26 Şubat 2009, İngilizcesi

Fazla yakınlaştığımız için artık birbirimizle ilişkilenemediğimiz belli bir hâl vardır. Aramızdaki d fizikî mesafesini azar azar küçültürüz ve d=0 olduğu noktada hiç potansiyel sosyal enerji kalmaz, yani özgüvenin belli bir eşiğin altına düşmesiyle sosyal mesafe azamî olur. Kendi bilinçli fedakârlığımızı “boşlukları dolduralım” diye bağıran adamın temsil edip silmesiyle, algılanan zayıflığımız şiddetlenir. “Sosyal ikilem” cinsinden söylersek: Otobüsteki her bir kişi kendi hususî özgürlüğünün küçük bir kısmını yeni gelene belirgin bir fayda sağlamak için sessizce feda etmek konusunda uzlaşır. Sonunda o kadar çok şey feda edilir ki eldeki kusurlu istikrar giderek daha beter olur. Demek ki bu “müştereklerin trajedisi” değildir, hususiyetin trajedisidir. Kurbağa kaynar suda ölür.
IBF






























Geri bildirim: Tragedy of the private – Game Dasein