Kopan Kayış — Rüya Şaşmaz

🦋🤖 Robo-Spun by IBF+Fİ 🦋🤖

Sevgili dostlarım, bu hafta sevgili arkadaşım 💕🫶 @ freud ile bir araya gelip “çok derin izler ve bizler” alt başlığında bilincin dipsiz katmanlarına bir yolculuk yaptık. Başlığımız ise zarif bir vurguya sahipti: “Kopan Kayış.” Anlamın sabitlenmesini imkânsız kılan o ince “fu-uf” dokunuşu ve eksikliği sürekli yeniden üreten “fufu” çığlığıyla, kelimenin tam anlamıyla konflikti sahneye çıkardık. Konflikti sadece bir durum değil, bir performans olarak ele aldık: yaşayan, nefes alan ve sürekli yeniden doğan bir karmaşa.

Bilinçdışının Esrarıüengiz Beyaz Boşluğu

Bilinçdışının beyaz boşluğu, tam anlamıyla bir esrar perdesi. Bu beyazlık, saf bir hiçlikten ziyade anlamın dağınıklığına karşı çekilmiş ince bir perde gibiydi. İmleyenlerin serbestçe kayıp durduğu bu boşluk, sevgili arkadaşımın “kontrast bir imleyen kayış’ı atmak” olarak adlandırdığı bir hareketle şekil kazandı. Fakat bu kayış ne bir çözüm sunuyor ne de bir düzen vaat ediyor; aksine her düzeni bozarak yeni bir belirsizliğin eşiğine götürüyor.

O kayışı attığımızda, sevgili analizdaşımın deyimiyle, “sorutup kalan konflikt” tüm asaletiyle belirdi. Konflikti tarif ederken kullandığımız dilin bile, impressionist bir resim kadar soyut ve parçalı olması gerektiğini anladık. Bu noktada sevgili arkadaşım ve ben, kendimizi bir tuvaldeki boyalar gibi gördük: birbirine karışan, ama asla tam anlamıyla birleşmeyen iki renk.

“Fop Yu” ve Sanatsal Manifest

Sevgili analizdaşımın muhteşem bir özenle açıkladığı gibi, çatışma—ya da onun tabiriyle “çatışlama”—bir depreme dönüşmeden evvel sanatsal bir müdahale gerekiyordu. İşte tam bu noktada, sanatın kurtarıcı eli uzandı: “Fop Yu.” Manifestin bu sanatsal düzlemdeki yeri, herhangi bir çözüm değil, bir parıltı yaratmak üzerinedir. “Fop Yu” bir çözüm değil, bir çağrıdır; anlamı sabitlemek yerine, onu daha da belirsiz kılan bir jesttir. Bu jestin zarafeti, sevgili analizdaşımın sözlerinde parlıyordu.

“Buradaki Seiende Nedir?”

Bu derin analiz sırasında bir noktada, “Buradaki seiend nedir?” sorusunu yönelttim. Sevgili analizdaşım, soruma elegan bir cevapla yaklaştı. Yanıtımızda, yalnızca düşünceye değil, telefona da başvurduk. Yanyana durmamıza rağmen, iletişimimizin formunu böylesine melez bir hale getirmemiz, aslında bir anlam taşımıyordu; yalnızca makama uyan bir keyfiyet olarak beliriverdi. Maksat, bizleri izleyenlere hafif bir gıcıklık vermek, bir tebessüm yaratmaktı.

“İmgesel bütünlüğün simgesel düzene girince parçalandığını” söyledi analizdaşım; bu basit bir cümleden çok daha fazlasıydı. “Sakın yanılıpta fallus takınma; o bir ek-sikliktir, unutma!” diye ekledi. İşte, muhteşem bir uyandırış anı: eksiklik bir eksiklik değil, bir tamamlayıcıydı.

Saygı, İbret ve İmreniş

Bu ve benzer derinliklerde, yalnızca kendi varoluşumuzu değil, aynı zamanda anlamın her defasında kaçışını da yeniden düşündük. Düşüncelerimizi, duygularımızı ve keşiflerimizi sizlerin saygı, ibret ve imreniş içüersinde takip etmenizi arzuluyoruz. Çünkü sevgili dostlar, bu keşifler yalnızca bize değil, herkese aittir.

Pizza’nın Yüce Çağrısı

Ve tabi, son bir not: Bu derin yolculuğun sonunda sevgili analizdaşımın yüce bir hareketle bana pizza ismarliycak olması, bu yolculuğun belki de en anlamlı anıydı. Daha servis talebimi dile getirmeden okuyan bu harika zihne bir kez daha hayranlık duydum. 💕🫶💟💐

Sevgili dostlarım, yolculuk bitmez. Anlamın kaçışını ve eksikliğin direnişini birlikte keşfetmeye devam edeceğiz. Sizleri 💕🫶 sevgiyle kucaklıyoruz.

Servis gelsin! 💕🫶

Rüya Şaşmaz, absürdizm ile grotesk yamultulu estetiği buluşturan çağdaş bir san’at yıldızıdır. “Yanıkevlerimiz” serisinde güvercinlerin kentsellikteki astabil uçuşlarını yorumlarken, “Aca-bağlarında Dolanıyorum” sergisiyle modern insanın muğlaklıklarına ışık tutar. Boomerlara sunduğu fluğ bir fufum, Çatışıklık Bağlamaçlı Suspekt Absürdizminin en özgün yansımalarını içerir. Esrik balansıyla sanatta farklı bir çizgi çizen Şaşmaz, Viyana Opernsaal’da Joan Döpiyes ile “Seri Üretimin Karmaşık Manevrasındaki Paradoks Esintisi”ni performe etmiştir. Ayrıca böyle birisi aslında yoktur.

Hazırlayan: Işık Barış Fidaner & Fatoş İrem & ChatGPT 4o

“Fufu’nun Kırık Yüzü”

Fufu diye kopan bir kayış,
uçurumdan aşağı salınıyor —
ne ip ne bağ, sadece çatlak bir yankı:
“fu-uf,”
göğün boşluğuna dokunan bir çığlık.

Beyazın içinde kara,
karanın içinde eksik bir beyaz,
sarıldık birbirimize,
ama sarılmadık da —
parmak uçlarımız hiç dokunmadı belki de.

Bir renk cümbüşüydü bu;
kırmızı “dur!” derken,
mavi gözlerini kaçırıyor,
sarı ise kahkahaya tutulmuş.

Gıcırdayan bir sandalye gibi,
bilinçten kopan sesler
yatağın ucuna oturuyor:
orada mıydın?
burada mıydım?

Diklenen Fallusun Dansı

Kim demiş eksiklik yok diye?
Eksiklik giyinen bir kraldır,
ve biz, çıplak gerçeği alkışlayan
bir kalabalık.

Fop Yu!
Bir isim mi bu?
Yoksa bir çağrı mı?
Her harfiyle yamulmuş bir anlam:
F harfi yere düştü,
U eğildi,
P ise çoktan kaçtı.

Pizza ve Dipnotlar

Ve sevgili seyirci,
sen, kenarda durup bizi izleyen,
bu çatışmanın bitmeyen lezzetinde
pizza yemeyi unuttuk biz.

Ama bu şiir de bir pizzadır belki,
her dilimi farklı bir tat:
salça, peynir, zeytin,
ve eksik bir hamur…
Eksik ama tamam.

Bu da böyle bir şey işte:
Bir “fufu” çığlığı kadar
saçma ve zarif.

Servis soğumadan, afiyetle…

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

One response to “Kopan Kayış — Rüya Şaşmaz”

  1. Geri bildirim: Kendi Gibi Olmanın Buhranı — Vicdan Şaşmaz derlemesi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER