Bu metinde yetkilenmenin bedenlenmeden ayrılmasına [1] farklı terimlerle ifade veriyorum. Psikanalizde “ayrılma” terimi genelde bebeğin annesinden ayrılmasına (memeden kesme) atıf yapar ama aynı zamanda kişinin sevdiği birinden fizikî ya da psişik ayrılmasına da atıf yapabilir, bu ayrılma (yas süreci ile) öznenin önceden geçirdiği tüm ayrılmaları hatırlatır. Ayrılma bazen öznenin gelişimi için gerekli bir adım ve bir başarı olarak görülür. Lacan ve Žižek bu kelimeye farklı ve soyut bir anlam verir: Ayrılma kişiyi yabancılaşmadan kurtaran özgül bir yoldur. Ben bu kelimeyi yetkilenmenin bedenlenmeden ayrıklığını vurgulamak için kullanıyorum. Klein’dan başlayalım.
Melanie Klein’a göre, “paranoyak-şizoid konum”, iyi nesne ile kötü nesne arasında bir bölünmeye atıf yapar, “depresif konum” ise kişinin iyi nesne ile kötü nesnenin aynı şey olabileceğini kabul etmesiyle başarılır. “İyi” yetkili, “kötü” yetkisiz anlamına geldiği için, yetkili nesnelerle yetkisiz nesneler arasındaki “paranoyak-şizoid” bölünme, dünyadaki nesnelerde yetkilenmeler ile bedenlenmeler arasında algılanan ilintinin koşuludur. “İyi nesne”nin yetkilenmesi kendi bedenlenmesi ile ilintili olduğu (öyle algılandığı) için, “iyi nesne” bir fetiştir [2]. “Kötü nesne” de ters ilintisi yüzünden fetiş olabilir. İyi ve kötünün aynı nesnenin veçheleri olabildiği kabul edildiği zaman, yetkilenmeler artık nesnelerin bedenlenmelerini bölüntülemez; bedenlenme bir semptomun tezahürü olur. Böylece Kleincı “depresif konumu” kendi terimlerimle ifade ettim.
Şimdi Žižek’in ayrılma mefhumuna dönelim:
Lacan ayrılmayı iki eksikliğin örtüşmesi olarak tanımlar: Özne Öteki’nde bir eksiklikle karşılaştığı zaman, ondan önce gelen bir eksiklikle, kendi eksikliği ile ona yanıt verir. (Gerçeği Sorgulamak)
Örtüşen bu iki eksiklik, Öteki’nin eksikliği ile öznenin eksikliğidir. Gelin Lacan’ın terimlerini izleyerek bunlara sırasıyla “simgesel eksiklik” ile “gerçek eksiklik” diyelim:
Cinsellik, öznenin alanında eksiklikten oluşan bir yolla kurulur.
Burada iki eksiklik örtüşür. İlki merkezî bir arızadan çıkar: Öznenin Öteki’yle ilişkisi içinde kendi varlığına gelişinin diyalektiği, bu arıza etrafında döner – öznenin imleyene bağlı olması ve imleyenin öncelikle Öteki’nin alanında olması nedeniyle. Bu [simgesel] eksiklik öbür eksikliği örter; öbür eksiklik, ondan önceki gerçek eksikliktir; canlı varlığın gelişinde konumlanır, yani cinsiyetli üremede konumlanır. Gerçek eksiklik, canlı varlığın cinsiyet yoluyla ürediği zaman kaybettiği şeydir, canlı varlık olarak kaybettiği parçasıdır. Bu eksiklik gerçektir çünkü gerçek bir şeyle ilişkilenir: Canlı varlığın cinsiyete tabi kılınarak bireysel ölümün pençesine düşmüş olmasıdır. (Seminer XI)
Simgesel eksiklik, öznenin imleyenle yetkilenmesinin temelidir. Gerçek eksiklik, canlı varlığın bedenlenmesinin temelidir. Bu iki eksiklik temelde “gender critical” radikal feministlerin yaptığı gender (yetkilenme) ile sex (bedenlenme) ayrımına tekabül eder. Dikkat edin, Lacan “gender kimliği”nin varlığını açıkça reddeder:
Psişede öznenin er ya da dişi varlık olarak kendini konumlandırabileceği hiçbir şey yoktur. (age)
Sex sahibi olmak bedenlenmiş bir canlı varlık olmaktır, ölümlülük olgusu ile test edilmektir. Fakat gender sahibi olmak çok farklıdır, Öteki’nin alanından kaynaklanan imleyenlerce yetkilenmektir (ya da yetkisiz bırakılmaktır). O yüzden “gender nonconformity” yetkilenmenin bedenlenmeden ayrılmasının bir başka adıdır.
Şimdi Descartes’a dönelim. Lacan “Düşünüyorum öyleyse varım”ın düşünme ve olma arasında bir bölünme ve tercih içerdiğini vurgular. Žižek bu tercihi cinsiyetlenme ile ilişkilendirir:
Üç yıl içinde, Lacan cogito‘nun iki karşıt okumasını geliştirdi. İki durumda da cogito ergo sum‘un birliğini bozdu: cogito düşünce ile varlık arasında bir zorunlu tercihin sonucu olarak kavranır, yani “Düşündüğüm yerde olmam.” Fakat, dört aslî kavram üzerine Seminer’de (1964-65) tercih düşünceden yanadır; düşünceye (“Düşünüyorum”) erişimin bedeli varlığın kaybı ile ödenir. Düşlem mantığı üzerine yayınlanmamış Seminer’de ise (1966-67) tercih varlıktan yanadır; varlığa (“Varım”) erişimin bedeli düşüncenin Bilinçdışına bırakılması ile ödenir. Yani “Düşündüğüm yerde olmam” iki şekilde okunabilir: Ya Kantçı saf algılama biçimi olarak “Düşünüyorum” Ben’in varlığının (“Düşünen şey”in) erişilmezliği üzerine kurulmuştur, ya da öznenin varlığının Kartezyen olumlaması düşüncenin dışlanması üzerine kurulmuştur. Fikrimiz bu iki “Düşündüğüm yerde olmam” versiyonunu eşzamanlı olarak okumaktır, cinsel farkı kaydeden ikilik olarak okumaktır: “eril” cogito “hipostazlanan bilincin subrepsiyonu”ndan çıkar; varlığı seçer ve düşünceyi Bilinçdışına bırakır (“Varım, öyleyse o düşünür”); “la femme n’existe pas” ise düşünceyi seçer ve böylece res cogitans‘taki “cevherleşme” öncesinde kalan boş algılama noktasına indirgenir (“Düşünüyorum, öyleyse o dışarılır [ex-sists]”). (Negatifle Oyalanmak)
“Düşünüyorum” ile “Varım” doğrudan doğruya sırasıyla “Yetkilenirim” ile “Bedenlenirim”e bağlanabilir. Başka bir deyişle, “Gender sahibiyim” ile “Sex sahibiyim”. Žižek’e göre, eril özne varlık-bedenlenme-sex’i seçer, böylece düşünme-yetkilenme-gender’ı Bilinçdışına bırakır. Erillik kendi sex’ini ego-beden olarak donanır, gender’ını ise bastırır, bu da onun yetkilenmesinin zemini olur. Gender’ının bilincinde değildir, ama tüm eylemleri onun gender’ının bilinçdışı yetkilendirici baskısına tanıklık eder. Öte yandan, dişil özne düşünme-yetkilenme-gender’ı seçer, o yüzden kadının varlık-bedenlenme-sex’i cevherleştirilemez. Gender rollerinin bilincindedir, belli şeyleri yapmak için yetkisi olup olmadığı üzerine düşünür, ama bu sürekli düşünme onu kendi bedenlenmesine ve sex’ine yabancılaştırır. Bedeni (hem başkalarından hem kendisinden) öteye gider, böylece kadın koordinasyon uzayını erkeklere terk eder. Histeriğin yaşadığı zorluğun ve yabancı varlık olarak semptomun kaynağı budur. Psikanaliz, bu gibi semptomların bedenlenmesine zemin olabilecek bir sistem geliştirmek için kurulmuş bir çabadır. Bu çabanın önemli bir adımı, yetkilenmenin bedenlenmeden ayrılmasını kabul etmek ve anlamaktır.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Yetkilenmenin (Simgesel Dikiş) Bedenlenmeden (Gerçek Dikiş) Ayrılması”






























Geri bildirim: Separation of Authorization from Embodiment — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Dekripsiyon ile Deşifreleme — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Saudade Melankolik Arzudur — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Mecazî Kadınlık ile Gerçek Kadınlık — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Koronavirüs ile Brecht — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Virüse Yiğitlik Yapan Devrimciler — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Koronavirüs Krizi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yetkilenme ile Bedenlenme — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fetişlerin bozulması tanrılar ve canavarlar üretir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ayna Evresi ve Sosyal Medya: Yetkilenme ile Bedenlenme — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Postmodern Yabancılaşma Modeli’nde Hayat ve Ölümün Undead Etkileşimi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Soyut Fallus Fetişinin Ötesi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Cinsiyet Üzerine Çatışma — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hep Vardı ile Hiç Olmadı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Berlinale kararından çıkanlar – Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hep Sonradan: Entropi ve Feda — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ağlaşma ve Öteki’nin eksikliği — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fallik Boşunalık, Post-Ödipal Gelişim, Üstben ve Canavar Olmak — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hayat, Felsefe, Psikanaliz — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Eril ve Dişil Marksizm — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kemirgenler ve yetkilenişle bedenlenişin dolaşıklığı — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: LEGOLUGAT 🧩🧱📖 | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER