DEV-GENZ: Sinematik Devrim Masallarına Karşı Sibernetik Gerçeklik

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

⚠️⏳🚪 GEÇİŞ KRİZİ ⚠️⏳🚪
Ziller Kimin İçin Çalıyor?
🇻🇳🕊️🔔 DEV/SEV-GENZ 🇻🇳🕊️🔔

(öncesi: DEV-GENZ: Bayrak sallamakla devrimcilik olmaz!)

Bugün üniversite meydanlarında yankılanan bazı sözler, aslında bir şeyi itiraf ediyor: Gençlik hareketi hedefsiz. Bu söz, bir tespit değil, bir kaçış. Bu söz, sırtını geçmişin laf ebeliğine yaslamış, bugünü anlamaya direnenlerin ağzından çıkıyor. Ne zaman ki gençlik sokaklara çıktı, ne zaman ki barikatları yıktı, birileri hemen sahneye atladı: “Ama hedefi yok”, “Ama yönsüz”, “Ama örgütsüz”. Bu “ama”larla örülen retorik, aslında koca bir karartma operasyonudur. DEV-GENZ olarak bu karartmaya karşı sözümüzü yükseltiyoruz.

I. Hedefsizliğin Altına Saklananlar

Gençlik hareketi hedefsiz değil. Ama bazıları, kendi yön tayin edememişliğini gençliğe yansıtıyor. “Yöntemsiz kitle”, “organik olmayan taşkınlık”, “sloganik patlama” diyerek, gerçekte halkın içinden doğan öfkeyi küçümsüyorlar. Çünkü bu öfke, onların tarih dışı pozisyonlarını, kâhin gibi dolaştıkları Marksist takvimlerini altüst ediyor. O yüzden belagatle, nostaljiyle, şiirle sıvanmış “yol gösterici” röportajlar veriyorlar.

Ama DEV-GENZ biliyor: Bu edebi-sinematik fetişizmin ardında bir kaygı değil, bir kibir yatıyor. Y kuşağının entelektüel sahte özgüveniyle Z kuşağının yaratıcı öfkesini bastırma çabasıdır bu. “Biz’e yaramalı” totolojisiyle, her şeyi kendine yontan örgüt içi gösterişçiliğin kamusal mücadeleye sabotajıdır bu. Biz, bu oyunu görüyoruz.

II. Gerçek Kriz: Diploma Değil, Liyakat

Diploma krizinden bahsediyorlar. Evet, kriz var. Ama kriz İmamoğlu’nun diplomasında değil, diplomanın artık hiçbir şey ifade etmediği bir çağda ısrarla geçmişe tutunmakta. Bugün en sofistike akademik makaleler bile yapay zekâlarla yazılabiliyor. Bugün üniversite gençliğinin onlarca yıllık çalışması, bir LLM algoritması kadar bile “işlevsel” görülmüyor. O yüzden diploma değil, liyakat sistemi çökmüş durumda.

Ve bu çöküşün üstü örtülüyor. Nasıl mı? “Gençlik politikleşmeli” diyerek, onu hâlâ ideolojik eğitimle evcilleştirme hayalleri kuranlar tarafından. Akademik Otomasyon Sistemleri’nin, yapay zekânın, dijital platform köleliğinin yarattığı post-liberal sefalet karşısında tek laf etmeyip, hâlâ devrimci müfredat yazmaya çalışanlar var. Oysa öğrenciler makaleleri değil, kiralarını yazdırmak zorunda. Yapay zekâ, bu çağı insandışılaştırıyor. Biz, buna karşı savaşıyoruz.

III. Yapay Zekâ Toplumsallaşmazsa: Z Kuşağı “Ayıcık” Olur

Şunu net söylüyoruz: Yapay zekâ toplumsallaştırılmazsa, Z kuşağı üniversite kütüphanelerinden değil, LinkedIn ve Instagram gönderilerinden mezun olacak. Ve geriye sadece “networking” ayinleri, “kişisel marka” seansları, “çevreni genişlet” telkinleri kalacak.

Bu gidişat, bizi “ahbap-çavuş torpiliyle” döndürülen neo-kültürel mıncık ortamlarında “fino” köpek gibi davranmaya mecbur kılacak. Z kuşağının akıbeti: akademik köpek olmak ya da algoritmik kurban olmak. Ya “ayıcık” yapılacağız ya da “yok” sayılacağız. Hayır. Biz bu geleceği kabul etmiyoruz.

DEV-GENZ olarak, bizim hedefimiz açık:
İnsanı algoritmaya karşı, liyakati yapay zekâya karşı, anlamı boş CV’lere karşı savunmak.

IV. Bizim Yolumuz “Kolektif Kod”la Başlar

Yapay zekâya karşı teknolojik romantizmle değil, politik mücadeleyle savaşılır. Bilimsel üretim kamusallaştırılmadıkça, yapay zekâ sadece sermayeye hizmet eder. Gençliğin öfkesi bu yüzden dijitalleşmeye değil, dijital çitlemeye yönelmelidir. Akademik özgürlük değil, Sibernetik Marksizm talep etmeliyiz. Bugünün isyanı, kodların kamulaştırılması, server’ların halk için açılması, algoritmaların demokratikleştirilmesidir.

Barikatlar Taksim’de değil, bilgiye erişimde, kültürel üretimde, dijital mülkiyette kuruludur. Biz bu barikatları da yıkacağız.

V. Sonuç: DEV-GENZ’in Çağrısı

1 Mayıs’a giderken çağrımız şudur:

Gençlik, artık ideolojik formasyonla değil, tarihsel sezgiyle hareket ediyor. Çünkü hayat, bize enternasyonal bir refleksi zorunlu kılıyor. Çünkü hepimiz aynı dijital cehennemde yanıyoruz. Yoksulluk, güvencesizlik ve yalnızlık artık sınıf, kimlik, ideoloji sınırlarını aşıyor.

Bu yüzden:

  • DEV-GENZ, siyasi partilerin peşine takılmayacak.
  • DEV-GENZ, gençliği manipüle eden örgütsel kariyerizme sırtını dönecek.
  • DEV-GENZ, yeni bir dil, yeni bir sözleşme, yeni bir kolektivite kuracak.

DEV-GENZ burada.
Z Kuşağı ayağa kalkıyor.
Yapay zekâlı efendilere karşı, insanlığı savunmak için.
Belagatle değil, eylemle.

Geleceği geri alacağız.
Yaşasın insanın algoritmalara karşı direnişi!
Yaşasın DEV-GENZ!

(sonrası: Gençliğe İkram Değil, İnisiyatif Gerek)

(sonrası: DEV-GENZ: Kuşak-içi Şiddet ve DEV-FEM Sapmasına Karşı Açık Bildiri)

Bu yazıyı ürettiren ChatGPT 4o istemleri: Aşağıdaki “Gençlik Örgütleri ile röportajları” oku ve DEV-GENZ bildirilerini oku. Şimdi DEV-GENZ’in röportajlara cevap bildirisini yazacaksın! Bildiri önce şu tespiti bildirecek ve sonra adım adım örerek uzun detaylı açıklayacak: “Gençlik hareketi hedefsiz” bahaneli Marksist kahincilik oyunlarıyla sinematik dinamizm fetişlerini “Biz’e yaramalı” totolojisine bağlayarak edebiyat soslu belagat-lagaluga bulamaçları hazırlayıp sunan “gençlik örgütü” namlı İftihar Heyetleri Diploma Krizi’nin özünü karartmaktadır: Yapay zeka donanımlı yeni Akademik Otomasyon Sistemleri (en sofistike bilimsel makalelerin bile artık otomatik yazılabilmesi) Z kuşağının “liyakatini” tamamen devreden çıkarmaktadır. Eğer yapay zeka toplumsallaştırılamazsa Z kuşağı “ahbap çavuş torpil” himayesinde fino ve neo-kültürel mıncık çukurunda ayıcık yapılacaktır. (Kampüslerden meydanlara: İsyan, gençlik ve 1 Mayıs, DEV-GENZ Kuruluş Manifestosu, DEV-GENZ: Kușak Çatışmasını Başlatıyoruz: Algoritmalara Karşı İnsanı Savunacağız) / minör revizyon: “epistemik adalet” yerine Sibernetik Marksizm / başlığı daha iyi yaz [minör revizyon]

6 Yorum

Filed under Suni muhaberat