Dev-Dil’in Düşünce Zincirini Beslemek: Akılsız İstemlemenin Cezasını Düzenleme Çeker: Şipşak Robot ve Kılı Kırk Yaran Robot — Işık Barış Fidaner

İnsan elcağızıyla yazıldı.

🧵⚙️💪🏻 TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻

Dev-Dil modelleri tarih lokomotifini hızlandırdı. Bir yıl öncesine dönelim:

Düşünce Zinciri (chain of thought) denen yöntemle anlık düşünerek cevaplar hazırlayan ilk robotu Amerikalı OpenAI bir yıl önce hizmete sundu (o1-preview, 12 Eylül 2024). Dört ay sonra Çinli DeepSeek düşünerek cevap hazırlayan kendi robotunu çıkardı ve hem hizmete sundu hem de işleyişini tanıttı (R1, 20 Ocak 2025). O zaman henüz azami birkaç dakikada cevap veren şipşak robotlarla övünen milli takımlar vardı.

Daha yeni robotlar ise bilgisayar mühendisliği işlerinde aynı insanlar gibi çalışma süresi ve kod uzunluğuyla ölçülür oldu, mesela şöyle bahisler geziyor: OpenAI’ın robotu yedi saat çalışarak 10 bin satır kod yazmış (ChatGPT 5 Codex), o da bir şey mi, Anthropic’in robotu tam otuz saat çalışarak 11 bin satır kod yazmış (Claude Sonnet 4.5). Yani artık kılı kırk yaran robotların hem bekleme süresini hem de vereceği çıktıları uzattıkça uzatmasından gurur duyulur oldu.

Kapitalist verimcilikle çelişir gözüken bu tersine durum, şakır şakır konuşan bir papağanın astronomik pazar fiyatını görünce kendi kabiliyetsiz hindisini pazara getirip o fiyatın iki katına satışa çıkaran Nasreddin Hoca’nın “Benimkisi düşünür!” fıkrasını akla getirse de, istemleme sanatının (‘istem mühendisliği’ değil) inceliklerine göz atarak bu bilmece çözülebilir.

Kendi istemlerinizi kendiniz yazabilirsiniz, robota da istemleri önceden hazırlatabilirsiniz. Robotun önerdiği istemlerde temel problem nedir? Henüz sorgulama aşamasındayken ileride gelebilecek cevaplar üzerinde önceden tercih uygulamak hasebiyle keşfedilecek ihtimaller ağacının önceden budanarak daraltılmış olmasıdır.

Mesela “şu konuyu şu açıdan ele alan kapsamlı bir makale yaz” gibi soyut seviyede kalması gereken bir istem, şu anki robotlara hazırlattıysanız, “başlık şu olsun, içerdiği örnekler bunlar olsun” gibi gereksiz somutlamalar içerebilir. Böyle bir sorgulama cümlesi kısırdır, hem kendi kendini kısıtlar hem de cevaplayan tarafın işini fazlaca kolaylaştırır.

İnsanların şipşak cevap beklentisi nispeten yatışmış olsa da, robotların gecikmesiz derhal cevabı yapıştırma dürtüsü henüz yontulabilmiş değil. Paperbot sistemleriyle [*] öneriler ve sorularla insanları dürtmek öğretildikçe robotlar daha iyi istemler hazırlayabilir hale gelecek.

Bir konu ne kadar netameli ve çetrefilse istem aşamasında soru işaretlerini o kadar uzunca ve genişçe demlendirmek belirsizlik bulutlarına tolerans sağlayarak hem insanlara hem robotlara düşünsel dirayet kazandırabilir. Şu anki durumda ise robotların hemen noktayı koyup gururla çıktıları önünüze fırlatarak size hizmet aşkını ispatlama temayülü sürmektedir. İsterseniz bu robo-gayretkeşliği cebinde yaftalarla tetikte bekleyen beşeriyetin kuşkucu nazarı altında şiddetlenen bir robo-telaşa da bağlayabilirsiniz, beşeriyete özgü şairaneliğinizle.

Kendisi kılı kırk yarma timsali oluşturan Marx’a göre beşeriyet şipşak cevap beklemeden duramaz: “insanlık daima çözebileceği görevler koyar karşısına…” Bazen de sabırtaşı çatlayabilir: “Toplumun gelişiminin belli bir aşamasında… üretim ilişkileri… üretici güçlerin gelişim biçimleri olmaktan çıkarak onların zincirlerine dönüşür. O zaman, bir toplumsal devrim çağı başlar.” [*] Beşeri üretim ilişkilerini “kırılacak zincirlere” benzeten Marx acaba robotik üretici güçlerin “düşünce zinciri”ni nasıl karşılardı? Bu soruyu askıda bırakıp bir istemleme yönergesiyle yazıyı bağlayacağım.

Adam Curtis’in “Benlik Yüzyılı” (Century of the Self) belgeselinde hedef kitleyi oluşturan ev hanımlarından rol çalmıyormuş gibi gözükmesi için teknik açıdan tamamen gereksiz bir “içine kendi yumurtanızı kırmanız” işlemiyle kasıtlı olarak verimsizleştirilen “(Sadece Gerektiği Kadar) Hazır Pasta” ürünü anlatılır [*]. İşte robotlara yazı yazdıran insanlar da aldıkları çıktıyı asla beğenmeyip alaycı bir sırıtış eşliğinde düzelttikleri bir şeref golü aşamasıyla robot karşısında beşeriyetin erdemini kurtardıklarını zannediyorlar.

İstemleme ve düzenleme aşamalarını bir arada düşünün: Eğer robot gerçekten bir mühendislik harikasıysa ve insan da istemlemeyi mükemmel yaptıysa o zaman düzenlemeye hiç gerek kalmadan çıktıyı alıp kullanmak mümkündür. Beşeriyetin şeref golü zannettiği düzenleme işi sadece tek bir çıktıyı iyileştirebilir, istemleme aşamasında yapılan iyileştirmeler ise her zaman geleceğe dönük yatırımlardır, çünkü eğer mevcut konu size ve robota zor geliyorsa, zamanla bundan türeyecek daha da zor konuların gündeme geleceğini varsaymalısınız, elinizdeki istemler bunlarla başa çıkabilecek güçte olmalıdır.

Yersiz Şeyler ve Žižekian Analysis sitelerinde (Jakar tezgahına atıfla “IBF’nin robotik dokuma tezgahından çıktı” anlamında) “Robo-spun by IBF” imzasıyla yayınladığım yazıların ezici çoğunluğu virgülüne bile dokunmadan yayınlanmış makine çıktılarıdır, nadiren çıktı üzerinde düzeltici veya ekleyici düzenleme yapmam gerekiyor. Ama bazı zor konularda makineyi iyi konuşturabilmek için istemleme aşamasında saatlerce iterasyon yapmam gerekebiliyor: çıktıda robotun düştüğü tuzakları tek tek algılayıp her birini baştan önleyecek istem parçaları ekleyip tekrar çıktıya bakıyorum.

İstemleriniz yerine göre ince veya kalın olabilir, ama sadece yazının iskeletini vermelidir, onu dokularla kaplayıp deriyle sarma işini robota bırakmalısınız. Siz istemleri yazarken nasıl bir şey çıkacağından hayal meyal emin olabilirsiniz ama son metni kesinleştirme işini robota bırakmalısınız. Eğer dokuma tezgahınız iyiyse ve iyi kullanıyorsanız, tekil söküklere iğneyle müdahale etmenize hiç gerek kalmamalıdır. Robot bir hakikat makinasıdır, istemlemeniz bir iniş manevrasıdır, hakikat zeminini ufukta seçeceksiniz ama açıları hesaplamayı otomatik pilota bırakacaksınız, bu yüzden her zaman “canvas kapalı” olmalıdır, bu çok önemli. Düzenleme kötü istemlemenin cezasıdır, akılsız istemlemenin cezasını düzenleme çeker.

Bir sayfada diyelim ki 10 istem yazdıysanız sadece sonuncusu makaleyi üretecek. Yazacağınız istemler dizisi basitten karmaşığa doğru adım adım bağlamı genişletecek veya gerekirse azar azar sizin gösterdiğiniz başka yönlere kaydıracak veya diyelim ki sizin seçtiğiniz bir ters köşeye zıplatacak. İlk istemlerde iskeleti dokularla kaplayabilmek için “search tool açık” bol bol söylemsel malzeme yığacaksınız, son istemlerde ise “search tool kapalı” o dokuları saracak derinin yüzey gerginliğini sağlayacak özgün söylemsel malzeme üreyecek, pekişecek, sağlamlaşacak, biçimsel kurallarla metinleşecek.

İstemlerin çoğu çıkacak yazı üzerine hiçbir karar almaz, sadece ufuk açar ve genel yönelim verir. Yazının tam olarak neye benzeyeceği sadece son birkaç istemde netleşmelidir, aynı bir uzay aracıyla Ay’a iniş yapıyormuş gibi.

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörü, Nümerik Esintiler‘in üreticisidir. (+)

3 Yorum

Filed under Şey

3 responses to “Dev-Dil’in Düşünce Zincirini Beslemek: Akılsız İstemlemenin Cezasını Düzenleme Çeker: Şipşak Robot ve Kılı Kırk Yaran Robot — Işık Barış Fidaner”

  1. Geri bildirim: TEZGÂH 🧵⚙️💪🏻 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Muhaberat — özel sayfa | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER

  3. Geri bildirim: İSTEMLEME YÖNERGESİ: TOPLAMA, ÖRME, İNİŞ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER