Berrak mavi rüzgarlar kalbimin kapısına vursa da
Gülümsüyorsun sadece sen, dosdoğru bana bakıp
Kapılmışsın özlemine tutunulacak bir şeylerin
Yazgısından henüz bihaber masum gözlerin
Ama bir gün fark edeceksin ki omuzlarının üzerinde
Güçlü rüzgarlar rehberlik eder senin uzak geleceğine
Zalim bir meleğin tezi bir gün uçar pencereden
Hatrını aldattıysa taşkın yanan pathos istemeden
Gökyüzünü kollarına al ve parla genç çocuk, efsane ol
İster misin bir yıldızda takılmak
Eve kavanozda ayışıkları taşımak
Ve şimdikinden daha zengin olmak
Yoksa dünyaya mı gitmek istersin
Dünyalı yaratık olabildiğince yalındır
Senin benim gibi eşsiz biri değildir
Bedenleri bir sürü farklı şekildedir
Şempanze ve maymuna akrabaymış derler
Ama sen gene benim tavsiyemi dinlersen
Mutlu olabilirsin dünyada
Veya ister misin bir yıldızda takılmak
Eve kavanozda ayışıkları taşımak
Ve şimdikinden daha zengin olmak
Takılabilirsin bir yıldızda
Takılabilirsin bir yıldızda
Books we’d buried have blossomed
They’ve organized the spring
Outside of police offices
Darkblue green yellow
They’ve organized the spring
I forgot what their names were
Was it Özenç, Hıdır or Lale?
I forgot what their names were
Was it İlyas, Soner or Nergis?
Was it Karanfil, Nuray or Eren, my friend
They’ve organized the spring
Violets and basils in cipher
They’ve organized the spring
Distribute a communique in broad daylight
In the police chief’s garden
In his balcony, on his window, my friend
They’ve organized the spring
I forgot what their names were
Was it Özenç, Hıdır or Lale?
I forgot what their names were
Was it İlyas, Soner or Nergis?
Was it Karanfil, Nuray or Eren, my friend
They’ve organized the spring
They’ve entered the flower pots
They’ve wrapped the concretes
Their names’ve become a vine
Sculpting the universe with their glass fingers
They’ve organized the spring
Flurry in the country, in the hills, in the daisies
They’ve organized the spring
I forgot what their names were
Was it Özenç, Hıdır or Lale?
I forgot what their names were
Was it İlyas, İbo or Nergis?
Was it Hüseyin, Yusuf or Deniz, my friend
They’ve organized the spring
Was it Cevahir, Ulaş or Mahir, my friend
They’ve organized the spring
Ayakta durdum karanlık sokağa gelip
Ve izledim o adamın yabancı oluşunu
Sırf ışığı yakınca beni bildiğini düşünürsün
İşte oda aydınlandı, kızıl tehlike
Karıştırır, dolaştırır
Yeni hayat, yeni hayat
İşletir, üretir
Yeni hayat, yeni hayat
Başka bir yere geçişler olur
Zaman daha yavaş aksın diye
Özellikler kaynaşır, gölgen kızıldır
Gördüğüm bir film gibi, göster bana
Karıştırır, dolaştırır
Yeni hayat, yeni hayat
İşletir, üretir
Yeni hayat, yeni hayat
Yüzün saklı ve menzilden çıktık
Bu yol da hiçbir yere götürmez ki
Kapıdaki yabancı önceden nasılsa öyle
Yani bu soru hiçbir yere yanıt vermez ki
Karıştırır, dolaştırır
Yeni hayat, yeni hayat
İşletir, üretir
Yeni hayat, yeni hayat
Ayakta durdum karanlık sokağa gelip
Ve izledim o adamın yabancı oluşunu
Sırf ışığı yakınca beni bildiğini düşünürsün
İşte oda aydınlandı, kızıl tehlike
Bir Cuma gecesiydi, evlenmemizden birkaç yıl geçmişti Benim koca işten geldiğinde, her zamanki gibi dedim ki: “Çayın masanın üstünde, temiz giysini rafa koyacağım Banyon birazdan hazır olur, gelip sırtını ovacağım”. Beni pek nazikçe öpüp dedi ki “Söyleyeyim dümdüz — Benim makinaya verdiğim hizmet senin eline su dökemez”.
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Ondan sonra konuşmaya geçtik, nasıl hissettiğimi anlattım Bir üretim bandı nizamıyla onu nasıl yürüttüğümü anlattım. Çünkü neticede sağlayan benim, bu enerji kaynağını (Oysa eksik etmez benim biftek yemeğime şakşakçılığını) Onun üstündeki herşey pırıl pırıl çünkü ben bakar temizlerim Sorsanız onun makine aletinden daha iyisini göremezmişim…
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Çalışma şartlarımı bilseydiniz ağarırdı saçlarınız Günde yirmidört saat çağrılabiliyorum işte anlarsınız. Gerçi avantajları severim gece boyu çalıştığım zaman Çünkü tatmin oluruz — en azından o olur bense kimi zaman. Tam üretimi sürdürürsem bir iki tane çocuğum olur İleride bir patrona harcayacak yeni emek gücü olur…
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Hakikate uyanmaya başladım sonra: onu böyle düzgün tuttuğumdan Patron iyi bir kazanç çıkarır hem benden hem de ondan Bunu duyunca öfkelendi sağlam bir sendikalı olduğundan İkimiz de sıkı çalışıp tek kişilik bir aylık aldığımızdan Dedim ki “Yarı-zamanlı paketleme işi de yapıyorum unutma! Üç kişiye çalışıyorum sevgilim, patronuma, patronuna ve SANA….
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Biraz koyun gibi baktı ve dedi ki “Bugünden sonra Arkadaşlarla bakalım ne yapabiliriz eşit aylıkla. Bir ev kadını sendikası ister misin, nasıl olur aylık almak Aşçı ve temizlikçi olarak, hemşire ve bakıcı olarak?” Dedim ki, “Acele etme sevgilim, paylaşırsan evdeki angaryayı Ben de vakit bulabilirim vermek için kendi savaşlarımı”.
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Sık sık dinledim seni patronları indirmekten söz ederken Bunu asla yapamazsın kardeşim BANA patronluk taslarken. Kadınlar mücadeleye katılana kadar, evli, bekar, beyaz ve siyahlarla Gözleri bağlanmış gibi savaşırsın, bir kolun da sırtında. Ve mesaj karşıya ulaştı, nihayet o da farkına vardı ki Kızkardeşlere iktidar vermek sınıfa iktidar vermek olmalı….
Dedim ki, “Ben senin küçük kadının, tatlın, canın değilim Ücretsiz bir ücret kölesiyim, ben bir bakım mühendisiyim”.
Baba uçtu ummanın ötesine Hatırası kaldı geriye Aile albümünde bir resim Baba başka ne bıraktın bana? Baba ardında ne bıraktın bana? Neydi ki, anca duvarda bir tuğla Neydi ki hepsi, anca duvarda tuğlalar
31’inci yüzyıl, Ulysses dev Tepegöz’ü öldürerek çocukları ve oğlu Telemachus’u kurtardı. Ama Olimpos’un kadim tanrıları öfkelenerek onu korkunç bir intikamla tehdit etti:
Poseidon: Ölümlüler, Tanrılara baş kaldırırsınız? Bilinmez yıldızlar arasında dolaşmaya mahkûm ettim sizi. Hades Krallığını buluncaya dek bedenleriniz taş gibi cansız kalacak.
Sherka: Ulysses, Dünya’ya dönüş yolu hafızamdan silindi.
Telemachus: Baba, ah, baba!
Ulysses: Oğlum yaşıyorsun.
Ulysses, Ulysses,
süzülür tüm galaksilerden geçer,
Dünya’yı arar,
geceye doğru uçar.
Ulysses, Ulysses,
kötülük ve tahakkümle savaşır,
tüm gücüyle,
ve bütün kudretiyle.
Ulysses, kimse yapamaz senin yaptığın işleri.
Ulysses, gökyüzünden düşen yıldırım gibi.
Ulysses, her zaman şer kuvvetlerle savaşarak herkese barış ve adalet getirir.