Lacan’ın dediği gibi hakikatin tamamını dile getirmenin hiçbir yolu yoktur, kelimeler kifayetsizdir ve hakikat ancak kısmen dilegelebilir. Fizikte buna makrohal denir: Bir sistemde basınç, hacim, sıcaklık gibi bazı değişkenleri ölçen bilimciler, o sistem hakkında ancak tamamsız bir tablo çizebilir. Sistemin eksiksiz tablosu olan mikrohal, sistemi oluşturan bütün partiküllerin anlık konum ve hızlarını içerdiği düşünülen mikrohal, bilimcinin erişemediği bir kendindeliktir (thing-in-itself).
Bilim bu mikrohalle çalkantılı ilişkiler yaşadı. İlk başta mikrohal tamamen reddedildi çünkü bilimsel bilginin acizliğine tanıklık ediyordu; sonra ilke olarak bilinse de pratikte bilinemeyen bir şey olduğu kabul edildi; daha sonra mühendislerin hesaplamalı simülasyonlarında başvurulsa da kaotik kelebek etkileri nedeniyle isabet ettirilemeyen bir şey oluverdi; nihayet bilimciler afallatan bir düşünüm hamlesiyle mikrohal bilgisini bizzat evrenin kendisine atfetmeyi seçtiler: Fani insanlar mikrohali asla bilemez ama buna takılmayalım çünkü evren zaten onu biliyor. Eksiksiz evrensel malumatın halen barındığına inanılan yer, tümbilgili tuhaf bir bildiği-varsayılan-yüzeydir, Holografi İlkesi’ne göre [1].
Sistemin eksiksiz ama erişilemez tarifi sayılan mikrohal, teoride, bilimcilerin zaten bildiği makrohale bağlanmalıydı. Bu ilişki Boltzmann’ın entropi formülüyle kurgulandı:
S = k log W
S formülde tanımlanan entropidir, k evrensel bir sabittir, W de mikrohali makrohale bağlayan ‘çokluk’ denen mühim niceliktir. Buradaki W bilimcinin evren hakkındaki bilgi eksikliğinin yerine geçmiştir [2].
Statik ve istatistiksel olarak W aynı makrohali paylaşan mikrohallerin sayısı olarak tanımlanır. Yani: İlgili makrohal açısından W tane mikrohalin hiçbiri diğerlerinden ayırt edilemiyordur. Gözlemcinin bilgi sınırlamaları nedeniyle ayırt edilemeyen bir çokluktur W.
Fakat W’de varsayılan ‘ayrımsızlık’ yalnızca gözlemcinin çalkantısız sayılan resmi zihin haline aittir, çünkü W aynı zamanda o gözlemcinin bilimsel acizliğine de tanıklık eder; çokluktaki öğeleri katiyen ayırt edemeyişinden kaynaklanan şaşkınlığına ve kaygısına da tanıklık eder. Resmi ‘ayrımsızlığın’ öbür yüzünde gözlemcinin öznelliğini derinden yaran, bölen ve engelleyen gayrıresmi ‘ihtilaf’ın tekinsizliği bulunur. Tabi bilim bu öznelliği her zaman ‘dikişliyordur’ [3].
Dinamik ve dinamistiksel açıdan ise bilimsel gözlemci şunlara sahiptir:
1) Sistem hakkında halen tamamsız bir tablo.
2) Mevcut tamamsız tarifi işleyip ilerletirse ne kadar ihtilafla yüzleşmesi gerekebileceğine dair bir önsezi.
W çokluğu ne kadar büyükse, sistem tarifi de o kadar dallanıp budaklanacaktır ve ilerledikçe çabucak karmaşa yaratacaktır. Daha travmatik olacaktır, simgelemesi daha zor, daha uğraştırıcı olacaktır. İşte psikanaliz buna semptomatik müşkülat adını verir.
Eğer W’nin kendisi o makrohali istatistiksel anlamda destekleyen mikrohal bileşimlerinin tam olarak kaç tane olduğunu kaydediyorsa, W’nin logaritması olan entropi de “semptomatik müşkülatta halen süregiden dallanıp budaklanma dinamiğinin hızını” kaydetmektedir.
S ile W arasındaki statü farkı tuhaf bir epistemolojik muammaya yol açar: Bilimci W’nin tam değerini bilmediği halde denklemlerde S’ye başvurabilir. Ama yine de S’ye müracaatını bilimsel açıdan meşrulaştırmak için bilimci W’nin tam olarak isabet ettiği biçimin evrende varolduğunu önvarsaymaya mecburdur. Modern bilimde W’nin büründüğü biçim de tümbilgili bildiği-varsayılan-yüzeydir, ‘holografik perde’dir. Hegelci bir hamledir bu, özne ile töz arasındaki ihtilafı tözün kendi öznelliğine yansıtmaktır. Bu tuhaf varlığın alternatif versiyonları lamella, organsız beden veya bedensiz organ, ya da bilgi eksikliğinin yaklaşım ufkunda açtığı sahilik olabilir [4]. Mikrohalin eksiksiz tarifi evrende yoktur ve doğrusu zaten varolamaz, evrene bilimsel yaklaşımı mümkün kılmak için gereken bir önvarsayımdan ibarettir o.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Çifte zaman teorisi ve bildiği-varsayılan-yüzey”
[2] Denklemde W talihli olmuştur zira aynı harf bileşimsel dünyadışını da temsil eder: “Fifth dit-mansion: w”, “Uzamsallığın Bileşimsel Zemini”
[3] Bkz “Dinamistik ve Dinamistiksel Belirginlik”
[4] Bkz “Bilmeyiş bilginin ufkunda sahilik alanını açar”






























Geri bildirim: Kozmobatıl — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Inception ve Ontoanaliz: Başlandırı’daki topaç Ötekinin eksikliğidir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hazım İlkesinin Ötesi: Hazım Hazindir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Makara — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Histrionik — derleme | YERSİZ ŞEYLER