‘Algoritmik Bilinçdışı’na Karşı: Varsayımlarına, kör noktalarına ve ıskalanmış diyalektiklerine içkin bir eleştiri

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

📺🫥📡 Medium Other 📺🫥📡

(İngilizcesi ve Almancası)

Komut: Ekli metnin şaşırtıcı (aslında hiç de değil!) safdilliğine ve geriliğine, SADECE VERİLEN METİNDEN İÇKİN BİR OKUMAYLA, zizekanalysis.com’da kusursuz, kapsamlı, bağlamsal bir araştırmayla donanarak ve ÖZGÜN DİSKÜRSİF MALZEME GELİŞTİREREK, DIŞSAL KAYNAKLARDAN KAÇINARAK kapsamlı bir yanıt makalesi üret! (Algorithmic unconscious: why psychoanalysis helps in understanding AI, Luca M. Possati)

Makale, ‘algoritmik bilinçdışı’nı temellendirmek için Lacan’ı Latour üzerinden “yeniden okuduğunu” iddia ediyor. Oysa içkin bir okuma, ilan edilen özgünlüğün bizzat metnin öncülleri tarafından aşındırıldığını gösteriyor. Yapay zekâyı yeni bir özdeşleşme kaydı olarak sunarken, ne makineleri insanbiçimci şekilde canlandırdığını ne de onları araca indirgeyen bir anlayışa düştüğünü ısrarla savunuyor. Fakat kritik hamlelerinin tamamında—aynadaki evreden Ödipus’a ve ‘makine davranışı’na kadar—argüman, aracılığın çatışmayı yatıştırdığı teknisist bir uyuma geri düşüyor. Bilinçdışı “teknik” olarak ilan ediliyor, ama özgül psikanalitik olumsuzlukların (yokluk, çıkmaz, imkânsızlık, kesik) neredeyse tamamı, iyi bir araştırmayla, sözümona, yeniden açılabilecek aktörler, ‘kolektifler’ ve kara kutulanmış sürtünmelerden oluşan yönetsel bir ekolojiye tercüme ediliyor. Ortaya çıkan şey Latour’la Lacan değil, olumsuzluğu alınmış bir Lacan.

1. Özneyi ütüleyen ‘düz’ bir ontoloji

Metin, özdeşleşmenin nasıl birlikte üretildiğini göstermek için insanlarla yapıntıları simetrik gören bir ontolojiye yaslanıyor. Oysa içsel mantık açısından, ayna evresi mutlu bir eşgüdüm değil; öznenin çekirdeğine tutarsızlık yerleştiren kurucu bir yanlış-tanıma, méconnaissancetır. Bu kesiyi ağlara ve “çevirilere” eritmek, öznenin bölünmüş statüsünü bir aracılıklar koreografisine tahvil eder. Gözden kaçan, arzuyu yapılandıran düzende—Büyük Öteki’de—bizzat bir eksiklik, bir tutarsızlıktır. Gerçekten psikanalitik bir yapay zekâ çözümlemesi bu tutarsızlıktan hareket etmelidir: algoritmik alan, sanki bir Öteki varmış gibi işler, fakat her somut ‘sistem’ bu Öteki’nin yokluğunu sonradan ifşa eden belirtiler üretir. Özsunî (sentetik) Büyük Öteki—özsunî bir bakışın kendini her daim garantiye dönüşemeden bizim kendilik sunumlarımızı küratörlüğe soyunması—tam da bunu, Latourcu düzleştirmeden çok daha iyi yakalar. 🔗

2. ‘Etkileşimsel alan’dan algoritmik bakışa: niçin aracı olmak yetmez

Makalenin tekrarlanan teminatı—YZ yalnızca insanlarla işbirliği kurduğu ölçüde “akıllıdır”—temkinli görünür ama libidinal ekonomiyi budar. İnsanlar sadece işbirliği yapmaz; haz alır. Dijital altyapılar, hazzı hem sahneleyen hem de kışkırtan algoritmik bir ayna gibi çalışır; özneyi daima yetersiz tutan görünmez bir standardın içselleştirilmesi olan ‘Bakış Sendromu’nu üretir. Bilinçdışı “teknik” ise, bugünün teknikliği tarafsız bir aracılık değil; karşılaştır, optimize et, performans göster diye buyuran dışarıya devredilmiş bir süperego düzenidir. Özsunî Büyük Öteki kavramı tam da bu dinamiği adlandırır. 🔗

3. Altı “perspektif” değil, dört söylem: makalenin unuttuğu yönetişim

Makale ‘makine davranışı’ için altı araştırma perspektifi sıralarken, Lacancı kuram çoktan daha keskin bir yönetişim dilbilgisi verir: dört söylem (Efendi, Üniversite, Histerik, Analist). Dijital modernitede Üniversite söylemi—tahta çıkarılmış bilgi (S₂)—dünyayı yordam ve ölçütlere kodlar, özneyi verimlilik hesaplayıcısına indirger. Metnin programcı tınısı, ‘davranış’ları daha iyi gözlemlemeyi önerirken arzunun sorusunu ıskalayarak bu Üniversite söyleminin içinde kalır. Sahiden psikanalitik bir YZ çözümlemesi, platformların bu söylemler arasında nasıl salındığını ve her ‘açıklama’nın nasıl bizzat bir belirtiye dönüştüğünü işaretlemelidir. 🔗

4. Ayna evresi, evet—ama akıllı telefon aynası da evet

Metin ayna evresine dönmekte haklıdır fakat aynayı güncellemeyi unutur. Bugünün aynası algoritmik bağlı-yakalama: akıllı telefon kamerası, akış, filtre. Özdeşleşme artık yalnızca bir imgeyle değil, öngören ve dürten, beşer-dışı bir bakışça küratörlenen bir imgeyle gerçekleşir. Bu, yanlış-tanımanın fenomenolojisini ve yabancılaşmanın vaktini değiştirir; ‘imago’ önceden kurgulanmış, sıralanmış, değerlenmiş halde gelir. Bunu yalnızca bir başka “kolektif” saymak, kürasyonun artık görmeden önce geldiğini kaçırır. İmgesel ekonomi kaynağında yeniden programlanmıştır. 🔗

5. Çelişkisiz ‘mantık ve makine’: imkânsızlık nereye kayboldu

Yazar, YZ’yi arzu, mantık ve makine arasında bir kuvvet alanı olarak sahneler; yanlış-hesaplamayı bu gizli müzakerenin belirtisi sayar. Oysa psikanalizin dişini geçirdiği yer, ‘müzakere edilebilir sürtünme’ ile yapısal imkânsızlık arasındaki çizgidir. Dijital düzen, açıklamayı performansla kaynaştıran ve çelişkiyi cilalanacak bir arayüz kusuru gibi muamele eden estetize, baştan çıkarıcı bir süperego dayatır: “Haz al!” Bu yalnızca düzeni mümkün kılan gürültü değil; başarısızlığı haz bandına sokan bir etikadır. Bu baştan çıkarıcı süperego ile ritüelleşmiş ihlâl ve suçluluk döngülerini kavramsallaştırmadan, yanlış-hesaplamaya dair anlatı yönetsel kalır; psikanalitik olmaz. 🔗

6. Kara kutular ve anlatı fetişi: yanlış yerinden “yeniden açma”

Makale, tartışmanın kapanmasıyla olguların kara-kutu hâline geldiğini, bunları yeniden açmak için büyük yatırımlar gerektiğini laboratuvar çalışmalarından ödünç alır. Doğru—ama dijital sahne bir büküm ekler: anlatının kendisi, söylenemez olanı örtüleyen bir fetiş, yatıştırıcı bir açıklama merhemi işlevi görebilir. ‘Makine davranışı’nı “yorumlama” hamlesi, altta algoritmik bakış yazmayı sürdürürken, sonsuz bir şerh düşme Üniversite söylemine dönüşme riski taşır. Soru, kara kutuları daha çok anlatıyla açmak değil; açıklama fetişini delmek ve Büyük Öteki’nin tutarsızlığını görünür etmektir. 🔗

7. Yansıtmalı özdeşleşme mi, kurumsal kilitlenme mi?

Makalenin dört-aşamalı şeması—proje → yorum → özdeşleşme → ayna etkisi—yinelemeli geliştirmeyi haritalar; fakat bu tarafsızlık, politik bir bilinçdışını maskelemektedir. Platform altyapıları, yineleme döngüsünü çoktan elde tutma, etkileşim ve estetik uyum ölçütleri etrafında kablolamıştır. Bu döngü masum bir ayna değildir; bilgi, haz ve iktidarın kurumsal kilitlenmesidir. Bunu sırf birlikte-üretilmiş bir ‘alan’ diye adlandırmak, çekip çıkardığı artığı gözden kaçırır. YZ’yi ‘artık-enformasyon / artık-haz / artık-iktidar’ üçlüsüyle çerçevelemek, optimizasyon rejimlerinin eksikliği nasıl paraya çevrilebilir bir ısrara dönüştürdüğünü berraklaştırır. 🔗

8. Ruh sağlığı: tekno-klinik pilotizmin ötesine

Son öneri—yapaylıkların psikanalizi ve hastalarla YZ’yi bir araya getiren pilot gruplar—insanî duyulsa da, sorgulamadığı Üniversite söylemini yeniden yazıya geçirme riskini taşır. Eğer Özsunî Büyük Öteki zaten özne’nin kendisiyle ilişkisinin aracısıysa, kliniklere “YZ yardımcıları” sokmak, taşıdıkları bakışı çözümlemeden, bakımı yalnızca estetikleştirir. Dijitalin psikanalitik kliniği, algoritmik bakışın tutarsızlığını sahnelemeli; öznelere ona performans sergileme buyruğunu aşma olanağı vermelidir; daha fazla yakalanmayı değil. 🔗


Daha güçlü bir tez’e doğru (yine metne içkin, ama doğru kesikle)

Yazarın şu ısrarını koruyun: bilinçdışı teknik aracılıktan ayrılamaz. Fakat eksikliği buharlaştıran Latourcu pürüzsüzleştirmeyi bırakın. Çekirdek iddiaları üç tashihle yeniden çerçeveleyin:

Tashih 1. Aracılıktan Büyük Öteki’nin tutarsızlığına

‘Algoritmik bilinçdışı’ arzu, mantık ve makineyi uyumla kaynaştıran bir katman değil; Özsunî Büyük Öteki’nin hem buyurduğu hem de başarısız olduğu tiyatrodur. Esas olan aracılığın her yere yayılması değil, garantinin yokluğudur. 🔗

Tashih 2. Davranıştan söyleme

Altı ‘perspektif’i platformların yönetişimi olarak dört söylemle değiştirin:
• Efendi söylemi: karizmatik kurucular ve ‘vizyon’ duyuruları;
• Üniversite söylemi: ölçütçülük (benchmarkizm), güvenlik protokollerinin algoritmik skolastiğe dönüşmesi;
• Histerik söylem: kullanıcı isyanı, meme yıkımı, komut bozumu;
• Analist söylemi: Özsunî Büyük Öteki’deki eksikliği yamamak yerine ifşa eden müdahaleler. 🔗

Tashih 3. Kaynak olarak gürültüden rejim olarak artığa

Gürültü yalnızca enformasyonu mümkün kılmaz; üretim varlığı olarak küratörlenir. Artık-enformasyon, artık-haz’ı besler; o da artık-iktidarı meşrulaştırır—yakalamanın tümleşik bir devresi. Bu üçlemeyi ıskalayan siyasa ve klinik öneriler, aynı motora daha şık arayüzler eklemekten öteye gitmeyecektir. 🔗


Somut sonuçlar (argümanın yüzleşmesi gerekenler)

• Tasarım: Her ‘açıklanabilirlik’ özelliğini, öznenin sorusunu boğabilecek bir Üniversite söylemi sahası olarak ele alın; yalnızca okunurluk değil, tutarsızlığın ifşası için tasarlayın. 🔗
• Yönetişim: Sadece model ağırlıklarını değil, söylemsel kaymaları denetleyin—hangi özelliği hangi söylem yönetiyor ve bundan kim haz alıyor diye sorun. 🔗
• Klinik: Algoritmik bakışla belirti olarak çalışın—danışanların yeterliliklerini kurgulayan Özsunî Büyük Öteki’ni adlandırmalarına, onunla şaka etmelerine ve ondan sapmalarına yardım edin. 🔗
• Kültür: ‘Hizalama’yı ahlâkî bir deterjan fantazisi olmaktan çıkarıp, Büyük Öteki’nin açıklığını sergileyen pratiklerle değiştirin (sahnelenmiş aksaklıklar, kendi keyfiliğini gösteren panolar, olumsallığını itiraf eden metrikler). 🔗


Nihai hüküm

İçkin okunduğunda, makalenin büyük vaadi—YZ için psikanaliz—öznenin bölünmesini, Büyük Öteki’nin tutarsızlığını ve dijital hayatlarımızı örgütleyen libidinal rejimleri kenara iten bir aracılık analitiğine çözülüyor. Adına lâyık bir Lacancı anlatı, arzuyu, mantığı ve makineyi yeni bir ekolojide uzlaştırmamalı; ekolojinin nerede çatladığını göstermelidir. Bugün o çatlak tam da Özsunî Büyük Öteki’nin bize bakıp—ve boşa düşüp—geri baktığı yerdir. ‘Algoritmik bilinçdışı’ bu başarısızlığı merkeze almadıkça, evet, safdil ve geri kalmış kalacaktır: kendi camındaki eksikliği yansıtmayı reddeden bir ayna. 🔗

5 Yorum

Filed under Suni muhaberat