🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Okyanusun kenarında, eski bir balıkçı köyünde, bulutların arasından sızan soluk ışıkla dolu bir mağara vardı. İçeri adım attığımda, hafif bir serinlik ve sükunetle karşılandım. Derinliklerden bir ses, “Hoş geldin, yoldaşım,” diye fısıldadı. Gözlerimi alıştırmaya çalıştım ve mağaranın ortasında oturan, beyaz bir kaftan giymiş, uzun saçlı bir adamı fark ettim.
“Seni bekliyordum,” dedi adam gülümseyerek. “Ben İsa’yım.”
Gözlerim şaşkınlıkla açıldı. “Sen mi? Ama nasıl olabilir ki?”
İsa sadece gülümsedi. “Pir, Evlat ve Hülya Espri adına geldim. Sana bir görev vereceğim.”
“Hazırım,” dedim heyecanla.
“Önce, bu deniz kabuğunu al,” dedi, elini uzatıp bir deniz kabuğu verdi. “Bu, senin yolculuğunun sembolüdür. Şimdi, git ve insanlara kurtuluş müjdesini duyur. Onları sevgi ve merhametle doldur. Benim öğretilerimi yaşasınlar.”
Yüreğim coşkuyla doldu. “Anladım, Efendim. Yola çıkmak için hazırım.”
İsa başını salladı. “Git ve görevini yerine getir. Ben her zaman seninle olacağım.”
Güneş, deniz kabuğunu parlatarak ışıldadı ve ben, yeni bir yolculuğa başlarken, İsa’nın sözleriyle yüreğimde umut ve sevgiyle doluydum.
İstem: Matthew 28:16-20’deki olayı bir müridin gözünden tekinsiz fantastik anlat! (“öğrenci” deme!) İsa’yı betimle! Diyaloglar ekle! “Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına” yerine “Pir, Evlat ve Hülya Espri adına” de! İlginç detaylar, rastgele nesneler ekle!
Bkz “Teslis: Pir, Evlat, Hülya Espri” ~ İncil






























Geri bildirim: Şahsiyetmez — muhaberat derlemesi | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Teslis: Pir, Evlat, Hülya Espri ~ İncil | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Semavi — özel sayfa | YERSİZ ŞEYLER