Monthly Archives: Nisan 2016

Daha Daha Işık Olsun — Pink Floyd

Çok, çok, çok, çok uzaktan
İşitti insanlar onun dediğini:
“Ben bir yol bulacağım
Bir gün gelecektir
Bir şey yapılacak”
Ve sonunda kudretli gemi
Bir alev noktası üstüne alçalarak
İnsan ırkıyla temasa geçti Mildenhall’da

Şimdi, şimdi, şimdi vaktidir
Farkında olmanın vaktidir
Carter’ın babası onu orada görünce
Anladı Rhull’un ona açtığını
Uyanık Hereward’ın akkor canını

Ah ah gözümde bir şey
Göklerde bir şey
Bekler orada beni
Dıştan kilit yavaşça geri çevrilir
Görevlilerin iç çektiği işitilir
Çünkü ortaya çıkmıştır akkor giysisiyle
Göklerde Lucy

Ah ah sen hiç bilir miydin
Hiç onlar bilmez mi
Bir şey diyemem
Kozmik güçlerini toparlayarak
Ve hafif akkor ayak uçlarıyla
Psişik yayıntılar uçar

Okumaya devam et →

4 Yorum

Filed under Çeviri, Şarkı

İnternete Övgü ~ Bertolt Brecht

Brecht’ten bozarak:

İki tane gözün varsa senin
Binlerce gözü var İnternet’in
Her kullanıcının bildiği birkaç kent,
Beş kıtanın beşini de biliyor İnternet

Her kullanıcının vakti belli
İnternetin ise tarih saati
Her kullanıcıyı yok edebilirler her an
İnternet ise yedi değil, binlerce can

Biçimlerin öncüsü o çünkü
Ve o yönetiyor direnişi
Gerçeğin bilinciyle işlenmiş olan
İçeriklerinin akışıyla

>>> Robot şarkı (Nümes 1) (Nümes 2) (Nümes 28) 🤖🌈<<<

Can Yücel çevirisinden uyarlayan: Işık Barış Fidaner

ovgu

praise of the internet

the individual has two eyes
the internet has a thousand eyes
the internet sees seven states
the individual sees one city
the individual has his hour
but the internet has many hours
a single man can be wiped out
but the internet cannot be wiped out
for it rests on the teaching of the classic writers
which is created from acquaintance with reality
and is destined to create it
for the teaching will take hold of the masses

distorted from bertolt brecht by ışık barış fidaner

Bkz “Parti Biziz” Bertolt Brecht

9 Yorum

Filed under Çeviri, Robot şarkı

KAyıplı olmak — Jacques Lacan

(aynı metnin daha güncel çevirisi için tıklayınız)

Ayrıca rüyaya verilen ifadenin askıya alınışı denebilecek noktada öznenin kendini nasıl konumladığı da görülsün. Öznenin kendisi, kendini konumladığı gibi, kendini üstlendiği gibi, biliyordur, böyle denir, çünkü öteki, ötekinin öznel konumunu bilmiyordur. Ve bilmediği, KAyıplı öznel konumudur, böyle denir. Ölmüş olduğu, sonuçta, elbette ona dokunamayacak bir beyandır. Ölmüş olmaya dair bunun gibi her simgesel ifade, onu geçindirir, esasında onu muhafaza eder. Olan aslında tam olarak bu simgesel konumun paradoksudur: oluşta olmayışın bulunmasıdır, ölmüş olmanın onaylanışının bulunmasıdır, ki bu belli bir tarzda onu ölümsüzleştirmiş olmaz. Rüyadaki mesele de aslında budur. Fakat bu KAyıplı öznel konum, bu küçülmüş öznel değer, onun ölmüş olmasına yönelmez, özünde şudur: bunu bilmeyen o. Öznenin kendini ötekinin karşısında konumlaması işte böyledir. Ayrıca öteki bakımından işletilen bu türde bir korunma –ki anlamı sadece onun bunu bilmemesi değildir, diyebilirim ki sınır noktasında bunun ona söylenmemesi mecburiyetidir de– insanlar arası her iletişimin kökünde hep az çok bulunan bir şeydir, onun neyi bilmesine izin verilebileceği ve neyi bilmesine izin verilemeyeceğidir. Analitik söylemle uğraştığınız her seferinde etkisini tartmanız gereken bir şey bu. Dün akşam, kendini ifade edemeyenlerden, aslında söylemle alakalı engeller hakkında, dirençler hakkında konuşamayanlardan söz ettik. Bu boyut sayesinde bu rüya başka bir rüyaya bağlanabilir: Troçki’nin günlüğünün son sayfasından alınmış bir rüya bu, son savaşın başlangıcında Fransa’da kaldığı son günlerden sanırım. Özellikle etkileyici bir rüya bu. Troçki’nin, belki de ilk defa, bitmez tükenmez dirimsel enerjisinin azaldığına dair ilk ipuçlarını tecrübe etmeye başladığı ana ait bir rüya. Rüyasında gördüğü yoldaşı Lenin, sağlığının yerinde olmasından ve boyun eğmez karakterinden dolayı onu tebrik eder. Diğeri ise, hep diyaloglarda olan muğlaklıkla değerlenen bir tarzda, eski yoldaşına, belki de bu sefer kendisinde, önceden hep bildiğiyle aynı zeminde olmayan bir şey bulunduğunu anlatmak ister. Fakat düşünür, ve dirimsel evrimindeki bu kritik dönüş anında böylesine belirgin tarzda ortaya çıkan bu eski yoldaşına kıyamaz. Ve tam olarak, onun bile, Lenin’in bile çabasının boşa çıktığı zamanlara atıf yapan bir şeyi anımsatmak isteyerek, ona öldüğü zamanı şöyle belirtir: çok çok hasta olduğun zaman. Sanki meselenin tek solukta tam olarak formülleştirilmesi, varoluşunun aynı dönüş noktasındaki aynı Troçki’nin devam eden rüyasında karşısına çıkan bu gölgeyi dağıtacakmış gibidir.

Jacques Lacan 1958-1959 Seminer 6: Arzu ve yorumlanışı, s. 80

Not: Kayıplı ve ayıplı sözcükleri “en défaut” anlamı vermek üzere CAPSLOCK kayması gibi bileşerek KAyıplı oldu. https://fr.wiktionary.org/wiki/%C3%AAtre_en_d%C3%A9faut

8 Yorum

Filed under Çeviri

“Yeni yıl kokteyli nedeniyle kapalıyız”

IMG_20160104_141944

B.Ü. Kuzey Kampüs Öğrenci Kafeteryası (Yemekhane) Ocak 2016

Yorum bırakın

Filed under Şey

Dayanışma!

Okumaya devam et →

3 Yorum

Filed under Şey

Türkiye

IMG_20160404_195922
IMG_20160404_195951
IMG_20160327_171411
Devletin esas işlevi, belirsiz kesinlikleri kararlı muğlaklıklara çevirmektir.

4 Yorum

Filed under Şey

NEDEN?

IMG_20160407_191218
IMG_20160407_191250
>>> Psikoloji nedir? — Georges Canguilhem <<<

Yorum bırakın

Filed under Şey