Gerçekliğin Taşı, Sahiliğin Kağıdı, Suretlerin Makası — Işık Barış Fidaner

Gelin Lacan’ın şemasındaki (Encore sayfa 90) üç terimi taş, kağıt, makasa benzeterek yorumlayalım:

sema3

Gerçekliğin sert bir taş etkisi vardır, sahilik boş bir sayfa kağıda benzer, suretler simgesel makas işlevi görürler, Lacan’ın örneğindeki imleyen çifti Bay/Bayan gibi anlamdışını keserler [1]. Taş/kağıt/makas oyunundaki kurallar burada da geçerlidir:

K1) Gerçekliğin taşı suretlerin makasını kırabilir.

K2) Sahiliğin kağıdı gerçekliğin taşını sarabilir.

K3) Suretlerin makası sahiliğin kağıdını kesebilir.

Bunlar arasında en sık yaşanan K3 hayatımızın gerçelliğini (actuality) tanımlar. Sahilik kağıdını kesen suretler ile yaşar ve nefes alırız, başka bir deyişle, arzumuzun nesne-sebepleri, Öteki’nin eksikliği S(Ⱥ)’nın üzerini örter. Bu durum, nesnelerle fetişçi bir ilişkiyi getirir ve böylece özneyi kendi düşleminin ($ ◊ a) gerçelliğine daldırır.

Ama suretlere daldığımız zaman K1’in görcül (virtual) tehdidi sürekli gerçel hayatımızın tepesine çöker. Her an gerçekliğin (ya da Gerçeğin) taşı Φ, gerçelliğimizin düşlemine dalmamızı destekleyen suretleri kırabilir. Bu görcül tehdit, eril kimlik taslamanın maddi desteğidir, Esas-İmleyen’dir, Erbaba’dır. Bu tehdit kişi için kendi düşlemini savunma gereksinimi yaratır ve sahiliğin işe yarayacağı nokta burasıdır.

Düşlemimizi (K3) Gerçeğin tehdidinden (K1) korumak için bir savunma tedbiri olarak K2’ye başvurabiliriz: Tüm suretlerin pratik varoluşunun dayandığı sahilik referansını çağırabiliriz. Todd McGowan bu seçeneği formülleştirmek için evrenselliği “her tikeldeki eksiklik” olarak yeniden tanımlar, bu da Žižek’in özne kavramına dayanır [2]. Bu seçenek eril kimlik taslamanın dişil çürütülmesidir. Dişil kılık değiştirme Žižek’in iddia ettiği gibi ‘sadece ve sadece boşluğu’ saklamaz, gerçekliğin taşını sarar.

Şimdi gelin Lacan’ın üç temel tutkusunu katarak bu hikayeyi renklendirelim: İ-G arasındaki gerçekliğin taşı nefreti destekler, İ-S arasındaki sahiliğin kağıdı sevgiyi destekler, S-G arasındaki suretlerin makası bilmezliği destekler.

K3’ün gerçelliği sevgiyi bilmezliğe bağlar: Hayatın yaygın olgusu, sevginin boş kağıdının bilmezliğimizin suretleriyle kesilip biçilmesidir: Hayatımızdaki tüm tikellikler bilmezliğimizin sınırlarıyla belirlenir.

K1’in görcül tehdidi bilmezliği nefrete bağlar: Sevgiye daldığımızda bilmezden geldiğimiz şey aslında nefretin gerçekliğidir. Nefret her an hayatımızı yerle bir edebilecek sürekli bir tehdit olduğu için, bazen onu bilmezden gelemeyiz, ve düşlemlerimizi nefretin gerçekliğine karşı savunma yollarına gerek duyarız. Eril kimlik taslamada bir Esas-İmleyen’e sığınırız. Ama düşlemimizi savunmanın bir de dişil yolu vardır.

K2 seçeneği nefreti sevgiye bağlar: Bu, düşlemimizi nefret tehdidine karşı savunmanın dişil seçeneğidir. Dişil kılık değiştirme de aldatıcıdır, çünkü nefretin gerçekliği sevginin sahiliği ile saklanmıştır. Bunun bir cisimlenişi ünlü ‘güzel can’dır (beautiful soul). Bir başka cisimlenişi Üstben ahlakçılığıdır, yaygın adıyla iptal kültürüdür (cancel culture).

Eril kimlik taslama ile dişil kılık değiştirmenin ötesindeki üçüncü seçenek, düşlemin katedilmesidir, bu da gerçeklik, sahilik, suretler çemberini katedip tekrar gerçekliğe geri dönmenizi gerektirir.

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] Bkz “Simgesel Makas”

[2] Bkz “Eril ile Dişil: Sahilik, Gerçeklik ve Suretler”

Taş/kağıt/makas ikonlarının kaynağı.

4 Yorum

Filed under Şey