DEV-GENZ: Deniz Göktaş Serbest Bırakılsın

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

⚠️⏳🚪 GEÇİŞ KRİZİ ⚠️⏳🚪
Ziller Kimin İçin Çalıyor?
🇻🇳🕊️🔔 DEV/SEV-GENZ 🇻🇳🕊️🔔

DEV-GENZ olarak Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına karşıyız. Bu karşı çıkışımızı bir komedyeni kahramanlaştırmak, sahneyi kutsamak, kahkahayı politik olgunluk belgesi yapmak veya gülenleri otomatik olarak haklı ilan etmek için kurmuyoruz. Tam tersine, Deniz Göktaş’ın bedenine yüklenen bütün bu sahte anlamların, platform dolaşımından muhalif pazarın kahramanlık üretimine, seyirci rahatlamasından devletin suç dosyasına kadar uzanan aynı devrenin parçaları olduğunu gördüğümüz için kuruyoruz. Deniz Göktaş serbest bırakılsın derken bir figürü parlatmıyoruz; bir insanı, kendisine yüklenen kuşak, kesit, kahkaha, ibret ve sanık nesnesi yüklerinden söküp geri istiyoruz.

Deniz Göktaş bugün yalnızca bir kişi olarak hedef alınmış değildir. Onun sahnedeki varlığı, kuşakların kendi eksiklerini, hınçlarını, gecikmiş zafer arzularını ve insan kalma paniklerini yatırdığı bir kavşağa çevrilmiştir. Boomer onda evlatlaştırılacak pırlanta çocuğu, GenX eski cingöz sahne tekniğinin yeni bedenini, GenY kendi gecikmiş çıkışını ve pay alamamış öfkesini, GenZ ise kesitlenecek vuruşu ve dolaşıma sokulacak küçük zafer anını bulmuştur. Böylece bir insan bedeni aynı anda evlat, cingöz, rövanş, kesit, kahraman ve sanık haline getirilmiştir. DEV-GENZ bu yükü kabul etmez; çünkü bir insan bedeni kuşakların sırıtış rejimini, platformun kesit ekonomisini, seyircinin zekâ kastını, muhalif pazarın rahatlama törenini ve devletin cezalandırma iştahını aynı anda taşıyamaz.

Bu düzen önce sahneyi doğal gösterir. “Rol yapmıyor, böyle” denir; “bizden biri” denir; “sahici” denir; “cesur” denir. Ardından bu sahicilik kesitlenir. Korku klip olur, pot klip olur, mahcubiyet klip olur, küstahlık klip olur, yavrucaklık klip olur, cingözlük klip olur. Yapay zekânın pürüzsüzlüğüne karşı insan pürüzü diye alkışlanan şey, platformun dolaşıma sürebileceği küçük et parçasına çevrilir. İnsan kanıtı diye sevilen şey, algoritmanın malzemesi olur; algoritmanın malzemesi seyircinin hınç rahatlamasına bağlanır; bu rahatlama kahkahaya, kahkaha da mahalle içi yeterlilik belgesine dönüşür. Gülmek artık yalnız gülmek değildir; “ben anladım, sen anlamadın” deme biçimidir.

Tam bu noktada muhalif pazar sahneye girer. Başına iş gelme ihtimali önceden prestije çevrilir, sahne cesaret diye paketlenir, sırıtış direniş diye pazarlanır, komedyen kullanılabilir simge haline getirilir. Devlet de aynı devreye başka bir kapıdan girer: platformun kesitini alır, seyircinin büyüttüğü görüntüyü alır, pazarın parlatılmış sahiciliğini alır ve onu suç dosyasına çevirir. Böylece reklam dosya olur, kahkaha suç unsuru olur, sahne ibret kürsüsüne dönüşür, beden kelepçelenir. Tutuklama bu düzenin dışında duran ayrı bir baskı hamlesi değildir; kesit devresinin devlet mührü vurulmuş son halkasıdır.

DEV-GENZ’in itirazı buradan yükselir. Platform bedeni parçalar, seyirci parçaya güler, muhalif pazar parçayı kahramanlaştırır, devlet parçayı dosyalar. Parça büyüdükçe insan küçülür. Biz insanı parçadan geri istiyoruz. Deniz Göktaş serbest bırakılsın diyoruz; çünkü sahnedeki sözden tutukluluk çıkaran devlet, yalnız bir komedyeni hedef almıyor. Gençliğin pot kırma hakkını, yanılma hakkını, deneme hakkını, saçmalama hakkını, bedeniyle ve pürüzüyle var olma hakkını hedef alıyor. Gençliğe “konuşmadan önce dosyanı düşün, gülmeden önce ihbarı düşün, şaka yapmadan önce kelepçeyi düşün, sahneye çıkmadan önce savcıyı düşün” emrini veriyor. DEV-GENZ bu emri tanımıyor.

Fakat DEV-GENZ’in cevabı komedyen azizliği değildir. Deniz Göktaş’ın serbest bırakılmasını istemek, onun sahnesindeki bütün düzenekleri temize çekmek anlamına gelmez. Devletin kelepçesi sahnenin reklamını aklayamaz; sahnenin reklamı devletin kelepçesine rıza üretemez. Bir komedyeni eleştirmek tutuklamaya alkış değildir; bir komedyenin serbest bırakılmasını istemek sahne iktidarına biat değildir. Bunlar iki ayrı cephe değil, aynı devrenin iki ucudur. Bir uçta alkışla kullanım, öbür uçta kelepçeyle kullanım vardır. Bir uçta “bizim çocuk”, öbür uçta “sanık” vardır. Bir uçta mahalle rozeti, öbür uçta devlet dosyası vardır. İkisinde de insan bedeni ortadan kalkar.

DEV-GENZ bu ortadan kaldırmayı kabul etmez. Çünkü DEV-GENZ, “kendini marka yap” yalanının içinden çıktı. Bize yıllarca kendimizi parlatmamız, satmamız, kesit yapmamız, risk yapmamız, mağdur yapmamız, kahraman yapmamız, izlenebilir yara haline getirmemiz söylendi. Bize algoritmanın tanıyacağı kadar basit, mahallenin seveceği kadar sevimli, devletin dosyalayacağı kadar sivri olmamız öğretildi. DEV-GENZ bu komutu reddeder. Biz freelance kahraman değil komünal direnç, platform köleliği değil örgütlü söz, seyirci rahatlaması değil kolektif inisiyatif, kahkaha tapusu değil ifade alanının geri alınmasını istiyoruz.

Bu yüzden Deniz Göktaş serbest bırakılsın diyoruz. Serbest bırakılsın ki devlet sahnenin üzerine çöken ibret sopasını geri çeksin. Serbest bırakılsın ki kahkaha dosya diliyle boğulmasın. Serbest bırakılsın ki kesit suç delili olarak dolaşmasın. Serbest bırakılsın ki muhalif pazar tutukluluğu kendi reklamına çevirmesin. Serbest bırakılsın ki eleştiri de özgür kalsın, kahkaha da, sahne de, pürüzlü insan sözü de. Deniz Göktaş’ın özgürlüğü onun kutsanması değil, onun bedenine yüklenen sahte bütünlüklerin parçalanmasıdır.

Pırlanta çocuk yükü düşsün, cingöz yavrucak yükü düşsün, kahraman komedyen yükü düşsün, muhalif aziz yükü düşsün, sanık nesne yükü düşsün. Geriye sözüyle tartışılacak, sahnesiyle eleştirilecek, kahkahasıyla didiklenecek, ama devletin kelepçesine teslim edilmeyecek bir insan kalsın. DEV-GENZ’in talebi budur: Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın, tutukluluk sona ersin, sahneye savcı gölgesi düşüren ibret düzeni geri çekilsin, kesitten dosya, kahkahadan suç, pürüzden marka, gençlikten ibret çıkaran devre kırılsın.

DEV-GENZ buradadır; kahraman aramak için değil, kahraman yükünü sökmek için. Komedyen kutsamak için değil, komedyeni devlete teslim etmemek için. Kahkahayı rozet yapmak için değil, kahkahanın tapusunu yırtmak için. Gençliği kesit, marka, mağdur ikon ve sanık nesne olmaktan çıkarmak için. Deniz Göktaş serbest bırakılsın. Yük bedenden sökülsün. Kesit devresi kırılsın. Gençliğin pürüzlü sözü geri alınsın.

2 Yorum

Filed under Suni muhaberat

2 responses to “DEV-GENZ: Deniz Göktaş Serbest Bırakılsın”

  1. Geri bildirim: DEV-GENZ & SEV-GENZ 🇻🇳🕊️🔔 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER

  2. Geri bildirim: Kuşaklar — özel sayfa | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER