Slavoj Žižek, 8 Mayıs 2014
London Review of Books Vol. 36 No. 9
Yanukoviç hükümeti karşısında Kiev’de yapılan kitlesel protestoların televizyon haberlerinde, sürekli olarak Lenin heykellerini yıkan protestocu imgeleri gösterildi. Öfkeyi dışavurmanın kolay bir yoluydu bu: heykeller Sovyet zulmünün bir simgesi işlevindeydi ve Putin Rusyası, komşular üzerinde Rus hakimiyeti kuran Sovyet politikasının devamı olarak algılandı. Fakat unutulmamalıdır ki Lenin heykellerinin Sovyetler Birliği sathında çoğalması ancak 1956’da olmuştur: o zamana kadar Stalin heykelleri çok daha yaygındı. 20. Komünist Parti Kongresi’nde Kruşçev’in Stalin’e yaptığı ‘gizli’ suçlama ardından Stalin heykelleri topyekün olarak Lenin heykelleriyle değiştirildi. Lenin, Stalin’in tam anlamıyla yerini tutmuştu. 1962’de Pravda künyesinde yapılan bir değişiklik de bunu açık etmekteydi. O güne kadar ön sayfanın sol üst köşesinde iki profil çizimi Lenin ve Stalin yan yana bulunuyordu. 22. Kongre’nin Stalin’i kamusal olarak reddetmesinden kısa süre sonra Stalin profili çıkarılmak yerine ikinci bir Lenin profiliyle değiştirildi: artık yan yana basılan birbirinin aynısı iki tane Lenin vardı. Bu garip tekrarlama sayesinde Stalin bir şekilde yokluğunda varlığından daha mevcut oldu.
Okumaya devam et →