1) enformel –> alet
2) fiziki –> fail
3) formel –> arayüz
4) elektronik –> sistem
Işık Barış Fidaner
1) enformel –> alet
2) fiziki –> fail
3) formel –> arayüz
4) elektronik –> sistem
Işık Barış Fidaner
1) tüketici (iyilik-kötülük) –> bağımlılık
2) kullanıcı (fayda-zarar) –> istismar
3) oyuncu (başarı-başarısızlık) –> bencillik
4) geliştirici (bug/arıza/semptom) –> hacker?
(arzu biçimi (ilkesi) –> dürtü biçimi)
Işık Barış Fidaner
çünkü türkiye bir “mahrem kalabalıklar ülkesi”, yani mahrem olan her zaman için topluluk ve mahremiyeti ihlal eden de birey oluyor.
yeni tanıştığımız biriyle en yakınımız gibi muhabbet/kavga edebilme yeteneği buradan geliyor… buna “misafirperverlik” denemez, belki “yabancıyı dahil saymak” denebilir.
çünkü “yakın olmak için uzak durmak” gerektiğini “bilmeden biliyoruz”. yani Freud, Lacan ve Zizek’in “extimate” dediği şey:
“The extimate is simultaneously the intimate kernel and the foreign body; in a word, it is unheimlich. Freud writes, “the uncanny is that class of the frightening which leads back to what is known of old and long familiar.” (Critical Evaluations Vol 3 – Slavoj Zizek)
“If love aims at the extimate—the intimate external kernel—it is also a protection against it, but a protection that is ambiguous and constantly failing.” (At First Sight – Mladen Dolar)
imkansız olduğunu bile bile (veya bunu bildiğin için) düşmanı etiketleyerek kendini ayırma çabası…
Işık Barış Fidaner
özet:
önce her an yeni şeyler var. sonra aradan bir şeyi işaretliyoruz, 1 diyoruz tekrar etmek istiyoruz… sonra bir anı önceki işaretle eş tutuyoruz, 2 diyoruz. sonra tanıdıkça saymaya başlıyoruz ve bir sermaye biriktiriyoruz. 3, 4, 5… sonra tanıyamaz ve sayamaz olduğumuzda buna arıza diyoruz. arıza tekrarlandıkça buna “düşman” diyoruz. sayamaz olduğumuzda o şeyi kaybetmişiz. kaybetme geçmişte olmuş, uzak geçmişle yakın geçmişi birbirinden ayırmış: yakın geçmiş halen tekrar edebildiklerimiz, sayabildiklerimiz, biriktirebildiklerimiz. uzak geçmiş ise tek olan, tekrarlanamayan, kaybedilmiş olan. yani tarih.
***
– Sermaye ne zaman ortaya çıkar?
– Bir şeyleri biriktirdiğimizde, hesabını tuttuğumuzda, saymaya başladığımızda.
– Peki bir şeyleri ne zaman sayabilir hale geliriz?
– Birbiriyle özdeş kabul edebildiğimizde.
– Peki öz nedir insan için öncelikle?
– Öznel olandır, yani yaşamdır.
– Peki yaşam nasıl ayrılır parçalara?
– Zamanlarına göre ayrılır, yani şimdi, bugün, dün, önceki gün, vb. şeklinde.
1 mayıs güzel ve coşkulu geçti. çok çeşitli katılımlar vardı. özellikle sinemacılar bayağı kalabalıktı. oyun geliştiriciler ileride sinemacılar-senaryocularla katılabilir diye düşündüm…
**(biraz da ‘riskler’)**
belki bir gün ‘open 1 mayıs’ mümkün olur.
(e-kitap)
Işık Barış Fidaner
İşaret edilmekten kaygı duyarız. Ama bizi esas kaygılandıran, muhatap alınmadan işaret edilmektir. Yani yanıt veremediğimiz cümlelerin içinde geçmektir. Bizden bahseden bu kaygılandırıcı cümle, resmi bir açıklamada, gizli bir raporda, komşular arasındaki bir muhabbette veya sevdiğimiz bir insanın aklından geçiyor olabilir. Yasal süreçler, veya mesela bankaların veritabanlarında işleyen otomatik süreçler de böyle kaygı verici cümleler kurabilir. Reddedilmek, hep böyle bir cümleyi düşündürür: “X güvenilir birine benzemiyor”
soruları çoğalttıkça zamanı yavaşlatırız, soruları azalttıkça hızlandırırız (tek tek yanıtlayarak veya birkaç temel soruyla özetleyerek).
yanıtı belli olmayan her bir soru, bir ‘zaman kırılması’ gibidir.
devletlerin “bilgi toplumu” yönündeki gelişmelere karşı dönmesi, aslında küresel sermayenin de buna karşı dönmesi dikkat çekici.
bu da terimin kulağa geldiği kadar steril olmadığını, olamadığını gösteriyor..
“bilgi güçtür” denen, sahip olunan “bilgi” ile topluma yayılma arasında bir çelişki var: “güç toplumu”
“bilgi paylaşımdır” dersek belki “paylaşım toplumu” mümkün olabilir..
“Felsefe eleştirmenliği” diyebileceğimiz bir yazın türü var. Bu eserler kendilerini felsefe yazının bir parçası gibi sunuyorlar, fakat daha çok entelektüel incelikle yazılmış bir iddianameyi andırıyorlar. Bu eserler, bir felsefe adına bir başka felsefeyi-filozofu konumlandırmak şeklinde, diyelim ki ne kadar burjuva olduğunu, hangi kriterleri sağlayıp hangilerini sağlamadığını sayıp dökmek ve alıntılarla bunu ispatlamak biçiminde ilerliyor. Okumaya devam et →
Acı insanı böler. Konuşan ve susan olmak üzere iki parçaya ayırır. Bir yanımız yaşananların üzerinden atlar, “acımadı ki” der gibi, şen şakrak yaşantısını sürdürüyor gibidir. Öbür yanımız ise bu acıyı bilmekte, hatırlamakta ve susmakta, belki de bir yanıt bulmaya çalışmaktadır.
🦋🤖 YŞ Okuma Rehberi 🦋🤖
🦋🤖 YŞ Stalklama Rehberi 🦋🤖
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Yersiz Şarkılar’ın playlisti🎵 rastgele🔀
(Reklamsız Youtube: Opera/Adblock)
⚡️💾 Cyber Software 💾⚡️
Kavram bağlamında güzeldir.
Twitter’da takip ediniz: @YersizSeyler
Görce (Virtue) bilmezlik tutkusunu üstlenerek bilginin ufkunda sahiliğin alanını açmaktır. // Yardım 🐞
Derleme linkleri:
TR: 光 身 熵 喪 毒 返 元 面 超 粒 真 劇 屋 浪 现 驚 慾 家 嘮 意 火 對 鬼 落 霸 求 洩 答 縫 鱿 词 梦 孕 重 栔 虎 爹 識 自 撞 恋 复 体 例 神 砢 墙 虫 庥 溯 墨 启 燧 塞 蜂 响 潜 嗓 链 组 唯 爸 傳 旌 诞 公 琪 圣 物 兽 古 星 激 像 并 语 学 刺 魔 流 战 茎 活 滑 榴 抉 皮 花 息 异 云 龙 创 蝎 命 毿 大 密 蟹 羇 函 球 忱 线 杯 蟾 骰 塔 相 轂 泛 荣 栓 岳 五 奶 缝 茶 仙 声 影 帘 莓 华 玫 迹 根 伶 續 胤 狐 偷 走 双 勁 稳 业 说 隙 螃 纁 皂 凋 牢 书 眉 枪 蝠 窍 翠 钟 咬 霄 陰 绝 喷 纥 国 歌 话 论 宙 卷 怨 拍 优 暴 嘩 倾 傾 摇 禅 另 法 兔 我 菌 量 便 梯 稣 松 動 祟 涡 羚 波 月 嘲 顾 片 舍 擰 空 積 第 剧 信
EN: 光 身 熵 喪 毒 返 元 面 囂 真 講 劇 合 性 簇 聲 析 場 要 地 世 响 碎 火 尊 思 鬼 距 餌 支 搐 迎 月 爸 核 筲 帘
YK: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 爱 评 哀 些 模 脱 6 7 不 睐 车 字 陽 算 天 反 其 响 鸢 摈 泛 则 国 机 见 心 瀛 父 兽 位 臻 怙 阅 黑 帷 刺 函 尘 灵 筲 棱 恹 又 边 预 呤 逼 命 拟 声 食 诊 锤 代 睛 含 神 🎸 🏠 🌍 译 🦋 举 演
☉: ♈︎ ♉︎ ♊︎ ♋︎ ♌︎ ♍︎ ♎︎ ♏︎ ♐︎ ♑︎ ♒︎ ♓︎
| Žižek ve Lacan’ın görüntü kayıtları: |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
🌷💐 Žižek Pasajı 💐🌷
WordPress.com hesabınız var mı? Hemen oturum açın.