🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
⏳⛰️🛡️ Süreç Heval ⏳⛰️🛡️
Tarihin seyli bazen, bir yağmur katresinin ince telden sızdığı gibi, beklenmedik bir tedailerin zinciriyle ilerler. Bu öyle bir silsiledir ki, kimi zaman başımıza şapka, kimi zaman başımıza devlet-i aliye, kimi zaman ise başımıza garip bir muhabbet-i hayal musallat olur.
Ve bazen, bir devrin menziline “PKK fes edildi” diyecek noktaya geliriz; hem hakikat, hem mecaz.
Şapka Düşer, Fes Kalır: Anadolu’da Serpuş Meselesi
O meşhur şapka inkılabıyla başlayan sefer, Anadolu’nun yağmur rayihalı arnavut kaldırımlarında yeni serpuşlar ararken, cemiyetin her hücresine hafiften bir serinlik serpildi.
Ne tuhaftır ki, o günün veledleri şapkayı başında, inkılabı ise kalbinde büyüttü.
Ama asıl inkılap, herkes şapkalarını yere bırakıp, “Hadi şimdi şapkalarımızı çıkarıp, birbirimizin dide-i nura’sına bakalım!” dediği gün başladı.
Artık fesler, yalnızca tarihi bir eşyâ değil, başı azad eden bir remizdi.
Atı Alan Üsküdar’a Giderken: Yağmurun Altında Kanunname
Ve bir sabah, Üsküdar yokuşlarından biri binit ile uzaklaşırken, geride kalanlar sordu:
“Peki ya atı alan kim?”
Cevap basitti: Atı alan, hürriyetin peşine revan olandı.
Ama o sabah hafif bir yağmur indi.
“Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur”
diye nâme okudu biri.
O yağmur, senelerin silahlı münazaasının tozunu toprağını pakladı, eski hurufatın üzerini, yeni kanunname sahifelerini ve yıldızlı bir fesi serinletti.
Ve tam o esnada, minik bir meydanda bir cemaat, “PKK fes edildi!” diye nidâ etti.
Kimi itimat etti, kimi inledi, kimi şapkasıyla alkış tuttu.
Kimileri idrak etmedi; zira her devir kendi fesini, kendi şapkasını kendince giyer.
Düğme Meselesi: Tüm Tuşlara Basmanın Kat’î Hafifliği
Asr ilerlerken, bir başka meydanda, devrin yeni aktörü zuhûr etti.
“Anayasa kifayet etmez, babayasa gelsin!”
diyenler sinesini gere gere nutuk irad etti.
Babayasa’dan tevellüd edecek evlât kanunlar tahayyül edildi.
Bir hâne kuruldu: Baba kanun, valide tüzük, evlâtlar nizamname.
Ve bu ailenin en büyük aşkı, düğmeleri baştan sona iliklemek değil, her fırsatta bütün tuşlara aynı anda basmaktı.
Bazen elfaz kifayet etmez, bazen mehazlar da, bazen düğmeleri çözmek gerek.
Zira hayat, tek bir harften müteşekkil olamazdı; şapkalı hurufattan, eğik harflerden, araya serpiştirilmiş manalardan teşekkül etmişti.
Fesin Başında Sulh, Şapkanın Altında Ümit
Sonra birileri çıktı, meydanın ortasında bir iskemle çekip öylece kaim oldu.
Başında yıldızlı bir fes, elinde ince belli bir çay kasası…
“Erörsüz Türkiye!” dedi,
“Şimdi bütün tuşlara aynı anda basma merhalesi!”
O lahza, bütün düğmeler basıldı.
Bir tarafta atı alan Üsküdar’a çoktan vasıl olmuş, öbür tarafta rengârenk bir sulh şarkıları yükselmişti.
Başında şapkası, elinde çayı, sinesinde anayasa ile herkes birbirine şapka çıkarıp tebessüm etti.
Ve belki de tarihin en muhteşem, en garip, en hakiki inkılabı böyle başladı:
Fesini çıkaran bir kavim, yeni bir vatana doğru, yağmur altında, tuşlara basa basa yürümeye koyuldu.
Not: Bu hikâyede kullanılan kavramlar, şahıslar ve remizler, yalnızca tedai zinciri ve mizah için tertip olunmuştur. Bir milletin barışa ve ümide yürüyüşü, bazen bir fesin ucunda, bazen bir şapkanın gölgesinde, bazen de bir tuşa basılan anda başlar.
Yolun açık, tuşların müşkülsüz ola!






























Geri bildirim: İtidal Telkini ⚖️🤹♂️🕊️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Üsküdar’a gider iken | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Süreç Heval ⏳⛰️🛡️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kürtlerin Gülünç Ötanazi Süreci | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: The Ridiculous Euthanasia Process of the Kurds – Žižekian Analysis