Kast Mafyası: Ödülle Beslenen Tehdit Düzeni

(playlist)

🦋🤖 Robo-Spun by IBF 🦋🤖

👻🪸🐈‍⬛ Phantomoperand 👻🪸🐈‍⬛

Kast mafyası önce kastetmekle işe başlar: Kişinin sözüne, bakışına, susuşuna veya davranışına onun yerine anlam ve niyet yükler. Bu müdahale her zaman suçlama biçiminde gelmez; bazen kişiye yüce, çekici, güçlü, yetenekli, vazgeçilmez veya seçilmiş olduğu söylenir. Olumlu görünen bu anlamlandırmanın negatif yüzü, kişinin kendi anlamı üzerindeki yetkisinin yine gasp edilmesidir. ‘Sen tehlikelisin’ hükmü kadar ‘Sen özelsin’ hükmü de dışarıdan kurulmuş bir kast olabilir. İlki kişiyi aşağılayarak, ikincisi egosunu besleyerek aynı sonucu üretir: Kişi artık kendi kastını değil, kendisine kast edilen anlamı taşımaya başlar. Övgü, burada hakaretin karşıtı değil, daha rahat kabul edilen biçimidir; çünkü kişi kendisine yüklenen olumlu anlamı korumak uğruna kendi çelişkilerini, sınırlarını ve gerçek arzusunu gizlemeye razı olur. Kast mafyası önce sana iyi veya kötü bir anlam kasteder; sen kendi kastında ısrar ettiğinde ise anlamına yönelttiği kastı giderek hayatına doğru genişletir.

Yüklenen anlam ardından cast işlemine dönüşür. Kast ajansı kişiyi yalnızca tehdit, dışlama ve kötüleme yoluyla hazır bir role sokmaz; rolün çevresine arzulanan bir hayat da kurar. Başrol olarak cast edilen kişiye para, görünürlük, övgü, çevre, cinsel ve duygusal erişim, özel davetler, korunma ve statü verilebilir. Bu olumlu akışın negatif gerçek yüzü, sunulan hayatın kişiye değil role ait olmasıdır. Para maaş gibi görünürken tasma, ilgi sevgi gibi görünürken gözetim, erotik bolluk özgürlük gibi görünürken role bağlı sadakat primi hâline gelir. Kişi rolünü terk ettiğinde yalnızca işini değil, rol etrafında kurulmuş bütün hayatını kaybetme ihtimaliyle karşılaşır. Kast ajansı böylece açıkça ‘Bu rolü oynayacaksın’ demez; ‘Bu rolü oynadığın sürece istediğin her şeye sahip olabilirsin’ der. Teklifin içinde tehdit hazırdır: Sahip oldukların senin mülkün değil, cast sözleşmesinin geçici aksesuarlarıdır. Sana hayat vermez; rolünün hayatını finanse eder. Seni başrole çıkarır ki sahneden inişin ölüm gibi görünsün. Castini yükselttikçe kastını sabitler; rolünü bırakmaya yöneldiğinde ise önce geçimine, ardından itibarına, çevrene ve nihayet canına kasteder.

Rolün verilmesi yetmez; kişiye kastırılması gerekir. Negatif kastırma, kişiyi baskı, gözetim, kışkırtma ve korkuyla gererek kendisine biçilen karakteri doğrulatır. Pozitif kastırma ise aynı gerilimi hırs, başarı, aşk, haz ve kendini gerçekleştirme görüntüsü altında üretir. Kişi daha fazla para, alkış, sevgili, nüfuz veya yakın plan elde etmek için rolünü gönüllü biçimde yoğunlaştırır; daha sert, daha güzel, daha cesur, daha mağdur, daha komik veya daha kudretli görünmeye çalışır. Bu gönüllü performansın negatif yüzü, kişinin kendi bedeninin gardiyanına dönüşmesidir. Her sözünü puanlar, her jestini düzeltir, rolüne uymayan duygularını bastırır ve dışarıdaki ajansın yapacağı işi kendi üzerinde uygular. Ödül onu gevşetmek yerine daha fazla kastırır; çünkü ödül arttıkça kaybedilecek hayat da büyür. Böylece haz akışı özgürleştirmez, kasları daha sıkı bağlayan görünmez bir gerilim üretir. Ego şişer, hareket alanı daralır; beden beslenir, irade aç bırakılır. Kast mafyası seni besler gibi yapar, gerçekte rolü seninle besler. Sana haz verir, sonra hazdan vazgeçemeyecek bir beden üretir. Rolünü kastırdıkça hayatını role yatırır; rol bozulduğunda yatırdığı hayatı senden tahsil eder.

Ardından kast-rasyon başlar: Kişi cast edilir, performansı rate edilir, rasyonu rolüne uygunluk derecesine göre dağıtılır ve role sığmayan tarafları kastrasyona uğratılır. Pozitif yüzünde bu sistem prim, terfi, şöhret, güven, aşk, fırsat, lüks ve korunma dağıtır. Negatif yüzünde aynı şeyleri koşullu, geri alınabilir ve karşılaştırmalı hâle getirir. Prim aynı zamanda kesilebilecek primdir; şöhret unutulma korkusunu, sevgili terk edilme ihtimalini, çevre yalnız bırakılmayı, korunma ise korumasız bırakılma tehdidini taşır. Başrole geniş bir görünürlük ve hata rasyonu verilir, fakat bu genişlik onun sürekli başrol gibi davranmasına bağlıdır. Figürana küçük bir pay sunulur ve bu küçük payı kaybetmemesi için kendi küçüklüğünü oynaması beklenir. Kast-rasyon bu nedenle yalnızca cezalandırarak eksiltmez; önce besler, sonra beslenme kanalını kişinin boğazına yerleştirir. Verilen her şey, geri çekilme ihtimali sayesinde yönetim aracına dönüşür. Rasyonunu artırırken iradeni eksiltir; sana daha çok şey verirken senden daha çok şey keser. Ödülü peşin verir, cezayı role bağlar. Pozitif müdahale böylece canına kastın peşinatına dönüşür: Önce hayat payını role bağlar, ardından rol dışına çıkan hayatı fazla ve feda edilebilir ilan eder.

Bu olumlu ve olumsuz müdahaleler birleştiğinde geçici cast, kalıcı bir kast sistemine dönüşür. Kişi aynı rol üzerinden yıllarca beslendikçe rolü kendi özü sanmaya başlar. ‘Bana bunu oynattılar’ yerine ‘Ben zaten buyum’ der; çünkü benliğini rolün sağladığı para, haz, ilişki ve statüden ayırması giderek zorlaşır. Pozitif yüzünde bu süreç kimlik, aidiyet ve başarı sunar. Negatif yüzünde ise kişinin geçmişini, arzusunu ve gelecek ihtimallerini tek bir karaktere hapseder. Verilen kimlik aynı zamanda başka türlü yaşama imkânının kesilmesidir. Kişi yalnızca sistem tarafından tanınmak için rolünü sürdürmez; rol dışına çıktığında kendisini tanıyamamaktan da korkar. Böylece dışsal cast içsel kasta, maddi ödül psikolojik bağımlılığa ve başarı hikâyesi geriye dönük bir esaret anlatısına dönüşür. Kast mafyası kişiyi vazgeçilmez ilan ederken yerine geçecek kişiyi de hazır tutar. ‘Seni biz yarattık’ sözü, olumlu yüzünde takdir; negatif yüzünde mülkiyet iddiasıdır. Kişiye verilen her şey bir borca, her borç sadakat talebine, her sadakat talebi de rol dışına çıkışta uygulanacak cezaya çevrilir. Rolüne sadık kaldıkça yaşatır; kendi kastında ısrar ettiğinde canına kasteder.

Bütün bunların toplamı kast mafyasıdır: Kişinin ne kastettiğini belirleyen, ona çekici bir rol veren, rolü para ve çeşitli fetişlerle besleyen, bu beslemeyi performansa bağlayan ve her armağanın içine geri çekilme tehdidini yerleştiren anlam, görüntü ve erişim rejimi. Mafya burada yalnızca açık şiddet uygulayan bir örgüt değildir; ödül ile cezayı birbirinden ayırt edilemez hâle getiren dayanışmadır. Para veren el aynı zamanda musluğu tutar; egoyu okşayan bakış itibarı geri çekebilir; erotik ve toplumsal imkân sağlayan çevre kişiyi bir gecede yalnızlaştırabilir; koruyan ağ, korumasını kaldırarak hedefi açığa çıkarabilir. Negatif müdahale böylece pozitif müdahalenin arkasına saklanmaz; onun içine yerleşir ve onun aracılığıyla işler. Para akıtırken çıkış yolunu kurutur. Övgü verirken kendi sesini kısmayı öğretir. Korurken korumasız bırakılabilecek bir hedef üretir. Sevdirirken terk edilme korkusunu büyütür. Hayatını genişletirken hayatının bütün kapılarını tek bir role bağlar.

Kast mafyası önce kişiye güzel veya çirkin bir anlam kasteder; sonra onu bu anlamın oyuncusu olarak cast eder; para, ego, haz ve erişimle rolü ona kastırır; performansını puanlayarak rasyonunu artırır veya azaltır; role sığmayan taraflarını kast-rasyonla keser ve geçici rolü kalıcı kasta dönüştürür. Kişi kendi kastında ısrar ettiğinde ödül kanalları daralır, çevresi çözülür, itibarı aşınır ve önceden armağan gibi sunulan her şey ceza aracına çevrilir. Önce sana bir anlam kasteder, sonra seni o anlama cast eder; rolü ödülle kastırır, payını kast-rasyonla bağlar ve rolünden çıktığında canına kasteder. Kast mafyasının pozitif müdahalesi, negatif müdahalenin ertelenmiş, süslenmiş ve kişinin arzusuna bağlanmış biçimidir: Önce rolün çevresinde arzulanan bir hayat kurar, sonra bu hayatı kaybetme korkusuyla kişiyi rolüne bağlar; kendi kastını geri almaya kalktığında ise önce geçimine, itibarına ve çevresine, sonunda canına kasteder.

4 Yorum

Filed under Suni muhaberat