmektir. Bunun yolu da öznenin tahammül iğrentisini kendi kendisine çevirmesidir. Kısa devre yapmasın diye karşılıklı tahammüller geri çekildikten sonra bu kez karşılıklı tenezzüller öne çıkar.

B(S) : (SSSSS)BBBİİİİİ
‘En uygar benim’ zannına kapılan özneler kalıcılaşan ‘sonradanlık’ köprülerine yaslanarak Sevgiyi Belirsizleştirebilirler. Bu durumda tahammül radarlarına yakalanmasalar da tenezzülcü olmuşlardır ki bu da mikro-ırkçılığın daha da incelikli bir versiyonudur.

S(B) : SSSSS(BBBİİİİİ)
Özne eğer ‘sonradanlık’ köprülerinin Belirsizliğini Sevmeyi öğrenebilirse varacağı nokta tenezzül iğrentisidir, böylece hem kendisinde hem de muhatabında hem tahammülcülüğü hem de tenezzülcülüğü teşhis edip çözümleyebilir. Bu noktaya vardıysanız tebrikler! Fatoş müşkülatına ulaştınız! [3]

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Üç Lacancı Sahi Seçim”

[2] Bkz “Merdivenler ve Felsefe: Bağlam ve Kapsam”

[3] Bkz “Beşli Medeniyet Saçmantığı: Narenciye Serabı Hulusinatif Suratlar Taksimatında: Size Vurana Öbür Yanağınızı Dönün”

3 Yorum

Filed under Şey

3 responses to “Öznenin Nesneye Yaklaşımında Uygarlaşma — Işık Barış Fidaner”

  1. Geri bildirim: Kozmobatıl — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Makara — derleme | YERSİZ ŞEYLER

  3. Geri bildirim: Defne Dallarından Taç: Tenezzül İğrentisi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER