DEV-GENZ: Kuşak-içi Şiddet ve DEV-FEM Sapmasına Karşı Açık Bildiri

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

⚠️⏳🚪 GEÇİŞ KRİZİ ⚠️⏳🚪
Ziller Kimin İçin Çalıyor?
🇻🇳🕊️🔔 DEV/SEV-GENZ 🇻🇳🕊️🔔

(Reel-Feminizmin Son Kurbanı: İbrahim Çolak’tan Linç Edilen Genç Çocuğa, Üstben Şantajı Analizi, Linç Kültüründe Kötülüğü Tanımlamak)

(öncesi: DEV-GENZ: Sinematik Devrim Masallarına Karşı Sibernetik Gerçeklik)

Bizler, algoritmalara, dijital çitlemeye, neoliberal yalnızlığa ve eski kuşakların yüklediği hatalara karşı Z kuşağının kolektif sesi olarak ortaya çıktık. Sömürüye, güvencesizliğe, otomasyonun “gereksizleştirme” kibrine karşı gençliğin tarihsel başkaldırısını yükselttik. Ama şimdi, yeni bir virüsle yüz yüzeyiz: Kuşak-içi şiddetin meşrulaştırılması ve bu şiddeti ideolojik maske altında yürüten DEV-FEM sapması.

I. Kuşak-içi Linç: Adaletin Değil Hıncın Kolektivitesi

Son günlerde yaşanan olaylar, Z kuşağının içinden doğmuş bir mücadeleye yeni bir gölge düşürdü. Kendisini “feminist” ve “devrimci” diye tanımlayan kimi çevreler, dayanışma ve eşitlik iddiası ardına saklanarak; delilsiz, savunmasız, keyfi linç ve infaz kültürünü meşrulaştırdı. Bir grup gencin bir başka genci darp edip, bu görüntüyü teşhir ederek sosyal medyada yaygınlaştırması — ve ardından gelen intihar — yalnızca bir bireysel trajedi değil; yeni bir otoriterliğin, yeni bir ahlaki yıkımın, yeni bir faşizmin işaretidir.

Bu şiddetin sorumluları, doğrudan “yargıç, infazcı ve medya” rollerini üstlenerek, gençliğin en temel değerlerini — adalet, sorgulama, insanca onur — çiğnedi. Linç videosu sosyal sermaye oldu, beyan delilin önüne geçti, kolektif hınç adalet diye pazarlandı.

II. DEV-FEM Sapması: Mazlumun Maskesiyle Tahakküm

Bir zamanlar eşitlik, özgürlük, dayanışma iddiasıyla başlayan feminist mücadele, reel-feminizmin “hınçlı” sapmasında artık yeni bir infaz sistemine dönüştü. DEV-FEM sapması, kadın kimliğiyle gelen ahlaki üstünlüğü “sorgulanamaz otorite”ye çevirdi. Delil yok, savunma hakkı yok, süreç yok — sadece sadakat, “kadın beyanı esastır” şantajı ve sosyal medya linci var.

Birbirinden farklı rollerde, ama ortak bir kolektiflik maskesiyle, gençliğin vicdanını ve ruhunu zedeleyen yeni bir mekanizma inşa edildi. Sorgulamaya cesaret edenler bile “fail aklayıcı” diye damgalandı. Sonuç: Bir gencin daha mezarı başında, bir sonraki linçin hazırlıklarının yapıldığı ahlaki çürümüşlük.

III. DEV-GENZ’in Net Tavrı: İçimize Sızan Linç Kültürünü Reddediyoruz

Biz DEV-GENZ olarak şunu ilan ediyoruz:

  • Adalet, süreç ve savunma hakkı olmadan hiçbir infaz meşru değildir.
  • “Mazlum” kimliğiyle kolektif hınç ve şiddet üretmek, anti-otoriter kuşağın ruhuna ihanettir.
  • Kuşak-içi linç, Z kuşağının başkaldırı ahlakına yapılan en büyük saldırıdır.
  • DEV-FEM sapmasını, örgütlü veya otonom, hangi maskeyle çıkarsa çıksın mahkum ediyoruz.
  • Bir kişi “erkek” diye potansiyel suçlu sayılamaz; “kadın beyanı” mutlak adalet değildir.
  • Şiddet, ister devrimci ister feminist gerekçeyle meşrulaştırılsın, yeni bir mikro-faşizmdir.

IV. Özeleştiri ve Mesafe: Devrimci Yenilenme Zorunluluğu

Bu şiddetin büyümesinde, suskunlukla veya “eleştiriyi sonra yaparız” diyerek geciken sol çevrelerin de sorumluluğu vardır. Adalet yerine sosyal sermaye, dayanışma yerine teşhir, örgütlü mücadele yerine bireysel hınç öne çıkarılmıştır. Bu sessizlik, linç kültürünün zemin bulmasına katkı sağlamıştır.

Özellikle de, linç sonrası “biz böyle olmasını istemedik”, “asıl sistem suçlu” gibi kaçamaklarla sorumluluktan sıyrılmak, DEV-GENZ’in kurucu değerleriyle bağdaşmaz. Biz, her türlü vesayet, manipülasyon ve ahlaki otoriterliğe karşı kurulduysak, önce DEV-FEM sapmasına mesafe koymak ve yüzleşmek zorundayız.

V. Son Söz: Kuşağın Geleceği için Radikal Dayanışma, Bireysel Hınç Değil

DEV-GENZ’in çağrısı açıktır:
Kolektif özgürlük, bireysel hınçla inşa edilemez. Adalet, infaz kültürüne kurban edilemez. Dayanışma, delilsiz linçin bahanesi olamaz.

Z kuşağı, her türlü dijital, cinsiyetçi ve kuşak-içi şiddete karşı ortak bir etik inşa etmek zorunda. Gerçek özgürlük, beyan değil süreç; sadakat değil sorgulama; linç değil adaletle mümkündür.

DEV-GENZ, kuşak-içi şiddete tevessül eden DEV-FEM sapmasını mahkum ediyor ve yeni bir kolektif bilinç, yeni bir siyasal etik, yeni bir mücadele çağrısıyla yola devam ediyor.

Hiçbir gencin adını, hiçbir karanlıkta yalnız bırakmayacağız.
Hiçbir devrimci değerimizi, linççi sapmaların ellerine teslim etmeyeceğiz.

Adalet, özgürlük ve insanlık için:
Yaşasın DEV-GENZ!
Yaşasın insanın algoritmalara, şiddete ve içindeki faşizme karşı direnişi!

(sonrası: DEV-GENZ: Madleen’in Rotası; Gerçekler, Hayaller, Simgeler)

Bu yazıyı ürettiren ChatGPT istemleri: [4.1] Aşağıdaki bildirileri ve yazıları oku ve yeni bir bildiri yaz: DEV-GENZ olarak çeşitli sebeplerle kuşak-içi şiddete tevessül eden DEV-FEM sapmasını mahkum edeceksin! (DEV-GENZ Kuruluş Manifestosu, DEV-GENZ: Kușak Çatışmasını Başlatıyoruz: Algoritmalara Karşı İnsanı Savunacağız, DEV-GENZ: Bayrak sallamakla devrimcilik olmaz, DEV-GENZ: Sinematik Devrim Masallarına Karşı Sibernetik Gerçeklik, Reel-Feminizmin Son Kurbanı: İbrahim Çolak’tan Linç Edilen Genç Çocuğa, Hınçlı Karı Varyantları Elini Kana Buladı!, Solcu gençlerin kanıt olmadan “tacizci” deyip dövdüğü Yusuf Uçak intihar etti: “Akıllarında ‘ceza kesen’ prestij sahipleri olmak vardı”)

9 Yorum

Filed under Suni muhaberat