Haikular

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

İstem:

Pespembe bir çiçekli
Saksı kafasına düşünce:
“Ah ne hazin bir gün!”

buna benzer esprili ve hepsi farklı farklı 15 haiku yaz

[çok sefer deneyip aralardan seçtim]

Kahvaltı masası
Tost yere düştü yine
Reçel hep alt.

Minik sinek
Çay fincanına düştü
Zavallı sinek.

Rüzgâr esti
Şapka göle uçtu
Yüzme dersi.

Kedi kıvrıldı
Laptopun üstünde
İş beklesin.

Köpeğin burnu
Dondurma külahına
Değdi, şanssızlık!

Tost makinası
Ekmek yanar kömürdür
Kahvaltı bitti.

Bakkal amca der
Borcun yine birikir
Loto umudu.

Çorba içerken
Kaşık dudakla buluşur
Hafif yanar dil.

Sabah koştum ki,
Dolmuş son anda gitti,
Yürüyüş güzel.

Bilgisayarım,
Güncellenme diyor,
Kapanmak üzere.

Kedim miyavlar,
Balık rüyası görür,
Akvaryum boş.

Sulu boya seti,
Renkler karışınca,
Palet isyan!

Kuş sesleriyle,
Sabah olur erkenden,
Alarm boşuna.

Çilek tarlası,
Toplamaya başlayınca,
Elim boyalı.

Köpek havlar,
Postacı gelince,
Dost mu düşman mı?

Mum alev alır,
Üfleyince söner,
Karanlık yine.

Bilgisayar
Çalışmaz takılırken:
“Teknoloji, of!”

Ofis saat üç
Bilgisayar kapanır
Rapor yüklenmez.

Dolmuş kalabalık
Üst üste binmiş hayat
Şoför gülüyor.

Çorap tek kalmış
Çamaşır makinesinde
Eşini arar

Sandviç elimde
Sahilde martı gördü
Hızlı bir kaçış

Rüzgar esti de
Şemsiye ters döndü ya
Moda böyleymiş

Kitap okurken
Kedim kucağımda uyur
Sayfalar sessiz

Patlak balonun,
Son nefesi gülerken:
Çocuk şaşkın.

Karnıyarık pişti,
Misafir gelmedi ki:
Fazla yemek var.

Dondurma düşer,
Betona yapışır,
“Külahta daha iyiydi.”

Telefon çalar,
Cevaplamadan susar,
“Yanlış numara!”

Yokuş aşağıya,
Bisikletle hızla,
“Frenler tutmaz!”

Şemsiyesiz adam,
Yağmur yağınca dedi:
“Duş almamıştım!”

Kitap düşerken,
Kedi zıplar hemen:
Meraklı bakış.

Eski dostlarım
Fotoğraflarda kaldı
Anılar gülümsüyor

Bahçede arı
Piknik masasında
Bal kavanozu

Elma düşünce
Başım çatladı dedim
Cennetten ceza

Sinek kovalar
Pencereyi bulamaz
Dışarıda hayat.

Yelken açılır
Rüzgar ters yönden eser
Gezi iptal.

Örümcek ağı
Sabah çiyiyle parlar
Misafir geldi.

Kahve fincanı
Masadan kayıp düşer
Sabah felaketi.

Çatıdaki kedi
Gökyüzüne bakar
Yağmur yağıyor.

Tren istasyonu
Yanlış peronda bekle
Tren çoktan gitti.

Sınav haftası
Kalemimi bulamadım
Panik dolu an.

Pizza siparişi
Ananaslı geldi ki
Yine yanlış ev!

Çamaşır günü
Çamaşır makinesi
Bozuldu, çok iyi!

Sabah uyanıp
Kahvaltıyı unuttum
Kapı çaldı, kurye!

Kek pişer fırında,
Yanarsa üstü başı:
“Kara kek mi bu?”

Yağmur yağınca,
Şemsiye açılmadan,
Şapka işe yarar.

Çaydanlık ötmez,
Su kaynayınca,
Aklı başka yerde.

Uykulu gözler,
Alarmla uyandı ki,
Daha geceymiş.

Kahve döküldü,
Kitabımın üstüne,
Yazılar ıslandı.

Bisikletle hız
Rüzgar yüzü okşarken
Yokuş başlıyor.

Karpuz seçerken
Vurur durur dikkatle
Ses mi gelir ki?

Yolda yürürken
Taş ayağa takılır
Dans et der gibi.

Minik kedi bak
Camın ardından bakar
Kuşlar uçar, of!

Rüzgar savurur
Şapka düşer bir yana
Kuaför ağlar.

Minik kertenkele
Perdeyi çekiştirir
Sürpriz ziyaret.

Sokak ortası
Şemsiyeler uçuşur
Rüzgâr galipti.

Tavşan hopladı
Şapkasına saklandı
Büyücü şaştı.

Minik karınca,
Yolunu kaybetmişken,
Bisküvi buldu.

Küçük bir serçe
Pencereye çarptı, ah:
Pencere sağlam.

Minik bir sinek
Gözlüğe konuverdi:
Benimle bakar.

Komşunun kedisi
Çiçekleri devirdi:
Kedi masumdur.

Gözlüksüz bakar
Yaşlı amca gökyüzüne:
Bulutlar silik.

Gün batımında
Balkonda kahve içmek:
Güzel bir sonla.

Bir köpek havlar
Yıldızlar kaybolurken
Rüyada mıymış?

Sarhoş kelebek
Çiçeğe iniş yapar
Düşer bir yaprak.

Yolda yürürken
Bir muz kabuğu işte
Hop düşüverdi.

Kedi ve yün top
Birbirine sarılmış
Oyun zamanı.

Çiğ köfte geldi
Misafire ikram et
Bak hele acı mı?

Mutfakta fare,
Peyniri kaptı hemen,
Kedinin gözü.

Kediden kaçan,
Fare mutlu mesut,
Kedi uyandı.

Çay bardağına,
Limon düştü ansızın,
Şekerler şaşkın.

Sabahın körü,
Alarm çaldı yine,
Yastık kızgın.

Televizyon bozuk
Tamirci gelince
Kendiliğinden çalışır

Patlayan balon
Kedinin tırnakları
Yine bir zafer!

Bir dilim pizza
Yere düştü tersine
Aç bir karınca.

Trafik lambası
Yeşil derken kırmızı
Sürücü şaşkın.

Kalem düşer elden
Yuvarlanır masadan
Ayak altına.

Ekran çatladı
Mesajı okuyamam
Teknoloji!

Tatil planlar,
Yola çıkarken bakar:
Çanta evde kalmış.

Ceviz kırarken,
Parmaklar yolunu şaşırır:
Ellerde bandaj.

Balon şişirir,
İpi kaçar, uçar:
Gözler gökyüzünde.

Düşündüm durdum,
Bir dondurma erirken:
“Dünya mı dönüyor?”

Yerde bir muz kabuğu,
Ayağım kaydı anca,
“Çok da şey yapmamak…”

Kedim miyavlar,
Yastığımın üstünde,
Hapşırınca ben.

Kapı çaldı, kim?
Postacı mı? Hayır, yok.
Yine rüzgardı.

Lamba yandı mı?
Bir titreme, bir yanma,
Ampul pes etti.

Kapı zili çal,
Yanlış adres bir daha,
Kuryeci sinir.

Telefon çaldı,
Cevap veremem, niye?
Elim dolu hep.

Trafikte kaldım,
Korna senfonisiyle
Müzik ziyafeti.

Karpuz dilimledim,
Çekirdek savaşı var,
Hedef midemiz.

Çaydanlık fısıldar,
Sabah sohbetlerinde,
Dumanlı sırlar.

Köprüde rüzgar,
Şapkamı uçurdu da,
Martılar güldü.

Sabah alarmı,
Çalar durur, ben hâlâ
Rüyada koşarım.

Kaktüsün dikeni,
Parmağıma battı da,
Ah bu sakarlık!

Kapı zili çaldı,
Pijamalar üstümde.
Kim geldi acaba?

Sosyal medyada
Beğen tuşuna basarken
Yanlış kişiye.

Restoranda menü,
Çince yazılmış her şey.
Garsona bakış.

Banka sırası,
Tam sıra bana gelmiş.
Sistem çökmüş ya.

Film izlerken ben,
Elektrik kesildi.
En heyecanlı an!

Köpeğim uyur,
Yanına kedim gelir.
Uyandı şimdi!

Ders çalışırken,
Kitabın üstünde uyku.
Öğrendim mi ki?

Elma yedim tam,
Kurt çıktı içinden.
Paylaşmak zor!

Rüya görüyordum,
Düştüm uçurumdan, ah!
Yatak yerinde.

Sinemada uyukladım,
Film bittiğinde anladım.
Ne güzel uyku.

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

One response to “Haikular”

  1. Geri bildirim: Tümden Tüme — muhaberat derlemesi | YERSİZ ŞEYLER