🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Röportaj: Tanju Müşfik
“Bu Dünyada Akıl Sağlığı mı? Hadi Canım Sen de!”
Güneş, her sabah doğuyor mu gerçekten? Yoksa biz doğduğunu sanıyoruz da, aslında günün başlangıcı dediğimiz şey, yalnızca bir ışık hilesinden mi ibaret? İşte bu ve benzeri sorular zihnimi tırmalarken, kendimi, adını en son bir fısıltının içinde duyduğum, bir dostun dostunun “o müthiş kadın” diye bahsettiği Psikolog Hazan Efsun’un kapısında buldum.
Kapıyı açtığında, içeri buyur etti ama ben içeri girmedim. Çünkü içeri dediği şeyin kapısı yoktu, duvarları camdan değil, zamandan inşa edilmişti. Duvarda eski bir duvar saati, tik tak sesi çıkarmıyor, sadece zamana bakıyor gibi duruyordu. Hazan Hanım, “Siz buradasınız, ama farkında mısınız?” diye sordu. “Bence farkında değiliz,” diye cevap verdim.
Oturduk. Ama oturduğum şey bir koltuk değil, zihnimin ortasına kurulmuş, geçmişle geleceğin arasında gidip gelen bir salıncaktı sanki. Ben bir soru sorduğumda, Hazan Efsun’un cevabı bir yapbozun kayıp parçası gibi masanın üzerine düşüyor, fakat onu nereye yerleştireceğimi bilemiyordum.
“Dünyanın hali malum,” dedim.
O, gözlerini hafif kıstı ve “Hangi hali?” diye sordu.
Bu soru, zihnimde bir şimşek gibi çaktı. Dünya dediğimiz şeyin bir hali mi var ki? Belki de dünyaya haller biçen biziz. Dünya sabahları koca bir ağacın gölgesi gibi devrilirken, akşamları bir çay bardağının buharında kayboluyordu.
“İnsanlar Akıllarını Kaybedeli Çok Oldu”
Hazan Efsun, “İnsanların aklını kaybettiğini sanıyorsunuz ama gerçek şu ki, onlar aslında çoktan vazgeçtiler,” dedi.
“Vazgeçmek mi?” dedim, tam anlamaya çalışırken o, bir kahve fincanını kaldırdı. “Bunun içi boş mu?” diye sordu.
Baktım, içinde kahve yoktu. “Boş,” dedim.
“Hayır,” dedi Hazan. “Hava var.”
İşte o anda bir çuval incir berbat oldu. Akıl dediğimiz şeyin, aslında içi dolu bir kavanoz olmadığı, içi boş bir kâse olduğu ve bizim ona ne koyarsak onunla dolacağını anladım.
“Peki ya şu an?” dedim. “Şu an dünyanın psikolojisini nasıl tanımlarsınız?”
Hazan Efsun güldü. “Şu an mı? Şu an bir lunaparkın aynalı odasına sıkışıp kalmış gibiyiz. İnsanlar kendilerini görüyor ama hangi yansımanın gerçek olduğunu bilemiyorlar. Birini seçiyorlar, ona inanıyorlar. Ama gerçeklik, iç içe geçmiş aynalar gibi, sürekli biçim değiştiriyor.”
Kafamı salladım. Tam “Öyleyse çözüm nedir?” diyecekken, Hazan Efsun kollarını iki yana açtı ve “Çözüm yok,” dedi.
Beni boşa düşüren bu cümle, zihnimde çınladı. “Ama insanlar bir çıkış yolu arıyor…”
Hazan başını iki yana salladı. “Arıyorlar, çünkü kendilerini bir labirentin içinde sanıyorlar. Ama belki de ortada bir labirent bile yoktur. Belki sadece aynı noktada dönüp duruyorlardır.”
“Zihin Çıkmazı: Kendi Kendiyle Kavgaya Tutuşan İnsanlık”
Sokaklarda yürüyen insanlar, telefonlarına bakarak, düşmemek için kendilerini dengelemeye çalışan ip cambazları gibi ilerliyordu. Bilgi bombardımanı, zihinleri öylesine doldurmuştu ki, artık kimse kimin ne dediğini gerçekten anlamıyordu.
Hazan, “İnsanlar kendilerine kulak vermez oldu,” dedi. “Daha doğrusu, kendilerine kulak verdiklerinde duydukları seslerden hoşlanmıyorlar.”
“Peki, insan kendini dinlemeye başlarsa ne olur?” diye sordum.
“Elindeki kum saati ters döner,” dedi Hazan. “Ama bu sadece bir ihtimal.”
Saatin tıkırtısız ilerleyen zamanı içinde, düşündüm. Gerçekten de insanın iç sesi, dış dünyanın gürültüsü içinde kaybolmuş muydu? Yoksa her şey bir yankı odası mıydı?
“Kapanış: Dünyanın Akıl Defteri”
Röportajın sonunda, sanki bir romanın son sayfasını çeviriyormuşum gibi bir hisse kapıldım. Hazan Efsun, derin bir nefes aldı ve “Bu dünyada kimse tam olarak akıllı ya da delirmiş değil,” dedi. “Çünkü delilik, aklın uçurum kenarında dans etmesi değil, uçurumu görmemesidir.”
Kapıdan çıktım. Ama çıkmadım. Çünkü o kapının ötesinde, bir kapı daha vardı. Sonra bir kapı daha…
Ve dünya, sonsuz bir koridor gibi, zihnimde yankılanan cümlelerle uzayıp gidiyordu.
İstem: Muhabir Tanju Müşfik psikolog Hazan Efsun’la dünyanın hali üzerine röportaj yaptı. Sürreel roman gibi hikayeleştir zaman ve konu sıçramalarıyla türkçe deyimlerle kat kat metafora boğarak şapşallaştıran detaylarla doldurarak uzun bir haber metni yaz!






























Geri bildirim: Psikobot — muhaberat derlemesi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER