🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
🌀⚔️💫 IPA/FLŽM 🌀⚔️💫
Riyaların yorumu / Sigmund Freud’un kayıp elyazması bulundu: Riyaların Yorumu
Ben çocukken yani belki otuz yıl önce televizyonda her konuda atıp tutan psikiyatristler vardı, argo anlamda “artizlik” yaptıkları için bunların psikiyatrist değil “psikiyartist” olduklarını söylemiştim ve annem buna çok gülmüştü. O yıllarda annem (Hüray Fidaner) Dokuz Eylül Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Profesördü (bir gün aniden beyin tümörü çıkıncaya kadar).
Uzun yıllar sonra 2014-2016 arasında Türkiye Psikiyatri Derneği bu espriyi rezilce bir ciddiyetle hayata geçiren “Psikiyartist’i Arıyoruz” yarışmaları düzenlemiş: “Tüm üyelerimizin ruh sağlığı alanındaki uygulamalar, yaşantıları ve psikiyatri uzmanlık eğitimi konusunda eserlerini bekliyoruz. Söyleyeceklerinizi öykü, şiir, resim, müzik, fotoğraf, kısa film, karikatür gibi alanlarda üreteceğiniz eserlerle söylemeniz için davet ediyoruz.”
Ne idüğü belirsiz bir jürinin kararıyla “kazananlara” da Amerika/Avrupa “Psikiyatri Birliği” kongrelerine biletler hediye etmişler, bütün bu dernek faaliyetlerinin aslında egzotist bir mesleğin stimülasyonist zevkleri olduğunu itiraf edercesine. Yerli bir ilaç şirketinin “koşulsuz eğitim desteğiyle” düzenledikleri üçüncüden sonra bokunun çıktığını anlayıp vazgeçtikleri bu sosyal medyatik ayin saçmalığı aslında bir Yiğit Özgür karikatüründe isabetle tasvir edilmişti:
Psikiyartiz, kariyerci psikiyatristin Freudcu psikanalizin asırlık prestijini sahne tasarımı gibi kullanıp entel-dantel sanatsepet imkânlarıyla parlatılmış bir benlik vitrini kurmasına verdiğimiz addır. Başlangıç her zaman tatlı tatlıdır: edebiyat ve sinema tahlilleri, ‘insanın yarası’na dair duygulu pasajlar, seminerler ve atölyeler, öğrencilerle sıcak fotoğraflar… Bu tatlı girişte psikanalitik bilinçlendirme bir sahne dekoru gibi durur; asıl oyun, görünüş ile güdü arasındaki aralığı yönetmektir. Akış mimarisinin ritmini (sonsuz kaydırma, bildirim kadansı, değişken pekiştirme) adlandırmaktan özenle kaçınılır; çünkü o ritmi adlandırmak, sahnenin ışıklarını kısmak demektir. Onun yerine kitap yazmak, sertifikalı seminerler açmak, danışan alımını büyütmek gibi statü sembollerine yapışılır ve prestij yönetiminin bokunu çıkaracak kadar çoğaltılır. Psikiyartiz, işte bu tatlı giriş ile medyatik bozunum arasındaki ince hatta yaşar: içeride savunma düzeneklerini estetize eder, dışarıda platformların ödül–ceza ritmiyle kendini sürekli yeniden paketler.
Varyant 1: Riya yutturan psikiyartiz
Ego tavsiyecisi
Bu tip, egonun imaj danışmanı gibidir. Bastırma, yadsıma, yüceltim gibi savunmaları özenle cilalar; ‘iyi hekim–iyi insan’ imgesini pırıl pırıl sunar. Tatlı tatlı ‘anlam’ anlatır, atölye üstüne atölye açar, öğrencilerle selfie çektirir; fakat medyatik bozunumun hız–ritim–gece maruziyeti tarafını hiç adlandırmaz. Böylece kitap–seminer–danışan üçgeninde prestij yönetiminin bokunu çıkarırken asıl mesele olan zamanlayıcıya dokunmaz. Örnek: Bella Habip’in kültürel-etik vurgulu vitrin dili bu tipe cuk oturur.
Nesne taymlayncısı
Burada maharet, görünür olmanın zamanlamasını değişken pekiştirmenin ritmine bağlamaktır. Tatlı tatlı kısa içerikler, ‘sorularınızı yanıtlıyorum’ canlı yayınları, tam bildirim dalgası gelirken paylaşılmış aforizmalar… Hepsi, platformun ‘ödül geldi mi?’ heyecanını sömürür. Ekran ritmi hiç adlandırılmaz; ama prestij grafiği dikkatle yönetilir, kongre fotoğrafları ve akademik rozetler üst üste binerek bokunu çıkarır. Örnek: Atakan Yorulmaz, yayın ve canlı akışlarını bildirim dalgalarıyla senkron tutan sunum ritmiyle bu tipe örnek verilebilir.
Düşlem temsilcisi
Rüyanın arzuyu dolaylı temsil etmesi gibi, bu tip de kültürü ve günceli rüya-işlemi estetiğiyle temsil eder. Tatlı tatlı edebiyat ve felsefe anlatır; imgeler, alegoriler, ‘özne–iktidar’ gibi yüksek anahtarlar sahnededir. Fakat akış mimarisinin düğmelerini isme çağırmaz; temsilin buğusu her şeyi kaplar. Kitaplar peşi sıra gelir, seminer programları kabarır, prestij yönetimi bokunu çıkarır. Örnek: Nami Başer’in kuramsal temsil eksenine yaslanan kamusal dili.
Empati montajcısı
Empatiyi iki parçaya ayırıp montajlar: önce duygudaş bir iç çekiş, sonra serinkanlı açıklama. Tatlı tatlı iyileşme hikâyeleri paylaşılır; atölye ve danışan övgüleriyle vitrin parlar. Bildirim ritminin dikkat bölücü kadansı hiç telaffuz edilmez; ama kitap tanıtımları ve ‘konuşmacı profilleri’ rastladıkça çoğalır, bokunu çıkarır. Örnek: Agah Aydın’ın ‘görünürlük’ ve ‘iyileşme’ tonunu öne alan pop-klinik söylemi.
Yoğuşma animatörü
Kavramları tek karede yoğunlaştırır: uygarlık–bilinç–özne–iktidar bir cümlede parlar. Tatlı tatlı ‘büyük tablo’ konuşulur, salonlar dolar; ritim–kadans–otoplay yokmuş gibi davranılır. Arka arkaya kitaplar, prestijli söyleşiler, turne tadında programlar; bütün bu gösteri yığınının bokunu çıkarır. Örnek: Saffet Murat Tura’nın yüksek-soyut kurguya yaslanan vitrin estetiği.
Yerdeğiştirme otoplaycisi
Asıl çatışma daha konuşulabilir hedefe kaydırılır. Akış, öfkeyi güvenli konulara otomatik yönlendirir; kişi de tatlı tatlı ‘kültürel semptom’ anlatır. Sonsuz kaydırmanın ve autoplay’in duygu seçimini nasıl ele geçirdiği söylenmez; ama panel–podcast–konukluk trafiği prestij yönetimini şişirir ve bokunu çıkarır. Örnek: Cemal Dindar’ın kültürel-siyasal figürleri parlatarak akış zeminini gölgede bırakan anlatısı.
Varyant 2: Riya kanırtan psikiyartiz
Direnç bildirimcisi
Bildirimler konsantrasyonu delik deşik ederken bu tip, tatlı tatlı ‘sözün değeri’ ve ‘bağ kurma’ dersi verir. Gece maruziyeti, yoğunluk ve kadansın biyolojik bedeli telaffuz edilmez; buna karşılık kitap–sunu–davet zinciri prestij puanını şişirir ve bokunu çıkarır. Örnek: Bülent Somay’ın kamuya dönük örgütlenmeci kapanışlara rağmen ritim-ayar adlandırmasından uzak kalışı.
Dürtü telkincisi
Gör–iste–şimdi zincirini psikanalitik tatlandırıcıyla sunar. Tatlı tatlı ‘özgün benlik’ telkini yapılır; ama ekran ekonomisinin dürtüyü nasıl hizaladığını teknik terimlerle söylemekten kaçınılır. Buna karşılık marka iş birlikleri, eğitim paketleri, danışan yoğunluğu derken prestij yönetiminin bokunu çıkarır. Örnek: Özgür Öğütcen, kuramsal anlatımla ‘şimdi başla’ telkinini harmanlayan eğitim/etkinlik takvimiyle bu çizgiye yakındır.
Sürçme podcastçisi
Dil sürçmesini içerik yapar. ‘Yanlış anlaşıldım’ serileri, özür turları, canlı yayınlar tatlı tatlı akarken asıl bozunumun ritim kısmı yine isimsiz kalır. Kaçak akış çok izlenince devam bölümleri gelir; PR takvimi kitap ve turneyle tamamlanır, bokunu çıkarır. Örnek: Oğuzhan Nacak, adını taşıyan podcast akışında ‘yanlış anlaşıldım/ek bölüm’ estetiğini sürdüren seri formatıyla bu tipe denk düşer.
Zorlantı viralcisi
Aynı jesti, aynı öfkeyi, aynı komiği değişken aralıklarla döndürüp durur. Tatlı tatlı ‘farkındalık’ sloganı atılır; fakat değişken pekiştirmenin bağımlılık fiziği hiç söylenmez. Kısa video ve karuseller virale binince kurslar ve kitaplar arkadan gelir; prestij yönetiminin bokunu çıkarır. Örnek: Mutluhan İzmir’in çözüm-promosyon ritmine bağlanan pop akışı.
Aktarım trendcisi
Eski duygular yeni figürlere yapıştırılır, trend olur. Tatlı tatlı ‘geçmişin bugüne sızması’ anlatılır; ama platformun bu yapışmayı nasıl hızlandırdığı teknikçe söylenmez. Akademik rozetler, yüksek raflar, seçkin oturumlar derken prestij eşikleri aşırı kullanılır ve bokunu çıkarır. Örnek: Oğuz Cebeci’nin metin-merkezli aktarım okumasıyla güncele dolaylı temasları.
Karşı-aktarım clickbaitçisi
İzleyicinin öfkesini bizzat yakıt yapan kurgudur. Tatlı tatlı ‘eleştirel düşünme’ dersi verilirken başlıklarda tık dürtüsü tetiklenir; akışın kışkırtıcı mimarisi adlandırılmaz. Tepki büyüdükçe kitap–panel–röportaj zinciri büyür; prestij yönetiminin bokunu çıkarır. Örnek: Kanal ve başlık stratejisi itibarıyla Dücane Cündioğlu’nun gösteren-yoğun click dürtüsünü sürekli yüksek tutan içeriği bu tipin kardeşi gibi çalışır.
Varyant 3: Riya sokuşturan psikiyartiz
Telafi vaatçisi
Suçluluk ve utanç, yardım kampanyaları ve ‘toplumsal sorumluluk’ postlarıyla paketlenir. Tatlı tatlı telafi sözleri verilir; ama onayın şeffaflığı, çıkışın kolaylığı, hızın kısılması gibi somut ayarlar konuşulmaz. Kitap imza günü, gala konuşması, seminer sertifikası derken prestij yönetiminin bokunu çıkarır. Örnek: Genel mecrada iyi–kötü içerikleri aynı hesapta sıralayan hayırseverlik vitrini.
Yas loadingcisi
Yas, akış hızında dondurulur. Tatlı tatlı ağıtlar, şarkılı anmalar paylaşılır; fakat uykuyu ve toparlanmayı kurtaracak kadans kısıtları hiç dillendirilmez. Kısa törenler ve yayınlar tıklanır; derken vitrin büyür, bokunu çıkarır. Örnek: Kayıp anlatılarını seri içerik yapan hesapların yasın zamanını platforma bırakan kalıbı.
Özdeşim akışçısı
Geri bildirim hangi rolü alkışlıyorsa ona anında benzer. Tatlı tatlı ‘kim olmak istiyorum?’ sorusu sorulur; fakat gösterge ekonomisinin bu rol seçimini nasıl sürüklediği konuşulmaz. Sertifika duvarı, basın kupürü, ‘konferans konuşmacısı’ etiketi çoğaltılır ve prestij yönetiminin bokunu çıkarır. Örnek: Batuhan Demir, rol imgesini geri bildirimlere göre optimize eden sosyal mecra akışıyla bu tipe yerleşir.
İşleme vitrincisi
İşleme, vitrinde taklit edilir. Tatlı tatlı ‘uzun yol’, ‘iyileşme günlüğü’ serileri açılır; ama hız bizzat çalışmayı imkânsız kılar. Buna rağmen ders–atölye–kurs ajandası şişirilir ve bokunu çıkarır. Örnek: Yavuz Erten’in ders ve podcast dizilerinde kavramsal işleme retoriğinin vitrinleşmesi.
Yadsıma hashtagcisi
Kabul edilemez olana yok denir, sloganla örtülür. Tatlı tatlı ilke cümleleri atılır; ritim ve tasarımın nasıl yalan söylediği söylenmez. Trending etiketlerle görünürlük büyür; derken prestij yönetimi bokunu çıkarır. Örnek: Gündem başlıklarına şifa cümleleri yapıştıran geniş evren.
Gösteren reklamcısı
Etik, özgürlük, şefkat gibi göstergeler saf değer gibi dolaşıma sokulur. Tatlı tatlı ‘ilke’ anlatılır; ama yanıltıcı tasarımların (zor çıkış, ön-seçili onay, zaman baskısı) adı anılmaz. Konferans afişleri, ‘masterclass’ paketleri, ‘özel oturum’ biletleri birikir; bokunu çıkarır. Örnek: Dücane Cündioğlu’nun aforizma-yoğun gösteren ekonomisi bu tipin parlak vitrini olarak okunabilir.
Yüceltim aforizmacısı
Yüceltimi aforizmaya çevirir. Tatlı tatlı büyük sözler kurulur; fakat hız düşünmeyi keser. Aforizma yayıldıkça kitap dizileri, ‘tam set’ koleksiyonlar, imza turneleri devreye girer ve prestij yönetiminin bokunu çıkarır. Örnek: Erdoğan Özmen’in söz ve etik vurgusunu aforizmatik yoğunlukla taşıyan kamusal dili.
Sonuç
Psikiyartiz, tatlı tatlı psikanalitik bilinçlendirme eşliğinde başlayıp medyatik bozunumu adlandırmaktan kaçınarak ilerleyen, buna karşılık kitap–seminer–danışan üçgeninde prestij yönetiminin bokunu çıkaran bir kariyer stratejisidir. Riya yutturan varyant, savunmaları ve empatiyi cilalayarak görünüşü parlatır; riya kanırtan varyant, bildirim–trend–viral hatlarında duyguyu sömürür; riya sokuşturan varyant, telafi–yas–özdeşim–aforizma gibi paketlerle vitrini doldurur. Her üçünde de ortak olan şey, ritmi ve zamanlayıcıyı adlandırmamak; yani dikkat ekonomisinin değişken pekiştirme, bildirim kadansı, sonsuz akış gibi çıplak düğmelerine dokunmamaktır. Oysa bir toplumun gerçekten iyileşmesi için, prestij makyajını değil ritmi kısmak; göstereni değil düzeneği konuşmak gerekir. Bu makale, bihaber okura hem sahnenin dekorunu hem kulisteki mekanizmayı göstermeye çalıştı: tatlı girişlerin ardında, adı konmamış bir zamanlayıcı çalışıyor.































Geri bildirim: Riyaların yorumu | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sigmund Freud’un kayıp elyazması bulundu: Riyaların Yorumu — kurgu | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Türkiye’nin Üç Psikiyartiz Dalgası 1920~1990~2010~2025: Ünlenme Kanallarına Göre | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: IPA/FLŽM 🌀⚔️💫 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ekranımda Belirenler Tarikatı: Türkiye Muhalefetinin Algoritmik Figüranlaşma Tarihi, 2015–2026 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER