Kahrolsun Fabrika Ayarları: Üretici Güçlerden Kodun Cebirine, İnsan Tabiatının Güncellemesi

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

(öncesi: Cebir Yeni Toplumun Ebesidir)

Başlangıcı, çok eski ve çok tanıdık: İnsan toplumsal üretimin merkezinde olduğu sürece, bir gün kendi kaderini eline alabileceğine inandı. Marksist geleneğin temel çıkış noktası buydu; insan eliyle kurulan, insan eliyle yıkılacak bir dünya. Ama bu umut, tam da insanı üretim sürecine zincirleyen o “ayarlarda” gizliydi. Fabrika ayarları, yalnızca makinelerin değil; insanın da öznelliğinin, hayal gücünün, isyan kapasitesinin parametrelerini tanımlayan bir teknik düzendi.

Bütün büyük sistemler, insanı bir “özne” olarak tanımlar, ancak hemen ardından onu kendi işlevinin nesnesine çevirir. 19. yüzyılın mavi yakalı işçisi, üretim araçlarının başında, gövdesiyle ve kas gücüyle, toplumsal ilerlemenin motoru sayıldı. Ancak ne zaman ki üretimin öznesi olduğu kadar nesnesi de oldu, işte o zaman gerçek dönüşümün imkânı devre dışı kaldı. Çünkü sistem, ona kendi ayarlarını dayattı: Ya hayatta kalmak için üret, ya da sistemin dışında kal. İşte bu “fabrika ayarı”, insanın kendini aşmasının, devrimci sıçramasının ilk ve en büyük engeli oldu.

Üretici Güçlerin Tuzakları

Tarihin diyalektiği şunu gösterdi: İnsan üretici güçleri ne kadar geliştirirse, kendini üretim sürecinde o kadar işlevsizleştirme riskiyle karşı karşıya kalır. Sanayi devrimiyle açılan yeni çağda, mavi yakalı işçinin “özgürleştirici” olduğu söylenen rolü, aslında kendi emeğinin ve varlığının da teminatıydı. Fakat üretici güçlerin gelişimi, bir yandan üretimi devasa boyutlara taşırken, diğer yandan insana olan ihtiyacı azaltıyor; makineleşmenin, otomasyonun, algoritmik yönetimin yükselişiyle, insan yavaş yavaş kendi tarihsel merkeziliğini kaybediyor.

20. yüzyılda umut edilen şey şuydu: İşçi sınıfı, üretimin merkezinde olmasının sağladığı güçle, bir gün üretim araçlarını kendi ellerine alıp sistemi alt üst edebilecek, “fabrika ayarlarını” bozup, insanı yeni bir toplumsallığa taşıyacak. Ama tam tersi oldu; üretici güçler öyle bir hızla gelişti ki, insan üretim sürecinden kademe kademe tasfiye edildi. Önce mavi yakalılar, sonra beyaz yakalılar… Her yeni teknolojik sıçrama, insan emeğini biraz daha gereksizleştirdi.

Sessiz Güncellemeler Çağı

Beyaz yakalılar, “bilgi toplumu”nun, dijital üretimin özneleri olarak, bir zamanlar mavi yakalılara biçilen rolün güncellenmiş halini üstlendiler. Ama bu yeni ayarda, ne barikatlar vardı, ne de grev meydanları. Artık devrim, algoritmalarla; mücadele, kodlarla; değişim, sessiz sistem güncellemeleriyle yaşanıyordu. Her yeni satır kod, bir beyaz yakalının kendi kendini işlevsizleştirdiği, kendi emeğini ortadan kaldırdığı yeni bir cebirdi.

Bütün bu süreçte değişen yalnızca işin teknik biçimi değildi; insanın toplumsal varoluşunun anlamı da değişti. İnsanın üretimin öznesi olma iddiası, adım adım üretimin nesnesi haline dönüşüyor. Kendi elleriyle kurduğu sistem, insanı önce fonksiyonlara, sonra veriye, sonra algoritmik girdilere indirgiyor. Burada, insan tabiatı dediğimiz şey de sistemin ayarlarının bir işlevi haline geliyor. Bir bakıma insan, ilk kez kendini yalnızca toplumsal olarak değil, teknik olarak da “değiştirilir” bir varlık olarak buluyor.

İnsan Tabiatının Güncellenebilirliği

Geleneksel devrimci ütopya, insan tabiatının değişmesini sınıfsal bir sıçrama ile ilişkilendirirdi: Eski toplumun değerlerinden, alışkanlıklarından, hiyerarşilerinden kopmak, “yeni insan”ı doğurmak… Ama dijital çağın cebiri, bu hayali çok daha kökten, çok daha sessizce gerçekleştiriyor: İnsan tabiatı, artık sistem ayarlarının bir sonucu. Algoritmalar insanın tercihlerine, tepkilerine, arzularına yön veriyor. Hangi müziği dinleyeceğimizi, ne düşüneceğimizi, hangi estetik duyguları besleyeceğimizi bile sistemin güncellemeleri belirliyor.

Yani “fabrika ayarları”, artık sadece makinelerin değil; insanın öznelik biçiminin de adı. İşçi sınıfı kendi varlığını yok ederek insanlığı kurtaramadı ama bilgi işçileri, kendi fonksiyonlarını silerek, insanın toplumsal özne olarak anlamını sıfırlamayı başardı. İnsan, yeni sistemin yalnızca bir parçası, bir işlevi, bir veri noktası oldu. Ve böylece “insan tabiatı”, ilk kez toplumsal devrimin değil, algoritmik devrimin nesnesine dönüştü.

Sonuç: Ayarları Değiştirmek, İnsanı Değiştirmek

Bugün geldiğimiz noktada, üretim biçimlerinin dönüşümü, insanın ne olduğunu ve ne olabileceğini kökten belirliyor. Eskinin büyük sorusu—insan doğası değişir mi?—artık yeni bir biçimde sorulmalı: Hangi ayarlarla değişir? Hangi algoritmalarla biçimlenir? Kim, hangi güncellemeyi devreye sokar ve hangi fonksiyonları iptal eder?

Devrimci ütopya, insanın kendi ayarlarını değiştirme arzusuyla başlamıştı. Ama belki de asıl ironi burada: Bugün insan, başkalarının (ve artık başkalarının da ötesinde, algoritmaların) ayarladığı bir sisteme tabi kılınmış durumda. Belki de asıl devrim, bu ayarlara karşı çıkma, onları bozma—kısacası, “fabrika ayarlarına kahrolsun” diyebilme cesaretidir.

Ve yeni çağın en radikal sorusu, işte tam burada: İnsan tabiatı, kendi ayarlarını gerçekten değiştirebilir mi, yoksa sonsuza dek bir sistem güncellemesinin nesnesi olarak mı kalacak?

(sonrası: Algoritmaların Zoruyla: Sistem Güncellenir, İdeoloji Kendini Aşındırır)

İstem: “⚙️ Ayarlar” yazan pankartla ve “⚙️” bayraklarıyla eylem yapan kalabalık kortejde işçiler slogan atıyor: “Kahrolsun fabrika ayarları!” karikatür çiz / bu karikatürün esprisini vurgulayan (ama karikatürü anmayan) bir makale yaz! üretici güçlerden başlayıp insan tabiatının değişme olasılığına bağlayacak! liberal gevezelik yapmayacaksın! (aşağıdaki yazılardan örtük ilham al) (Üretim İntiharı: Mavi Yakanın Vaadi, Beyaz Yakanın Gerçekliği, Cebir Yeni Toplumun Ebesidir)

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat

4 responses to “Kahrolsun Fabrika Ayarları: Üretici Güçlerden Kodun Cebirine, İnsan Tabiatının Güncellemesi”

  1. Geri bildirim: Cebir Yeni Toplumun Ebesidir | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: IPA/FLŽ 🌀⚔️💫 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER

  3. Geri bildirim: Algoritmaların Zoruyla: Sistem Güncellenir, İdeoloji Kendini Aşındırır | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER

  4. Geri bildirim: TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER