Tag Archives: Yetkilenme ile Bedenlenme

Yetkilenme ile Bedenlenme — derleme

resim_2021-05-28_200803Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Yetkilenme ile Bedenlenme) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

— Lüzum ve Keyfiyet

— Žižek sonrası evren için Tanrı ve Doğa’yı yeniden tanımlamak

— Simgesel Düzen Nelerden Oluşur?

— Yetkilenmenin Bedenlenmeden Ayrılması

— Fetiş ve Semptomda Yetkilenme ile Bedenlenme

— Yetkilenmenin (Simgesel Dikiş) Bedenlenmeden (Gerçek Dikiş) Ayrılması

— Fetişlerin Simgesel Yetkilenmesi ile Semptomların Gerçek Yetkilenmesi

— Esas hackerlar histeriklerdir

— Ayna Evresi ve Sosyal Medya: Yetkilenme ile Bedenlenme

(İngilizcesi)

Diğer derlemeler

身 : beden

1 Yorum

Filed under Kitap, Şey

Esas hackerlar histeriklerdir — Işık Barış Fidaner

McKenzie Wark “hacker sınıfı”nı yeni bilgi üreten insanlar sınıfı olarak tanımlar:

Hacker sınıfı derken eski bilgiden yeni bilgi üreten herkesi kastediyorum, sadece kod yazarak geçinenleri değil. (Sermaye Öldü [Capital is Dead])

Bu tanım Žižek’in histeriyle ilgili söylediklerini hemen akla getirir:

Lacan’a göre sadece histeri yeni bilgi üretir (buna karşılık Üniversite söylemi sadece bilgiyi yeniden üretir) (Kendini Tutamayan Boşluk)

Okumaya devam et →

9 Yorum

Filed under Şey

Fetiş ve Semptomda Yetkilenme ile Bedenlenme — Işık Barış Fidaner

(Konuşma Yetkisi: Fetiş, Semptom ve Öznelik Dramının Bedenleşmiş Hâli)

Bir imleyenin telaffuzu (ya da bir eşiğin aşılması) için yetkilenme, geleneksel olarak “efendi”yi “köle”den (Hegel) ayırt eden bir egemenlik mücadelesi (Laclau) ile başarılır. Yetkilenme, aktarım süreci ile yakından ilgilidir. Aktarım süreci, objet a‘nın bedenlenmesi olarak gerçekleşir [1]. Bu sürecin aldığı iki şekil vardır:

Okumaya devam et →

13 Yorum

Filed under Şey

Yetkilenmenin Bedenlenmeden Ayrılması — Işık Barış Fidaner

Bu metinde yetkilenmenin bedenlenmeden ayrılmasına [1] farklı terimlerle ifade veriyorum. Psikanalizde “ayrılma” terimi genelde bebeğin annesinden ayrılmasına (memeden kesme) atıf yapar ama aynı zamanda kişinin sevdiği birinden fizikî ya da psişik ayrılmasına da atıf yapabilir, bu ayrılma (yas süreci ile) öznenin önceden geçirdiği tüm ayrılmaları hatırlatır. Ayrılma bazen öznenin gelişimi için gerekli bir adım ve bir başarı olarak görülür. Lacan ve Žižek bu kelimeye farklı ve soyut bir anlam verir: Ayrılma kişiyi yabancılaşmadan kurtaran özgül bir yoldur. Ben bu kelimeyi yetkilenmenin bedenlenmeden ayrıklığını vurgulamak için kullanıyorum. Klein’dan başlayalım.

Okumaya devam et →

22 Yorum

Filed under Şey

Yetkilenmenin (Simgesel Dikiş) Bedenlenmeden (Gerçek Dikiş) Ayrılması — Işık Barış Fidaner

(Çifte Dikiş)

Cinsiyet ve Başarısız Mutlak‘ta Slavoj Žižek iki dikişi birbirinden ayırır:

“içerisi” (imleyenin uzayı), imletici düzende ondan dışlanan şeyin yerini tutan ek bir öğe [(S1)] ile dikişlenmelidir … ve dışsal gerçekliğin kendisi, orada simgesel sürecin yerini tutan bir öğe (objet a) ile dikişlenmelidir.

Okumaya devam et →

15 Yorum

Filed under Şey

Simgesel Düzen Nelerden Oluşur? — Işık Barış Fidaner

(Yetki, İrade, Sistem, Beden: Bir Simgesel Düzeneğin Anatomisi)

Bu metnin ilk kısmında, simgesel düzeni Žižek’in terimleriyle tarif ediyorum. İkinci kısımda, aynı görüngüyü adlandırmak için kendi terimlerimi öneriyorum.

Okumaya devam et →

17 Yorum

Filed under Şey

Fetişlerin Simgesel Yetkilenmesi ile Semptomların Gerçek Yetkilenmesi — Işık Barış Fidaner

(Fetişlerin Simgesel Yetkilenmesi ve Belirtilerin Gerçek Yetkilenmesi)

Hiçten Az‘da Žižek’in alıntı yaptığı Mladen Dolar yetkilenmenin sorgulanmamış desteklerinin dalga geçerek boşa düşürülmesini anlatır:

Konuşmalara katılanlar Sokrat’la yüzleştiklerinde sözleri birdenbire kulağa alıntı gibi, klişe gibi, ödünç alınmış sesler gibi gelmeye başlar; insan konuşma yetkisini aldığı uçurumla burun buruna gelir ve yetkilenmenin olağan desteklerine yaslanmayı denediği anda da konuşma yetkisi boşa düşer. Sanki Sokrat’ın geçtiği dalganın duyulmayan bir yankısı onların konuşmasına eşlik eder, sözlerini oyar, seslerinin içini boşaltır ve o sesler ödünç alınmış gibi, el konulmuş gibi görünür.

Okumaya devam et →

31 Yorum

Filed under Şey

Žižek sonrası evren için Tanrı ve Doğa’yı yeniden tanımlamak — Işık Barış Fidaner

Öncelikle neden tanrı ve doğadan bahsedelim ve niye onları yeniden tanımlayalım? Žižek ve diğer kaynaklardan bildiğimiz gibi ne tanrı ne de doğa vardır, farklı nedenlerle ve farklı şekillerde de olsa. Žižek’e göre Hristiyanlıkta tanrının kendisi kendi yokluğuna tanık olup bir ateist olur. Tanrı gibi doğa da varolmaz, ama daha radikal bir anlamda (kendi yokluğuna tanık bile olmaz). Tanrı ve doğanın ortak özelliği bazen bir büyük Öteki figürü işlevi görmeleridir, yani imleyenler olarak bilinçdışında etkide bulunsalar da tutarlı bir anlamda gerçekten varolmazlar. Peki “tanrı” ve “doğa” böyleyse, birer imleyen ise, neden onları imleyenler olarak yeniden tanımlamayalım? Buradaki derdim “tanrı” ve “doğa”yı dairesel olarak birbirlerine atıfla yeniden tanımlamaktır, öyle ki herhangi biri büyük Öteki rolü üstlenmeden anlam taşıyabilsinler.

Okumaya devam et →

2 Yorum

Filed under Şey

Lüzum ve Keyfiyet — Işık Barış Fidaner

(Lüzum ve Keyfiyet: Üstben’in Tiyatrosu)

Žižek Lacan’ın üstben buyruğu “Keyif al!”dan sıklıkla söz eder, ama hiçbir zaman ondaki paradoksu çözmez. “Keyif al!” paradoksal bir buyruktur çünkü keyif tanımı gereği amaçsızdır ama üstben buyruğu ona bir lüzum (mecburiyet, görev) biçimi verir, amaçlılığın biçimini verir. Eğer Žižek’in dediği gibi keyif psikanalizin tanıdığı tek töz ise, o zaman bu lüzum nereden gelir? Bu lüzum nedir ve keyf(iyet)imizi nasıl örgütler?

Okumaya devam et →

12 Yorum

Filed under Şey