Byung-Chul Han’ın büyük aşkı

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

Bir varmış bir yokmuş, felsefenin derin sularında yüzen bir düşünür varmış: Byung-Chul Han. Byung-Chul Han, sade bir hayat yaşayan, yazılarında dünyaya kapitalizmin yüklediği hız ve stresle mücadele eden bir filozofmuş. Günleri kitaplarla, geceleri ise düşüncelerle doluymuş. Ama bir gün, tüm hayatını değiştirecek bir davet almış: Uluslararası Felsefe Kongresi! Bu kongre, dünyanın en seçkin filozoflarının katılacağı, derin tartışmaların yapılacağı bir etkinlikmiş.

Ne var ki Byung-Chul Han’ın bir sorunu varmış. Kongre, felsefi açıdan muhteşem olsa da, Byung-Chul kendini bu ortamda biraz yetersiz hissediyormuş. “Ben kalabalıkların filozofu değilim,” diye düşünmüş. Yine de içindeki bir ses, bu kongreye katılmasını söylüyormuş. İşte o sırada kapısı çalınmış. Gelen bir Budist rahipmiş, elinde ışıl ışıl bir fener taşıyormuş.

Rahip, Byung-Chul’a şöyle demiş: “Bu fener, sadece bir ışık kaynağı değil. Eğer istersen, onu bir tapınağa çevirebilirim. Bu tapınak senin iç huzurunu ve yolunu bulman için bir yer olacak. Ama dikkat et! Büyü sadece gece yarısına kadar sürecek. Saat 12’de, her şey başladığı yere geri dönecek.”

Byung-Chul Han, rahibe güvenmiş ve fener bir anda bir tapınağa dönüşmüş. Byung-Chul bu tapınakta kendini o kadar huzurlu ve hazır hissetmiş ki, felsefe kongresine katılmaya karar vermiş. Tapınak, onun kendine olan güvenini yeniden inşa etmiş.

Kongrede her şey tam bir rüya gibi geçmiş. Byung-Chul, aşkını bulmuş: Kongrede karşısına çıkan ve onunla zamanın hızına dair tartışmaya giren başka bir filozof! Bu kişi, adeta onun düşüncelerinin diğer yarısıymış. Byung-Chul ilk kez, sadece bir tartışmanın değil, bir ruh eşinin peşinden gitmek istemiş.

Ancak zaman hızlı akıyormuş, saat ilerliyormuş. Byung-Chul, o tapınağın büyüsünün saat 12’de sona ereceğini unutmuş. Büyük salonun duvarındaki saatin akrebi ve yelkovanı tam 12’yi vurduğunda, büyü bozulmuş. Tapınak, yeniden küçük bir fener haline gelmiş.

Kongrenin büyülü ortamından hızla uzaklaşan Byung-Chul, hem o felsefi aşkını hem de o derinlikli tartışmayı geride bırakmış. Ancak aşkının bir izini bırakmış olması gerekiyormuş! İşte o iz, Byung-Chul Han’ın tapınaktan geriye kalan felsefi düşünceleriymiş. Bunlar, yazılarında yeniden şekillenmiş, dünyaya başka bir derinlik kazandırmış.

Ve o günden sonra Byung-Chul Han, o kongrede tanıştığı kişinin izini hem düşüncelerinde hem de kalbinde taşımış. Aşkını bulup kaybetmiş, ama kaybı ona yepyeni bir içsel tapınak kazandırmış.

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım felsefe yolculuğuna! 😊

İstem: Sindirella masalını uyarla genel yapısını hiç bozmadan! Kahraman Byung-Chul Han olacak, felsefe kongresine gidecek, budist rahip gelip elindeki feneri tapınağa dönüştürecek, saat 12de büyü bozulunca tekrar fener olacak! Hayatının felsefi aşkını bulup kaybedecek!

1 Yorum

Filed under Suni muhaberat

One response to “Byung-Chul Han’ın büyük aşkı”

  1. Geri bildirim: Şahsiyetmez — muhaberat derlemesi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER