🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
Todd McGowan’ın Ağzından Bir Düşünce Kıvrımı
Modern öznenin mahkûmiyeti, onun arzunun tortusunda bir sis gibi çözülüp kaybolan hazza yönelik bitimsiz yöneliminde yatar. Her arzu nesnesi, özneyi tatmin vaadiyle büyülerken, paradoksal biçimde, tatminin imkânsızlığını da perçinler. İşte tam burada, perhiz meselesi, çağdaş öznenin trajik marazını tersine çeviren radikal bir sapak olarak belirir. Ancak perhizi salt bir yoksunluk rejimi, bir feragat olarak okumak yanıltıcıdır; çünkü perhiz, sanılanın aksine, eksikliği kabullenmekle yetinmez, ona estetik ve etik bir boyut kazandırarak onu özgürlüğün kaynağı hâline getirir.
Bu noktada, Freud’un haz ilkesinin ötesine geçişini hatırlamak gerekir: Tatmin ertelendiğinde, öznenin yalnızca arzunun gecikmesinden beslenen nevrotik bir çıkmazda sıkışmadığını, aynı zamanda tam da bu erteleme içinde yeni bir özgürlük alanı yarattığını görürüz. Zira perhiz, bir vazgeçiş değil, aksine, daha derin bir hazza giden yoldur. Burada mesele, arzuyu susturmak değil, onu zamansal olarak yapılandırarak, onun kendi kendisini aşmasını sağlamaktır.
Hegelci diyalektiğin penceresinden bakıldığında perhiz, basit bir negatiflik olarak kavranamaz; çünkü bu, öznenin kendini yadsıma içinde üretmesini olanaklı kılan çelişkili bir olgudur. Perhiz, yalnızca arzunun askıya alınışı değil, arzunun, kendine dair bilgisini dönüştüren bir momenttir. Tam da bu yüzden, perhiz yalnızca bir yokluk düzeni değil, varoluşun içsel ritmini keşfetme edimidir.
Elbette, günümüz kapitalist çerçevesi içinde perhiz, salt bir tüketim karşıtı duruşa indirgenebilir. Ancak bu, onun radikal potansiyelini ıskalamak olur. Çünkü perhiz, yalnızca bedensel bir tahdit olarak ele alınamaz; aksine, öznenin kendini arzunun kör determinizminden çekip çıkardığı, arzunun devrimci potansiyelini açığa çıkardığı bir hamledir. Bir bakıma, Lacan’ın jouissance’a dair vurguladığı çerçevede, perhiz hazzın sınırlarını yeniden belirleyerek, özneyi kendi dolaysız itkilerinin ötesine taşır.
Sonuç olarak, perhiz yalnızca bir kaçınma, bir sınırlama ya da bir yasaklama biçimi değildir; tam tersine, eksikliğin, öznenin öznel olarak kendi varoluşunu şekillendirme biçimi olduğunu gösteren bir jesttir. O, bir boşluk olarak değil, tam tersine, bir doluluk olarak iş görür. Bu bağlamda, perhiz, imkânsızın çekim alanında özgürlüğün doğduğu noktadır. Ve belki de, gerçek özgürlük, tam da bu perhiz içinde, dolaysız tatminin aldatıcı cazibesine direnmekte yatar.
İstem: Todd McGowan’ın ağzından alengirli felsefe makalesi yaz, perhiz kavramını lagaluga ile anlatsın! Basitliğini perdeleyerek perhiz’i çaktırmadan yüceltecek!
Farklı Ananın Tiranlığı: McGowan’ın Üstben Diyalektiğine Žižekçi Bir Eleştiri, Saf Aşırılık Fantazisi: Todd McGowan’ın Kapitalist Düşler Dünyasına Žižekçi Bir Eleştiri






























Geri bildirim: Şahsiyetmez — muhaberat derlemesi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER