🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖
👻🪸🐈⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈⬛
“Hülyalarını köpeklere emanet etme, incilerini domuzların önüne dökme” cümlesi, değerli olanı kaba muhataplardan sakınma öğüdü gibi duyulur. Bu duyuluş dar kalır. Cümlenin asıl kuvveti, iki ayrı değerin iki ayrı hayvanî rejimde nasıl bozulduğunu göstermesindedir. Hülya köpeğe verildiğinde görev olur. İnci domuzun önüne düştüğünde doyum sınavına girer. Köpek kendisine verileni sahiplenir, korur, sınırlandırır ve onun adına saldırır. Domuz önüne düşeni yoklar, yem değerini sınar, doyurmadığında ayak altına alır ve kurcalamayı sürdürür. Bu yüzden köpek ile domuz aynı kaba hırçınlığın iki adı değildir. Köpek fazlanın saldırısıdır; domuz eksiğin saldırısıdır.
Bu ters paradoks bütün konunun merkezidir. Köpekte agresyon, fazla protein, değerli kaynak, sahiplik, görev, pay ve sınır çevresinde yükselir. Domuzda agresyon, eksik protein, eksik amino asit, tamamlanmamış doyum, uğraşılacak nesne yoksunluğu ve oral arama çevresinde yükselir. Köpek doyarak sertleşebilir; domuz doymayarak sertleşebilir. Köpeğin saldırısı dış sınıra doğru kurulur. Domuzun zarar verici teması iç mekânda, sosyal bedenin yüzeyinde, kuyrukta, kulakta, deride ve yarada yoğunlaşır. Köpek “benim payım, benim alanım, benim görevim” der. Domuz “burada yoklanacak, kurcalanacak, doyumla ilişkili bir yüzey var” diye davranır.
Bu ayrım beslenme deneylerinde somut bir zemin bulur. Köpeklerle yapılan bir çalışmada yüksek proteinli ve triptofanla dengelenmemiş rasyonlar, özellikle dominance aggression gösteren köpeklerde davranış skorlarını yükseltmiştir. Buradaki mesele yalnız etin kendisi değildir; triptofan adlı amino asidin beyinde serotonin üretimine katılması ve yüksek proteinli öğünde başka büyük nötr amino asitlerle taşıyıcı rekabetine girmesidir. Serotonin hattı zayıflayınca köpekte zaten var olan mevki, sınır ve sahiplenme duyarlılığı keskinleşebilir (🔗). Domuzlarla yapılan çalışmalarda ise düşük proteinli yemler kulak ısırma, kuyruk ısırma, belly nosing, pen arkadaşına yönelen oral manipülasyon ve agresyonda artışla ilişkilidir. Bir deneyde düşük proteinli domuzlarda belly nosing çok belirgin yükselmiş, agresyon da artmıştır (🔗). Başka bir çalışmada düşük proteinli yemlere esansiyel amino asit eklenmesi, kuyruk ısırma gibi zarar verici davranışları çevresel zenginleştirmeden daha fazla dengelemiştir (🔗).
Bu veriler birlikte okunduğunda köpek ile domuz arasındaki terslik açıklaşır. Köpeğin davranışında fazla kaynak ve fazla yetki sahnesi vardır. Domuzun davranışında eksik doyum ve yanlış yere yönelen arama vardır. Köpek etrafında kaynak belirdiğinde onu korunan, sahiplenilen, başkasına karşı savunulan bir şeye dönüştürür. Domuz eksik besin ve eksik uğraş koşulunda sosyal çevreyi ağız-burunla daha ısrarlı yoklamaya başlar. Domuz davranışını “yamyamlık” diye başlatmak hatalı olur. Başlangıç noktası yamyamlık değil, oral keşiftir. Domuz dünyayı burunla, ağızla, kökleme ve kurcalamayla tanır. Protein ve amino asit dengesi bozulduğunda bu doğal keşif zarar verici temasa taşınabilir. Yara ve kan davranışı pekiştirebilir. “Yamyamlık” kelimesi burada olayın adı değil, sosyal bedenin besinsel uyarıcıya yaklaşmasıyla beliren uç eşik olarak yer bulabilir.
Bu eşik, social grooming denen davranış ailesini de yeniden okumayı gerektirir. Hayvan topluluklarında bakım, yalama, tüy düzeltme, gagalama, burunla yoklama ve ağız teması aynı sosyal temas alanının farklı biçimleridir. Dengeli beslenme, yeterli alan ve işlenebilir çevre içinde bu temas bağ kurma, hijyen, yatıştırma ve tanıma işlevi görür. Eksik protein, eksik amino asit, sıkışık barınma ve çevresel yoksunluk içinde aynı temas yoklamaya, yoklama kurcalamaya, kurcalama yaralamaya doğru ilerler. Tavuklarda tüy gagalama ağırlaştığında deri ve yara hedef haline gelebilir. Mormon kriketlerinde protein ve tuz açlığı, sürü hareketinin içinde türdeş bedenin besin ihtimaline yaklaşmasına yol açar; protein ve tuz doygunluğu kanibalist basıncı azaltır (🔗). Bu örnekler sosyal temasın tek başına şefkat, saldırı veya oyun diye ayrılmadığını gösterir. Beslenme rejimi temasın anlamını değiştirir.
İnsan toplumunda protein açlığı bu yüzden yalnız bireysel sağlık meselesi olarak kalmaz. Protein eksikliği kasın ötesinde davranış eşiğine dokunur. Amino asit dengesi, tokluk hissi, enerji dalgalanması, sabır, dürtü kontrolü ve sosyal tahammül birbirine bağlıdır. Protein oranı düşük, ucuz kalori oranı yüksek beslenme, kişiyi tok gösteren ama doyumu tamamlamayan bir metabolik duruma sokabilir. Protein leverage hipotezi, bedenin protein hedefini tutturmak için toplam enerji alımını artırabileceğini söyler; bu durum yağ ve karbonhidratla seyrelmiş gıda ortamında sürekli atıştırma ve tamamlanmamış tokluk üretebilir (🔗). Toplum ölçeğinde bu etki büyük patlamalarla görünmek zorunda değildir. Gündelik eşiğin birkaç milim düşmesi yeterlidir. Daha kısa sabır, daha hızlı alınma, daha erken yorulma ve daha kolay kışkırtılma, geniş nüfusta sosyal havayı değiştirir.
Köpek ve domuzun insanla tarihsel bağı bu biyolojik tersliği kültürel zemine taşır. Köpek, insanla tarım öncesinde bağ kuran ilk evcil türdür. İnsan kampının çevresinde av artıkları, gece sesi, yabancı kokusu, ortak hareket ve sınır tutma üzerinden yer edinmiştir. Köpeğin kurtla bağı yalnız vahşilik imgesi vermez; sürü dikkati, alan duyarlılığı, koordinasyon ve bekçilik de verir. Köpek insanla birlikte dışarıya karşı durmayı öğrenmiştir. İnsan onu çağırır, adlandırır, görevlendirir, sahibinin yanında özneleşmiş bir hayvan haline getirir. Bu yüzden köpek agresyonu dışarıyı, yabancıyı, rakibi, ihlali ve sınırı seçer. Köpeğin kurt iması, doğrudan kana dönüş değil, kampın kenarındaki bekçi düzeninin geri görünmesidir (🔗).
Domuzun insanla bağı başka bir eşikten geçer. Domuz yerleşik hayatla, artıkla, tarımsal çevreyle ve bedenin ete çevrilmesiyle ilişkilidir. Kuzey Mezopotamya ve Çin gibi farklı bölgelerde bağımsız evcilleştirme hatları görülür; bu süreç insan çevresine yaklaşan, artığı değerlendiren, hızla büyütülen ve besi düzenine alınan bir hayvanı ortaya çıkarır (🔗). Domuz insanın yanında çoğu zaman adlandırılmış bir görevli değil, büyütülen bir bedendir. Tartılır, beslenir, çoğaltılır, kesilir. Yaban domuzunun kökleyen ve fırsatçı hafızası, besi domuzunun kapatılmış ve yemle yönetilen bedeniyle birleşir. Bu yüzden domuzda protein eksikliği, dışarıya yönelen bir sınır saldırısı gibi değil, iç mekânda sosyal bedene yönelen kurcalama gibi belirir.
Matta 7:1-6 bu iki hayvanî rejimi ahlaki yargı meselesinin ortasına yerleştirir. Pasaj önce eleştiri ölçüsünün geri döneceğini söyler. Başkasının gözündeki çapağı gören kişinin kendi gözündeki kalası fark etmesi istenir. Ardından kutsal olanı köpeklere vermeme ve incileri domuzların önüne atmama uyarısı gelir. Türkçe İncil çevirilerinde ayet, kutsal olanın köpeklere verilmemesini, incilerin domuzların önüne atılmamasını, çiğneme ve parçalama tehlikesini birlikte kurar (🔗). Yersiz Şeyler uyarlaması bunu “Hülyalarını köpeklere emanet etme, incilerini domuzların önüne dökme” diye çevirir ve iki değer türünü daha görünür hale getirir (🔗).
Bu noktada judgement ile discernment ayrımı belirir. Judgment ahlaki etiket üretir. Köpek ve domuz der, ikisini aynı kaba muhataplık sorununun adı yapar. Discernment ise iki ayrı agresyon rejimini ayırır. Köpekte değer fazlalaşır. Emanet edilen hülya görev, pay, mevzi ve sınır olur. Domuzda değer eksik kalır. Önüne dökülen inci doyum sağlamaz, ayak altına iner ve çiğneme sahnesine girer. Judgment “bunlar kötü muhataplar” der. Discernment “biri fazlanın bekçisi, öbürü eksiğin kurcalayıcısıdır” diye okur. Bu ayrım, ayetin başındaki çapak-kalas uyarısıyla birleşir. Başkasını ölçen kişi kendi ölçüsünün hangi agresyonu çağırdığını görmediğinde judgment içinde kalır. Değerin hangi muhatapta nasıl bozulacağını sezen kişi discernment düzeyine geçer.
Hülya ile inci arasındaki fark burada belirleyicidir. Hülya uçucu, yön verici, düşsel bir değerdir. Henüz katı nesne haline gelmemiştir. Köpeğe emanet edildiğinde içsel açıklığını kaybeder ve görevleşir. Görev sınır ister, sınır da ihlal eden birini üretir. İnci yoğunlaşmış, parlak, kabuk içinde oluşmuş, saklanmış bir değerdir. Domuzun önüne döküldüğünde simgesel yoğunluğu işlenmez; yem değerine göre sınanır. Bu sınavda doyum vermeyen değer ayak altında kalır. Hülya köpekte silah olur. İnci domuzda çamur olur. Bu iki cümle, beslenme deneylerinin ve ayetin aynı kavşağa geldiği yerdir.
Erkekçe ve kadınca rol makineleri bu hayvanî ayrımı toplumsal düzeye taşır. Erkekçe rol, biyolojik erkekliğe indirgenmeden, emanet, görev, sadakat, sınır, mevki ve parçalama hakkı üzerinden işler. Köpek bu rolün hayvanî bozuluşudur. Ona bir hülya verildiğinde o hülyayı koruyacağını söyler; ama koruma, hülyayı mevziye çevirir. Kadınca rol, biyolojik kadınlığa indirgenmeden, beslenme, içeri alma, beden, çamur, ayak altı ve doyum sınavı üzerinden işler. Domuz bu rolün hayvanî bozuluşudur. Önüne inci döküldüğünde değeri değer olarak taşımak yerine onu doyum rejimine sokar. Bu rol ayrımı kişileri özlerine göre yargılamaz; hangi davranış makinesinin devrede olduğunu gösterir. Bir bedende köpek rolü de domuz rolü de oynanabilir. Mesele cinsiyet değil, değerin hangi rejimde bozulduğudur.
Medyatik ortam bu rol makinelerini hızlandırır. Yersiz Şeyler’de toplumsal-medyatik bozunum, kamusallığın hususileşmesi ve yeni medyaların yetkilenme düzenlerini değiştirmesiyle açıklanır (🔗). Medyada köpek agresyonu bön temsilci figüründe belirir. Bu figür halk adına yadırgar, kişiye izah borcu bindirir, kendi şaşkınlığını yetkiye çevirir ve başkasının sözünü sınır ihlali gibi ele alır. Hülya bu figüre düştüğünde dava olur, bayrak olur, nöbet olur. Artık düşünülmez; korunur. Korunurken de linç, ifşa, haysiyet bekçiliği ve sınır savunusu doğar.
Medyatik domuz agresyonu ise doyum vermeyen değeri çiğneyen sahnelerde belirir. Duygu fetişlemesi, uzuv forsu, teşhir ve görsel dokunulmazlık bu sahnenin araçlarıdır. Yersiz Şeyler’de kadın uzuvlarının medyatik forsu ve duygu fetişlemesi, eleştiriyi bastıran, bedensel görünürlüğe dokunulmazlık veren ve sahneyi duygusal borçla kapatan bir düzen olarak işlenir (🔗, 🔗). İnci bu sahneye girdiğinde fikri yoğunluğu ya da hakikat değeriyle işlenmez. Duygu verip vermediği, teşhiri büyütüp büyütmediği, bedeni parlatıp parlatmadığı, sahnenin doyum ihtiyacına hizmet edip etmediği sınanır. Doyum üretmeyen inci, bağlamı çiğnenerek ve itibarı kemirilerek zemine indirilir.
Karı forsu bu medyatik sahnenin merkezinde durur. Bu ifade kadınları anlatan düz bir sıfat değil, kadın-imgenin teyit organı ve dokunulmazlık zırhı yapılmasını anlatan sert bir teşhistir. Kadın sesi belge yerine geçer, kadın yüzü tutanak yerine geçer, eş emeği üretim kanıtı gibi çalışır, anne acısı sorguyu geri iter, kırgınlık usulün yerini alır, haysiyet soruya karşı kalkan olur. Karı forsu değeri temizlemez; değeri sahnenin parıltısına ve dokunulmazlığına bağlayarak daha yoğun bir medyatik tahakküm üretir. Yersiz Şeyler’de bu hat, kadın-imgenin bakışı toplamasıyla birlikte soru sorma gücünü geri püskürten bir işlev kazanması üzerinden açılır (🔗). Bu yüzden karı forsu, kadınların korunması değil, kadın-imgenin değeri bloke eden bir medya aygıtına çevrilmesidir.
Eril bakış bu aygıtı kurar ve aynı anda onun karşısında borçlu hale gelir. Eril bakış önce kadın-imgeyi seçer, çerçeveler, parlatır ve arzu nesnesi yapar. Sonra bu arzu nesnesini ahlaki dokunulmazlıkla kaplar. Böylece bakış kendi kurduğu imgeye soru soramaz hale gelir. Bu düzenekte iki agresyon birlikte çalışır. Köpek tarafı, karı forsunun kolluk kuvveti olur. “Bu sahneye nasıl dokunursun, bu kadına nasıl soru sorarsın, bu haysiyeti nasıl tartışırsın” diliyle hırlar. Domuz tarafı, karı forsunun metabolizması olur. “Bu bana duygu, görüntü ve doyum verdi mi” diye sınar; vermeyen değeri çiğner. Eril bakış önce kutsallaştırır, sonra hırlatır, sonra doyum çıkmayınca çiğnetir.
Hayvan deneyleriyle medya davranışı arasındaki bağ burada doğrudan kurulabilir. Köpekte dominance aggression, medyada yetki kurma ve sınır savunusu olarak görünür. Yüksek protein ve düşük triptofan dengesi, medyada yüksek temsil ve düşük sindirim kapasitesi gibi çalışır. Çok görev, çok dava, çok haysiyet vardır; kendini ölçme, geri çekilme, usul ve bağlam azdır. Domuzda kuyruk ısırma, medyada itibar kemirmeye benzer. Kulak ısırma, sözün duyulma kanalını bozma gibi işler. Belly nosing, mahrem ve duygusal yüzeylere ısrarlı giriş biçimini alır. Oral manipülasyon, bağlamı didikleme ve küçük bir parçaya takılıp bütünü çiğneme olarak görünür. Bu eşleme, hayvana olmayan karakter atfetmeden yapılmalıdır: domuz tarafında merkezde yamyamlık değil, eksik doyumun sosyal yüzeye yönelttiği oral kurcalama vardır.
Hibrit figürler bu iki agresyonu karıştırır. Köpek-domuz figürü değer adına havlar ama değeri çamura çeker. Domuz-köpek figürü teşhir adına çiğner ama çiğnemesini ahlaki yetki gibi sunar. Fallik kadın figüründe teşhir ve uzuv forsu bekçilik hakkı kazanır; sahne hem doyum ister hem dokunulmazlık talep eder. Hanımcı baba figüründe erkekçe bekçi kendi sınırını kurmak yerine karı forsunun kapısında nöbet tutar. Böylece aynı medyatik oyuncu hem haysiyet bekçisi gibi konuşur hem bağlamı çiğner. Hem kutsal sahne kurar hem sahneden doyum bekler. Hem soru soranı parçalamaya kalkar hem sorunun içeriğini ayak altında ezer.
Bu bütünlüğün en keskin cümlesi şudur: Köpeğe verilen şey fazlalaşır ve silah olur; domuzun önüne dökülen şey eksik kalır ve çiğnenir. Köpek fazlanın saldırısıdır. Domuz eksiğin saldırısıdır. Fazla protein köpekte sınır ve hiyerarşi agresyonunu keskinleştirebilir. Eksik protein domuzda oral zarar davranışını artırabilir. Fazla yetki medyada köpekleştirir. Eksik doyum medyada domuzlaştırır. Köpek hülyayı korurken onu mevziye çevirir. Domuz inciyi işlerken onu doyum sınavına sokar. Judgment bu farkı ahlaki etiketlerle kapatır. Discernment, değerin hangi açlık rejiminde nasıl bozulacağını ayırt eder.
Bir toplumun saldırganlığı yalnız fikirlerin sertliğinden doğmaz. Beslenme düzeni, sosyal temasın şiddetlenmesi, evcil hayvanların tarihöncesi hafızası, kutsal metindeki hayvan ayrımı, cinsiyetlenmiş roller, medyatik karı forsu ve eril bakış aynı hatta çalışır. Köpek, fazla payın ve fazla yetkinin bekçisidir. Domuz, eksik doyumun ve yanlış nesneye yönelen aramanın kurcalayıcısıdır. Hülya köpeğe emanet edildiğinde görevleşir. İnci domuzun önüne döküldüğünde yemleşemediği için ayak altına iner. Değerin kaderi, değerin yüksekliğinden çok, düştüğü açlık rejiminin biçimiyle belirlenir.






























Geri bildirim: The Dog Is the Attack of Excess, the Pig Is the Attack of Lack – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Phantomoperand 👻🪸🐈⬛ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER