🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️
Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın “İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa” kampanyasıyla 81 ilde vatandaşların vücut kitle indeksi (VKİ) ölçülmeye başlanıyor. Meydanlarda kurulan stantlar, sokaklara çıkarılan tartılar ve ölçüm sonrası fazla kilolu bulunan bireylerin “yönlendirilmesi” iddiası ilk bakışta sağlık odaklı bir kamu hizmeti gibi görünse de, uygulamanın arka planında toplumsal ayrımcılığı körükleyen bir zihniyet yatıyor.
Sağlık Görünenden Fazlasıdır
Bu kampanya, sağlık kavramını yalnızca beden ölçüleriyle tanımlayan dar bir bakış açısına dayanıyor. VKİ, kişinin boyuna göre kilosunu ölçen basit bir matematiksel formül olsa da, bireyin sağlık durumunu bütüncül olarak yansıtmaz. Kas oranı, kemik yapısı, metabolik durum, psikolojik iyilik hali gibi unsurları dışarıda bırakan bu yaklaşım; kişilerin bedensel çeşitliliğini göz ardı ediyor ve tek bir “ideal beden” tanımı üzerinden sağlık propagandası yapıyor.
Mahremiyetin Kamusal Teşhiri
Ankara Kızılay Meydanı’nda, Iğdır’da, Adana’da ve diğer şehirlerde yapılan tartı etkinlikleri, bireylerin fiziksel özelliklerinin herkesin gözü önünde değerlendirilmesine yol açıyor. Bu ölçümler bir teşhis değil, adeta kamusal bir utandırma töreni gibi işliyor. Bir kişinin kilosunun fazla olduğu bilgisi bir sağlık personeli tarafından meydanda tespit edilip yönlendirme yapılırken, aslında o bireyin hem mahremiyeti hem de onuru zedeleniyor. Kilo fazlası olan insanlar üzerinde dolaylı bir utanma baskısı yaratılıyor.
Obeziteyle Mücadelede Damgalama Etkisi
Kampanyada kullanılan dil ve uygulama şekli, fazla kilolu bireyleri toplum nezdinde “sağlıksız” ve “problemli” olarak konumlandırıyor. Bu, açıkça beden normlarına uymayan bireylerin damgalanmasıdır. “Fazla kiloluysan danışmanlığa yönlendirilmelisin” mantığı, kiloyu bir tür toplumsal kusur gibi sunuyor. Oysa obezite bir halk sağlığı meselesi olsa da, bireylerin kilosu yalnızca kişisel tercihlerin değil; genetik, sosyoekonomik ve psikolojik pek çok etmenin de sonucu olabilir.
Sağlık Hizmeti mi, Denetim Mekanizması mı?
Uygulama, gönüllülükten çok denetime benziyor. Bu ölçümler, insanların rızasına dayansa bile, sokakta tartılmaya davet edilmenin üzerindeki sosyal baskı göz ardı edilemez. “Halkın sağlığını koruyoruz” söylemi altında, bireylerin bedenleri üzerinde toplumsal denetim kuruluyor. Sağlık, bireysel haklar ve özerklikle yürütülmesi gereken bir süreçken; bu kampanya ile beden politikalarının kamusal gözetimi artıyor.
Alternatif Bir Yaklaşım Mümkün
Elbette obezite ile mücadele edilmeli, elbette insanlar sağlıklı yaşam hakkında bilgilendirilmeli. Ancak bu mücadele; insanların bedenlerini etiketlemeden, sağlık hizmetlerini damgalamadan erişilebilir hale getirerek yürütülmelidir. Sağlık Bakanlığı’nın kampanyası kamu sağlığından çok, bedensel normlara uymayanları hedef alan bir ayrımcılık pratiği haline geliyor. Gerçek sağlık politikaları, bireyin bedenine değil, ihtiyaçlarına ve haklarına saygı göstererek inşa edilmelidir.
Bedenlerimizi ölçmek kolaydır. Asıl mesele, bireylerin sağlığını mahremiyet, onur ve eşitlik içinde korumaktır.
İstem: Aşağıdaki haberleri oku ve ayrımcılığını ifşa eden bir makale yaz! (Sağlık Bakanlığı 81 ilde vatandaşların vücut kitle indeksini ölçecek, Sağlık Bakanlığı sokağa tartı çıkardı: ’10 vatandaştan altısı kilolu’)






























Geri bildirim: Bıygın — muhaberat derlemesi | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: POST-FEMİNİZM 🪞⚔️👁️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Estetizm Diktatörlüğünden Kamusal Tartıya: Bedene Dair Toplumsal Kuşatma | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER