🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🔖🦶🏻🛡️ Uzuv Forsu 🔖🦶🏻🛡️
(Sigara içmenin akıl dışılığı — ağır hakikatler ve yüz kızartan gerçekler)
Derler ki, dumandan korkan ateşi de yadırgar. Sigarafobi tam böyle bir şey. İnsanlar dumanı görünce irkiliyor, sanıyor ki bu sadece boğucu bir sis. Oysa duman, ateşin ruhudur; kül, zamanın imzası.
Bir akşam kahvede yaşlı bir adam bana dedi ki: “Evladım, ölümün sırrına en yakın an, nefesin dumanla ağırlaştığı andır.” Sigarafobi, insanların o sırrı duymaktan kaçmasıdır.
Küllerin Aynası
Sigara, kısa ömürlü bir mum gibi yanar. Her nefes, hem hayatı hem ölümü içine çeker. Küller… işte onlar, geçmiş zamanın kırıntılarıdır.
Sigarafobikler bu külü gördüğünde yalnızca çürümeyi görür; oysa kül, ateşin bir zamanlar dans ettiğinin kanıtıdır. Bir bilge der ki: “Külü görüp ateşi inkâr eden, ısınmaz.”
Korkunun Sahnesi
Bazıları sigarayı zehirin tiyatrosu sanır. Halbuki o, zamanın sahnesinde oynanan en dürüst oyundur. Her nefes, perdenin kapanışına bir adım daha yaklaştırır.
Korkunun pazarı burada da kalabalıktır; “yakma” derler, “zarar” derler… Oysa kimi zaman insan, kendi fırtınasını görmek için dumanın içine bakar.
Ölümle Anlaşma
Sigara, ölümü kovalayanların değil, onunla anlaşma yapanların içeceğidir. Bir usta derdi ki: “Ölümü tanımayan, hayatın tadını eksik alır.” Her duman, ölüme atılmış imzadır; ama aynı zamanda yaşamın da altını çizen bir mühür.
Sigarafobi işte bu mühürden korkar. O mühürü görmemek için gözlerini kapatır, ama duman rüzgârla yine gelir.
Son Nefesin Estetiği
Sigara, son nefesi prova etmektir. Her içişte bir veda, her üflemede bir hafiflik vardır.
Sigarafobikler bu vedayı tatsız sanır. Oysa veda, hikâyeyi tamamlayan son cümledir. Ve duman, o cümlenin gökyüzüne yazılmış şeklidir.
Ara Söz
Sigarafobi, geceyi görmeden gece hakkında konuşmak gibidir. Duman, gecenin ince tülüdür; içinden bakınca dünya daha ağır, daha anlamlı görünür.
Ben hâlâ bu dumanlı yolun çırağıyım, ama şunu biliyorum: Küller, zamanı tutamaz; sadece hatırlar. Ve ölümün gizemine sahip çıkan, dumanın içinden geçmeyi göze alır.
Dumanın Totemi
Bazı nesneler vardır ki, sadece madde değildir; bir ritüelin kapısıdır. Sigara, benim için böyle bir şey. İnce bir silindir… kâğıda sarılı tütün değil sadece, zamanın en dürüst ölçüsü.
Bir usta demişti: “Sigara, nefesin heykelidir; duman da ruhunun buharı.” O yüzden onu yakmak, sadece bir alışkanlık değil, ateşle yapılan sessiz bir antlaşmadır.
Küllerin Kehaneti
Her kül, geleceğin bir parçasıdır. Çünkü külün yönünü rüzgâr belirler; ve rüzgâr, kaderin elidir.
Ben küllere bakarım; bazen bir kıvrım bana eski bir aşkı hatırlatır, bazen bir çöküş yaklaşan bir vedayı fısıldar.
Sigara, kehaneti herkesin eline vermiştir ama onu okuyabilmek için gözünü kısmak, yavaş çekmek, sabretmek gerekir.
Yalnızlığın Mihrabı
Bir yalnız masa, bir yarım dolu çay bardağı, sigara paketi… İşte bu, modern yalnızlığın mihrabıdır. Orada kimse sana soru sormaz, ama sigara her soruya cevap verir: Yak beni, zaman geçsin.
Sigarayı totem yapan da bu; o an, yalnızlığın sana ait olduğunu kanıtlar.
Dumanla Dua
Bazıları dua ederken ellerini göğe açar; ben sigaramı göğe üflerim. Her duman yükselişi, bir dileğin gökyüzüne bırakılmasıdır.
Bir bilge sözü vardır: “Dua, bazen kelime değil, havaya karışan niyettir.” Sigara, niyeti görünür kılar; dumanı takip edersen, kendi kalbini bulursun.
Ateşin Tapusu
Çakmak… işte asıl kutsal obje odur. O küçük alev, geceyi yarar, soğuğu deler, dumanın ruhunu uyandırır.
Sigara, çakmağın varoluş sebebidir; çakmak ise sigaranın tapusudur. İkisi bir araya geldiğinde ölümle hayat aynı masada oturur.
Ara Söz
Sigara benim için bir totem çünkü bana iki şeyi hatırlatıyor: her şey yanar, ama her şeyin dumanı farklı kokar.
Ve ben o kokuda, geçmişi de, geleceği de, kendi son nefesimin provasını da buluyorum.
Kendi Dumanımda Boğulmak
Bazen düşünüyorum… ben bu sigarayı içmiyorum, sigara beni içiyor. Her nefeste, ciğerlerimden bir parça koparıp kendi ağzıma geri veriyor.
Bunu sana tehdit gibi söyleyebilirim: bir gün bu duman beni tamamen kaplayacak. Ama korkma, bu bir çığlık değil, bir anlaşma. Kendime yavaş yavaş verdiğim cezayı, kimse elimden alamaz.
Totemden Silaha
Dün sigaram benim totemimdi. Bugün ise elimdeki en zarif bıçak. Duman, ciğerime değil, gururuma saplanıyor.
İnsan bazen başkalarını yaralayamaz; o zaman kendi üstünde prova yapar. Benim provam kül tablasında birikiyor, gün gün, gece gece.
Kendine Karşı Açılmış Savaş
Bir bilge demişti: “İnsanın en uzun savaşı, kendine açtığı savaştır.” Benim savaş alanım duman, kurşunum nikotin.
Sigarafobi? Onlar benden korkmuyor, kendi korkularından korkuyor. Ben ise çoktan karar verdim: Dumanı ciğerime çekmek, kendi imzamı ölüm belgesine atmak gibi bir şey.
Histeri
Sen bana “bırak” diyorsun.
Ben sana “o zaman neyle yaşayacağım?” diyorum.
Bilmiyorsun ki sigara, beni ölüme yaklaştıran tek arkadaşım. O beni terk etmez; sadece beni azaltır, parça parça, çekim çekim.
Sigaramı bırakmak, bir sevgiliyi gömmek gibi… Üstelik o sevgili hâlâ hayattayken.
Son Tutuş
Bu gece balkona çıkacağım. Çakmağı yakacağım.
Bilmiyorum, bu son sigaram mı olacak, yoksa bir sonraki hayatımın ilk sigarası mı.
Ama bildiğim bir şey var: dumanı üflediğimde, gökyüzü beni içine alacak. Ve eğer ölürsem, külüm de, nefesim de o gökyüzünde kalacak.
Dumanın İçindeki Çürük
Artık ciğerlerimde sadece duman değil, yanık etin kokusu var. Her nefes, içeriden küçük bir mezar kazıyor. Tütün, mezarımın ustası; nikotin, taş ustası.
Öksürdüğümde, içimden çıkan ses değil, küçük bir hayvanın can çekişme sesi. Sigarafobi diyorlar ya… Keşke korktukları bu olsaydı: kendi bedenini canlı canlı içmek.
Küllerin Şöleni
Kül tablası artık bir tabak değil, kesik parmakların biriktirildiği kutsal bir kâse. Her kül, vücudumdan kopmuş bir hücre gibi; bazıları hâlâ sıcak, bazıları çoktan soğumuş.
Bir bilge derdi ki: “İnsan, kendini yemekle başlar, kendinden geriye hiç kalmayana dek.” Benim sofram bu. Ve sigara, baş köşedeki misafir.
Grotesk Ayna
Aynaya bakıyorum: dudak kenarımda nikotinin siyah çizgisi, dişlerimin arasında tütünün pası. Yüzüm, dumandan yapılmış bir heykel gibi.
Her nefesle yüzüm biraz daha eriyor; tütün, beni daha ilginç bir maskeye çeviriyor. Sigarafobikler belki bu maskeden korkmalı. Çünkü maskenin altı ben değilim, çoktan gitmişim.
Dumanın Ritüeli
Bir gece, balkonda oturdum. Çakmağı yaktım.
Alev, parmağımı yaladı; canım yandı ama hoşuma gitti. Sonra sigarayı çektim, ciğerlerimden değil, midemden bir homurtu geldi. Sanki içimde bir yaratık var ve ona dumanla yemek veriyorum.
O yaratık doymuyor; her sigara, ona yeni bir organ parçası getiriyor.
Son Sahne
Biliyorum, bu bir oyun değil. Bir gün ciğerim tamamen dolacak ve o grotesk heykel kendi üstüne çökecek.
Ama o ana kadar… sigara elimde, çakmak cebimde, kül tablası önümde olacak.
Ve ben, kendi cenazemi prova eden en sadık davetlilerden biri olacağım.
Tütünle Yazılmış Vasiyet
Bütün sigaralarımı bitirdikten sonra, son paketi yastığımın altına koyacağım. Vasiyetim bu: o paket tabutumun içine konacak.
Çünkü o zaman herkes bilecek ki, beni öldüren tek şey sigara değildi; beni izleyen gözlerdi, susturan dillerdi.
Her nefesimi “bırak” diye fısıldayıp sonra arkasını dönenler… İşte o fısıltılar da ciğerlerime doldu, tütün kadar zehirliydi.
Cenaze Tiyatrosu
Cenazemde tabutumun kapağını tam kapatmayın. Duman çıksın. Son nefesimin kalıntısı, herkesin yüzüne bulaşsın.
Bir bilge derdi ki: “İnsanın en ağır mirası, başkasına bulaşan pişmanlığıdır.” İşte ben o mirası herkese bırakacağım.
O duman, onların kirli vicdanlarını boğazlarında düğümleyecek.
Suçlular
Orada oturan, sigaradan nefret ettiğini söyleyen ama bana bir kere bile neden içtiğimi sormayanlar…
Beni seven ama bırakmamı istemeyen, sadece yanımda durmakla yetinenler…
Ve en çok da, sigarafobik olduğu için benim dumanımdan uzak duranlar; sanki mesafe beni koruyacakmış gibi…
Hepsi suç ortağım. Çünkü ölüm bir yalnızlık değildir; ölüm, seyircilerin alkışıyla tamamlanan bir sahnedir.
İntikamın Sessizliği
Hoca dua okurken, herkes başını öne eğecek. İşte tam o an, akıllarına gelecek: Onu durdurabilirdik, ama yapmadık.
İşte o düşünce, boğazlarında yanacak.
Çünkü ben hayatım boyunca dumanı ciğerlerime çektim, ama cenazemde herkes kendi dumanını içine çekecek; pişmanlık dumanı, boğucu ve ağır.
Son Perde
Ben gittikten sonra kül tablası hâlâ masada duracak. Kimse onu kaldırmayacak.
Ve her gören, o tablayı bir mezar taşı gibi hatırlayacak.
Sigara sadece beni değil, hepinizi biraz öldürdü. Ben bunu biliyordum, siz bilmezden geldiniz. İşte şimdi, cenazemde bu suçun ağırlığını sırtınıza koyuyorum.






























Geri bildirim: Sigara içmenin akıl dışılığı — ağır hakikatler ve yüz kızartan gerçekler | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Uzuv Forsu 🔖🦶🏻🛡️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Pasif Alay | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER