- Önce kullanım var. Alet kullanan insan.
- Sonra ahlak gelip bu kullanımı temsil ediyor. Topluluk oluyorlar.
- İlk simgelerle birlikte topluluklar arası mübadele başlıyor. Mübadele, önceki iki terimi bölüyor: ahlak/tabu ve kullanım/istismar.
- Sonra bu bölünmeden çıkan tabu ve istismar, mübadeleyi temsil etmek üzere genelleşerek yasa‘yı oluşturmak üzere suç ve yasak oluyorlar.
- Bir süre sonra mübadele kullanım karşısında baskın konuma geçiyor ve kullanımı dönüştürmeye başlıyor. Buradan üretim çıkıyor. Ne mübadele, ne kullanıma indirgenebilen bu üçüncü boyut, öncesindeki iki terimi bölüyor: yasa/istisna ve mübadele/dışlanan.
- Bu bölünmeden çıkan yeni terimler istisna ve dışlanan, üretimi temsil etmek üzere birleşiyorlar ve etik oluyorlar, yani ne yasa, ne ahlaka indirgenebilen üçüncü bir boyut oluyorlar.
yasa = suç + suistimal <=> totem = tabu + istismar
etik = istisna + dışlanan <=> devrim = iktidar + mülksüz
***
yasa ve istisna, sırasıyla köle ve efendi‘yi temellendiriyor. bunlar da sırasıyla kaygı ve haz‘a dayanıyor.
***
yasa‘yı oluştururken tabu–>suç, istismar–>yasak oluyor dedik.
peki etik‘i oluştururken istisna–>?, dışlanan–>?
***
edit (nisan 2013)
etik de şöyle oluyor:
istisna –> peygamber veya önder
dışlanan –> kavim veya halk
Işık Barış Fidaner































Geri bildirim: istatistiksel hipotez testinin ideolojik anlamı | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Şimdi biraz metafizik — derleme | YERSİZ ŞEYLER