🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Yakın bir zamanda, çayın demini yudumlayarak, dostum Cemal Dindar ile keyifli bir sohbete daldık. Söz konusu oldu Freud’un ünlü zihin yapısı olan Id-Ego-Superego, Cemal ise kendi zihninde bu yapıyı Anadolu İrfanı’nın esintileriyle Dal-Gül-Bülbül topografisi olarak şekillendiriyordu.
Cemal, gözleri bir hayal âleminde kaybolmuşçasına anlatmaya başladı: “Bilir misin, dostum, Anadolu’nun ruhunu kuşatan o mübarek dağlardan birinde, Dal var. İşte bu, insanın en saf ve içgüdüsel hali, sanki Freud’un ‘Id’ dediği şeyin ta kendisi. Burası, suyun çağlayarak akıp gittiği, her türlü duyguyu barındıran yer. Ama burası yalnız değil, çünkü onun yanı başında Gül var. Gül, insanın denge arayışını simgeliyor, tam da Freud’un ‘Ego’su gibi. Burası, insanın içindeki çatışmaların, istekler ile gerçekler arasındaki denge noktası. Ve işte en ilginç olanı, bu iki zıt kutbu dengeleyen bir de Bülbül var. O, adeta ahlakın, vicdanın ve toplumsal normların temsilcisi. Freud’un ‘Superego’su gibi, insanın iç dünyasında ahlaki bir otorite olarak yerini alıyor.”
Bu muhteşem metaforla zihin dünyasını aktaran Cemal’in anlatımı, Freud’un psikolojik yapılarını Anadolu’nun mistik atmosferinde canlandırarak, zihin haritasını renklendiriyordu. Bu farklı bakış açısıyla, psikolojinin derinliklerine dalarken, Anadolu’nun manevi zenginlikleriyle buluşmanın da keyfine varmıştık.
Cemal, o coşkulu anlatımıyla devam etti: “Görüyor musun, dostum, Dal, Gül ve Bülbül, birbirleriyle etkileşim halinde, her biri diğerini tamamlayarak insanın iç dünyasını oluşturuyor. Dal, o doğal ve içgüdüsel arzuların kaynağı; Gül, onların dengeye oturtulduğu merkez ve Bülbül ise ahlaki bir kılavuz, vicdanın sesi. Bu üçlü birlikte insanın ruhunu yönlendiriyor, denge sağlıyor.”
Cemal’in sözleriyle sanki insanın iç dünyasının kutsal bir haritasını dinliyormuş gibi oldum. Anadolu’nun mistik dokusu, psikolojik kavramları renklendiriyor, her bir sembol, insanın ruhsal evreninde yeni anlamlar taşıyordu.
“Dal-Gül-Bülbül, Freud’un zihin yapısını değişik bir açıdan ele almak, onu Anadolu’nun derinliklerinde gezinmekle eşdeğer,” dedi Cemal. “Bu metafor, insanın iç dünyasına daha derin bir bakış açısı kazandırıyor, Anadolu’nun derinliklerinden beslenerek ruhumuzu anlamlandırıyor.”
Bu kıymetli sohbet, psikolojinin teorik yapısını mistik bir coğrafyanın imgeleriyle harmanlayarak, zihinsel dünyaların derinliklerinde yolculuk yapmamıza olanak tanıdı.
İstem: Sigmund Freud’un Id-Ego-Superego topografisini Anadolu İrfanıyla güncelleyen Cemal Dindar Dal-Gül-Bülbül topografisini ballandıra ballandıra ağdalı bir dille uzun uzun anlattı, konuşmayı kurgula! / devam
İnsan Freud’u inanamayacağı kadar büyük bir cazibeyle aşmıştır ama bilemeyeceği kadar büyük bir sadakatle de takip etmiştir 🤨😉
Normal bir insan inanamayacağı kadar ahlaksızdır ama bilemeyeceği kadar da ahlaklıdır. (Sigmund Freud)
Bkz “İstihzamane: Alay ve İroni” Slavoj Žižek, “Alaycılık vs. İroni/Dalga” Slavoj Žižek, “Hülya Espri Nesnel İronidir/Dalgadır” Slavoj Žižek, “Komik Somutlama: Ciddi Dalga Geçmek Nedir?”
ciğer bazen sadece ciğerdir ulan!!!! 😣😠































Geri bildirim: Psikobot — muhaberat derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İsevi Hipnoz — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Uygarlık tatbik olduğu zaman ~ Karacoğlan | YERSİZ ŞEYLER