Türkçede yaptığımız tartışmaların çoğu zaman ego savaşına dönmesinde, kullandığımız kelimelerin de payı vardır. İngilizcede mantıksal geçerlilik değeri bildirmek için kullanılan True-False, Türkçede yaygın olarak Doğru-Yanlış ile karşılanmakta. Oysa Doğru-Yanlış, ahlaki yargı ile yüklenmiştir ve İngilizcedeki Right-Wrong’a daha yakındır. Doğru-Yanlış’taki bu gereksiz ahlaki yük, Türkçe konuşanlar arasında mantık çerçevesinde iletişim kurulmasını zorlaştıran bir parazit yayın gibidir. Psikanalitik terimlerle ifade edersek, simgesel değerleri ifade etme çabalarımız imgesel bir çatışma ile yüklenerek boşa düşer. “Doğru!” ya da “Söylediğin doğru!” dediğimizde sadece söylenen söze değil, o söz ile ima edilen duruşa (söyleyen kişinin ego’suna) da hak vermiş ve onu desteklemiş oluruz. Oysa “Sahi mi söylüyorsun?” diye sorulduğunda önermeye dair bir yargıda bulunulması beklenir, konuşan şahsın görüşüne dair değil. Böylece “Sahi!” ile İngilizcedeki “True!” ünlemini karşılayabilmiş oluruz. Daha önce False kelimesi için önerilen Fol karşılığı [1] ile bunu birleştirdiğimizde, True-False’un sahi Türkçe karşılığı olan Sahi-Fol‘u elde ederiz. Önermeler üzerinden konuşmanın kolaylaşması için bu kelimelere ihtiyaç duyarız.
Kullanım örnekleri:
“İstanbul bir şehirdir” önermesi sahidir.
“Domuzlar uçar” önermesi foldur.
Sahilik değeri, Sahilik tablosu, Mantıksal sahilik.
Alternatif: Sahihat değeri, Sahihat tablosu, Mantıksal sahihat.
P => Q sahi ise P sahi olduğu zaman Q da sahi olmalıdır.
P ∧ Q sahi ise P ve Q sahi olmalıdır.
P ∨ Q sahi ise P veya Q sahi olmalıdır.
[1] Bkz “Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim”





























