Herkes
Buralarda herkes
Herkes çok yakın
Ne oluyor?
Ne oluyor?
Herkes
Herkes çok yakın
Herkeste korku var
Tutunuyor
Tutunuyor
Tutunuyor
Tutunuyor
Tutunuyor
Herkes
Buralarda herkes
Herkes çok yakın
Ne oluyor?
Ne oluyor?
Herkes
Herkes çok yakın
Herkeste korku var
Tutunuyor
Tutunuyor
Tutunuyor
Tutunuyor
Tutunuyor
Eylül 2013
Barış: Selam Uğur, bunları okudun mu? Jorge Cham’ın CERN ziyareti. Okumadıysan oku, devrime hazırlanıyoruz :)
Uğur: Zamanında çok yazı var diye okumamıştım. :-) Eğlenceli bir seyahat olmuş. Proton buch‘larının serçe parmak büyüklüğünde bir alana odaklandığını bilmiyordum, ben o alanı daha küçük sanıyordum. Lakin, belirsizlik ilkesi aynı anda yapılan konum ve momentum ölçümlerinin sonuç dağılım genişliklerinin çarpımlarının belli bir limitten küçük olamayacağını söylüyor. LHC’deki deneylerde parçacıkların yörünge (konum) ve momentumları ölçülüyor ama belirsizlik ilkesince konulan hassasiyet limitinin onları ırgaladığını hiç zannemiyorum. Belirsizlik ilkesi biraz bağlam dışı. Keza, ‘kuantum fiziğinde her şey mümkün’ gibi laflardan sakınmamız lazım. :-) Laylay… Higgs bulunmadan önce Higgs’e dair yapılmış muhabbetleri okumak da ilginç. :-) Devrimden sonra ne yapacağız? :-)
Tom Hale — 6 Mart 2017 — iflscience.com
Fukuşima’da 4 trilyon yen’lik (35 milyar $) temizlik pek iyi gitmiyor. Eski nükleer santral, içeri gönderilip her seferinde bozulan uzaktan kumandalı sondalar yüzünden hızla robot mezarlığına dönüyor.
Fukuşima Daiichi nükleer santral reaktörlerinin üç tanesinde 2011’deki deprem ve tsunamiyi müteakip erimeler oldu. Altı senedir Tokyo Elektrik Enerjisi Şirketi (TEPCO) hâlâ yayılımdan etkilenen harabenin enkazları arasında 544 tonne‘luk (600 BE tonu) erimiş nükleer yakıt çubuklarını bulup ortadan kaldırmaya çalışıyor. Fakat bu tehlikeli gayretle görevlendirilen uzaktan kumandalı robotlar her seferinde bozuluyor.
“//” işareti Kantçı geçersizleme işlecidir, Hegelci kapsayarak aşma işlecinin (Γ) karşıtıdır. Bu ikililerin her birisinin adeta true // false gibi aşkınsal bir eksen oluşturduğunu belirtir.
Önceki bir yazıda yer verdiğim iki grafik arasındaki geçişi incelemek istiyorum. Sözcük çiftlerini belirtmek için sembolik kelimeler kullandım. Hangi kelimenin hangi sözcük çiftini (ya da üçlüsünü) belirttiğini sağ yandaki Lejand’da görebilirsiniz.

Bu grafiği (100+) Lejand’a göre şöyle yazmalıyız:
100+ : (Belirlenim // Bulum) // Olan
Ama incelemeyi basitleştirmek için Olan terimini gözardı edeceğim. Çünkü 100+ ile 60+ arasında sadece Belirlenim // Bulum kısmı değişiyor. Olan kısmı değişmiyor.
100+ : Belirlenim // Bulum
Olan kısmı 60+’dan 50+’ya geçilmesiyle birlikte (aşağıdaki son iki grafik arasında) tam ortasından yarılıyor. Aynı anda Bulum da tam ortasından yarılıyor. O konuyu bu yazının dışında bırakıyorum. Okumaya devam et
bir zamanlar bir hacker varmış. bir ekip arkadaşı arıyormuş. hakiki bir hacker bulabilmek için bütün dünyayı dolaşmış ama karşısına çıkan her programcıda eksik bir şeyler oluyormuş. o da umutsuzca hackerspace’e dönmüş.
fırtınalı korkunç bir gece, hackerspace’in kapısı çalınmış. furkan kapıyı açmış, fakat o da ne? kapıda yağmurdan perişan zavallı bir öğrenci duruyormuş, üstelik bu arkadaş gerçek bir hacker olduğunu söylüyormuş.
“eh anlarız bakalım” deyip, gizlice bilgisayarındaki işletim sisteminin kerneline bir bug saklamışlar, üstünde de 20 tane API, 20 tane GUI koymuşlar.
ertesi sabah “nasıl gidiyor, bilgisayardan memnun musun?” diye sormuşlar, o ise “ah korkunç bir şeydi! allah bilir ne var bu makinede dedim… bütün gece uğraştım… ama sonunda buldum” deyip önce bug’ın ne olduğunu, sonra da 20 tane API ve 20 tane GUI’nin nasıl işlediğini anlatmış.
böylece anlaşılmış ki hem bu kadar nazlı ve narin hem de bu kadar inatçı ve sabırlı olduğuna göre bu arkadaş gerçek bir hackerdır! böylece bizim hacker da onu ekibine almış, dillere destan projeler yapmışlar. bulduğu bug’ı da hackerspace’in web sitesindeki sanal müzeye koymuşlar…
Nisan 2012’de yazıp list@istanbulhs.org’ye gönderdiğim bir masal.
Işık Barış Fidaner
Mycorrhizae ağları (mikorize paylaşım ağları, “Ormanların İnterneti” adıyla da bilinir[1]) tek tek bitkileri birbirlerine bağlayarak su, karbon, nitrojen ve diğer besin ve mineralleri ileten mycorrhizae mantarlarının kurduğu yeraltı hypha ağlarıdır. Bu ağların biçimlenmesi bağlamlarla bağıntılıdır, toprağın verimi, kaynaklar bulunması, evsahibi ya da myco-ortakyaşar genotipi, düzensizlik ve mevsim değişimleri gibi faktörlerin [*] nüfuzu altındadır.[2]
İçindekiler
1) Mycorrhizae ağları yoluyla iletilen muhteva
2) Mycorrhizae ağ tipleri
3) Mycorrhizae ağların bitkilere getirdiği faydalar
4) Mycorrhizae ağları ve mycoheterotropik ve mixotropik bitkiler
5) Mycorrhizae ağlarının orman topluluğu düzeyindeki önemi
6) Atıflar
7) Dış bağlantılar
Daha onbeş yaşındaymış
Berkin derlermiş ona
Akşamüstü saat beş civarında
Nazım’ın ülkesinden kardeşimiz
Oradaki polis onu öldürmüş
İsmini hatırla: Berkin Elvan
Şiddet her zaman kızkardeşidir Devlet’in
İster burdakiler ister Erdoğan göndersin
Size de okulda düşmanlar var diye mi
Öğrettiler ötesinde Ege denizinin?
Koyunlaştıran milliyetçi pis dükkan
İster Türk olsun isterse Yunan
Kitapları da birbirini tutmaz
Bu sistem boğazımızı bırakmaz
Bizi kategorilerle ayırıp bölerler
Köleler çok ama az olmalı efendiler
Alexis’e rastlarsan gittiğin yerde
Bize göre o yaşıyor, ona söyle
Kardeşimsin, bu doğru kelime
Sintagma’dan gelip de Gezi’ye kadar
Daha onbeş yaşındaymış
Berkin derlermiş ona
Daha onbeş yaşındaymış
Nazım’ın ülkesinden kardeşimiz
Daha onbeş yaşındaymış
Oradaki polis onu öldürmüş
Daha onbeş yaşındaymış
Şiddet her zaman kızkardeşidir Devlet’in
Ve Pavlos’u görürsen o dünyada
Eski bir dosttur, konuş onunla
Ve faşistler varsa orada da
O seni koruyacak, sakın korkma
Bu gece Boğaziçi sahili yansın
Denizciler ağlar geçen vapurlarda
Allah ve Şeytan’ın ebedî zar oyununda
Kötü gelen zarla verdiler bizi kumarda
Ankara’dan gelen haberleri duydum
ODTÜ sokaklara çıkmış
Gençlerin otoriteden korkusu yok
Silahlı polis ve ordudan korkusu yok
Paylaştığımız birkaç kelimeyle
Bu gece sana yazıyorum ki göz göze gelelim
Böylece seslerimizi birleştirelim
Böylece sonunda haberleşebilelim
Bardağımda rakı var ve şerefe
Ağır duman ve küllükte küller
Kardeşim bu gece bizi ağır vurdular
Bu gece benim küçük kardeşimi öldürdüler
Daha onbeş yaşındaymış
Berkin derlermiş ona
Daha onbeş yaşındaymış
Nazım’ın ülkesinden kardeşimiz
Daha onbeş yaşındaymış
Oradaki polis onu öldürmüş
Daha onbeş yaşındaymış
Şiddet her zaman kızkardeşidir Devlet’in
Olasılıklar, verili bir kanun (tesadüfî ya da değil) şartı altında endekslenmiş bir imkânlar kümesinin gerçellenmemiş olaylarıdır. Şans, bir olasılığın, başlangıçta verilen şartlar temelinde hiçbir tekanlamlı belirlenim uğrağı olmayan herhangi bir gerçellenmesidir. Buna göre benim olumsallık diyeceğim şey, endekslenmiş bir olaylar kümesinin (endekslenmiş kümeye ait bir olayın değil) kendisinin bir olaylar kümesi olayı olmaması özelliğidir; görcüllük diyeceğim şeyse, herhangi bir olaylar kümesinin, önceden teşkil edilmiş herhangi bir mümkünler bütünlüğü hakimiyetinde olmayan bir dönüşme içinde belirmesi özelliğidir.
Quentin Meillassoux, “Olasılık ve Görcüllük,” Çöküş: Felsefî Araştırma ve Geliştirme 2 (2007), s. 71–2.
Olasılığın net bir örneği, bir zarın atılmasıyla mümkün olmuş olan bir olayın gerçek bir olaya dönüşmesidir: önceden varolan imkânlar düzeni onu belirlemiştir, altı sayısının gelme şansı altıda birdir, o yüzden altı sayısı gerçellendiği zaman, önceden varolan bir mümkün gerçekleşir. Görcüllük, aksine, mümkünler kümesinin bütünlenemediği bir durumu adlandırır, öyle ki yeni bir şey belirir, önceden varolan mümkünler kümesinde hiçbir yeri olmayan bir olay gerçekleşir: “zamanın mümkünü yaratması tam da geçtiği anda olur, zaman gerçek olanı öne sürdüğü gibi mümkün olanı öne sürer, zaman kendini tam da zarın atılmasının içine sokarak yedinci bir olayı öne sürer, ilkede bu öngörülemezdir, olasılıkların sabitliğini kırar.” (s. 74) Meillassoux’nun buradaki isabetli formülü fark edilmeli: Yeni’nin ortaya çıkması, önceden varolan bir imkânı gerçellemekle kalmayan, ama gerçellenmesi içinde kendi imkânını yaratan (geriye dönük olarak açan) bir X belirdiği zaman olur.
Slavoj Žižek 2012 Hiçten Az
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
ç.n.
Probability’yi İhtimâl diye çeviriyorum. Olası olmak ve Olasılık artık Potential ve Potentiality oldu.
Becoming’e Dönüşme dedim, Transformation’dan daha lâyık bir İngilizce karşılık.
Case’i Olay diye çeviriyorum, İngilizce’de Event denen şeyler zaten bizim Olay dediğimiz şeylere karşılık gelmiyor.
Actual ile Virtual’ı zaten Gerçel ile Görcül diye çeviriyordum.
https://www.facebook.com/groups/Zatss/permalink/803888386425386/
Uluslararası Meşguliyet Makineleri [*] kendi geliştirdikleri “kuantum bilgisayarı”nın el kitabında kuantum dünyasının ne olduğunu bizim için özetlemiş.
Bakalım kuantum dünyası ne menem bir uluslararası meşguliyet makinesiymiş…
IBF
[*] International Business Machines, IBM.
(quantumexperience.ng.bluemix.net)
Kuantum kanunları, bilebildiğimiz kadarıyla, en aslî fizik kanunlarıdır; ihlâl edilemezler. İşte bizim beş anahtar kanun hâlinde damıtılmış kendi kuantum fiziği versiyonumuz. Matematik size yeni geldiyse bu kanunların bir nüshasını bastırınız ve şimdilik atlayınız; dersin geri kalanı üstünde çalışırken zaman zaman bunlara geri dönerek öğrendiklerinizle nasıl alâkalandıklarını görünüz.