浪🧩📞 LACAN DERSLERİ 浪🧩📞
🪞⚔️👁️ Post-Feminizm 🪞⚔️👁️
(Lacan’da Cinsiyetlenme ve Post-Feminizm)
Lacan cinsiyet farkını açıklamak için 20’nci seminerde cinsiyetlenme formüllerini (formulae of sexuation) sunmuştur. Aşağıdaki şekil seminerden alınmıştır. Şeklin üst bölümünde dört formül görülmektedir, alt bölümünde ise bu formüllere eşlik eden bir şemaya yer verilmiştir:

Üst bölümdeki dört matematiksel formülü Türkçe cümlelerle ifade edelim:

Muafiyet ve tabiyet kavramları formüllerde Φ(x) ile gösterilen İğdiş Yasası’na atıf yapmaktadır. Yorumlamak kolay olsun diye formülleri hukuki bir bağlamda düşünebilirsiniz, herhangi bir kanuna (mesela Anayasa’ya) tabi olmaktan ve ondan muaf olmaktan söz edildiğini düşünebilirsiniz.
Düz mantık bize soldaki 1 ile sağdaki 4’ün eşdeğer olduğunu söyler: Kanundan muaf birinin bulunması herkesin kanuna tabi olmadığının kanıtı olsa gerektir. Aynı düz mantık bize soldaki 2 ile sağdaki 3’ün de eşdeğer olduğunu söyler: Herkesin kanuna tabi oluşu kimsenin kanundan muaf olmadığını gösteriyor olsa gerektir. Bu mantığa göre herhangi bir istisna yapıldığı anda kaide derhal tamamen bozulmalıdır: Ya kaide olabilir ya da istisna olabilir, bunların ikisi aynı anda geçerli olamaz.
Oysa en basit sağduyu bile bu düz mantığı yanlışlar. Türkçe bir atasözü “İstisna kaideyi bozmaz” der. İngilizce bir atasözü daha ileri gider ve “İstisna kaideyi kanıtlar” der. Lacan sol taraf ile sağ taraf arasında düz mantıkla kurulan eşdeğerlikleri tanımaz. Dört formül ayrı ayrı incelenmelidir.
Önce sol tarafta bulunan 1 ve 2’ye bakalım: 1 “istisna vardır” derken 2 “kaide geçerlidir” diyor. Bu ikisinin nasıl bağdaştığını anlamak için bir diktatörlük hayal edelim: Bir yanda kanunların dışında serbestçe davranan bir diktatör vardır, öbür yanda kanunlara bağlı hareket etmek zorunda kalan insanlar vardır. Diktatörün istisnai konumu insanları korkutarak tabi kılındıkları kaideyi pekiştirir. Başka bir örnek: Bir yanda kanun veya yasak tanımadan yapılan casusluk faaliyetleri vardır, öbür yanda kanunların gereğini yapmakla övünen “halkla ilişkiler” faaliyetleri vardır. İki örnekte de istisna ile kaide arasında düz mantığa aykırı düşen örtük bir işbirliği yürütüldüğünü gözlemleriz. Bu işbirliği sadece “mantıksız bir mantığa” dayanmakla kalmaz, aynı zamanda ikiyüzlülük ve “taslama” (imposture) [1] içeren bir tür “suç ortaklığı”dır [2].
Lacan’a göre sol taraftaki iki formül eril cinsiyetlenme mantığını tanımlar. Freud’un Totem ve Tabu‘daki teorisine göre istisna konumu tüm kadınlara sahip olduğu hayal edilen Erbaba’ya (Urvater) aittir, kaide ise Erbaba’yı öldürüp yiyen erkek kardeşlerin kurduğu İğdiş Yasası’nı (ensest yasağı) ifade eder.
Şimdi gelelim sağ tarafta bulunan 3 ve 4’e: 3 “istisna yoktur” derken 4 “kaide kapsayıcı değildir” diyor. Lacan’a göre bu iki formül dişil cinsiyetlenme mantığını tanımlar. Eril mantıkta istisna ile kaidenin birbirini besleyerek nasıl bir eşyaşam (symbiosis) kurduğunu aklımızda tutarsak, dişil mantıkta istisnanın yokluğu ile kaidenin yokluğunun nasıl birbirini sürdürebileceğini tahayyül etmemiz kolaylaşır. Kadın her zaman eril kaidelerin kapsamı dışına düşer (4), ama kapsam dışına düştü diye kadının bir istisna teşkil ettiği söylenemez (3).
Erkek kendi eril konumundan baktığı zaman kaideye uymayan Kadın’ı bir istisna gibi görür. Film noir‘daki ölümcül güzel (femme fatale) veya şövalye aşkındaki Hanımefendi gibi istisnai Kadın figürleri erkeğin düşlem dünyasına aittir [3]. Bu gibi istisnai figürler eril kaideleri bozmaz, olsa olsa derinleştirirler. Lacan’ın ünlü “Kadın yoktur” (la femme n’existe pas) sözü, erkeğin düşlem dünyasına ait olan bu büyük harfli istisnai Kadın’ın (The Woman, La Femme) yokluğunu bildirmektedir.
Dişil cinsiyetlenme açısından baktığımız zaman, kaidenin kapsamını yadsıyabilmek için onu ihlal eden istisnai konumu da yadsımamız gerektiğini anlarız. Buna göre kadın olmanın iki farklı yolu vardır:
1) Simgesel anlamda Kadın olmak, eril düşlem dünyasının sınırlarını çizen istisnai Kadın konumuna yerleşmek anlamına gelir. Bunun pratik anlamı Hanım, Bayan, Hanımefendi gibi sıfatların içini doldurmaktır. Feminizmin “Bayan değil kadın!” ısrarı bu simgesel oyunun hileli olmasına tepki gösterir.
2) Gerçek anlamda kadın olmak ise eril düşlemdeki istisnai konumun dışına düşülmesi yoluyla gerçekleşir. Bunun pratik anlamı eril kimlik taslama oyununda kadına tahsis edilen Kadın rolünü terk etmek ve erkekleri kendi düşlemleriyle baş başa bırakmaktır.
Gelelim alttaki şemaya:

Şemanın en sağında bulunan üstü çizili La (dişil belirli tanımlık), eril simgesel düzende yer bulamayan gerçek kadının ikilemini belirtir. İki seçenekten birisi La → Φ, diğeri La → S(Ⱥ)’dır. Kadın, ya erkeğin düşlemindeki istisnai Hanımefendi konumuna yerleşerek Fallus (Φ) olacaktır, ya da simgesel düzenin sınırhattına (borderline) çekilerek Öteki’nin eksikliğini cisimleştiren S(Ⱥ) olacaktır. Simgesel düzen ile onun örttüğü gerçek/hakikat arasındaki ayrım noktasında durduğu için kadın tamamsızdır (not-all, pas-tout, 4’üncü formüldeki ~∀).
Orta kısımda yer alan $ → a düşlem formülüdür: $ dildeki imleyenler yoluyla temsil edilen öznedir, a ise öznenin asla ulaşamadığı halde hep peşinde koştuğu kayıp nesnedir. Özne eril tarafta, nesne dişil tarafta konumlanmıştır.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Bkz “Eril kimlik taslama (imposture) ile dişil kılık değiştirme (masquerade)” Jennifer Friedlander
[2] Bkz “Erkek bağı üzerine” Michael Downs
[3] Bkz “Kadın babanın-adlarından birisidir” Slavoj Žižek. “Avrupamerkezci” veya “insanmerkezci” uygarlık ve teknoloji ile lekelenmemiş, tertemiz, doğal ve organik istisnai Yerli figürü de aynı femme fatale ve Hanımefendi gibi düşlemseldir, eril ve oryantalist bir ekolojiye aittir. “Kadınsı” kavramı bu gibi düşlemsel figürleri çağrıştırdığı için “feminine” karşılığı olarak “dişil” terimini benimsedim.






























Geri bildirim: Lacan’a giriş | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Lacan’ın Arzu Şeması — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Semptomatik Hakikatin Sahnelenmesi — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: “Keyfine bak, aşılıyım” maskelerinin dinamistik incelemesi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Süheyb Öğüt’ün teorik ve etik kusuru: ‘Böcekler ezilmek içindir’ — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Aslan Avı ve İlksel Baba’nın Öldürülmesi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Teorik ve etik bir kusur: ‘Böcekler ezilmek içindir’ — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Başka(sı)nın hayali ve Fallokristal — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sütur-Südur Döngüsü ve İdeoloji — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Kut, Aykut, Aykent: Bengi Dönüş Bengi Düşüş’tür — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Prekerleşme Kaldıracı İğdiş Eder ve Herkesi Ortadan Kaldırır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Phallus is the Fulcrum of Society, Precarization Castrates the Fulcrum and Abolishes Everyone — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Sahici Analiz Eleştirinin Ötesindedir: Eleştiri Taslamayı Açığa Vurur, Analiz Kendi Kendini Baltalamayı Açığa Vurur — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Sahici Analiz Eleştirinin Ötesindedir: Eleştiri Taslamayı Açığa Vurur, Analiz Kendini Baltalamayı Açığa Vurur — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Mama Yemdir, Alkışlamak “Al kışla!”maktır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Lacancı Özne: Kök Salma ve Uzanım: Sütur ve Südur — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yazıladuran | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yanlışsız hiçbir anlama yoktur — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Her anlama bir anılışa yanlamadır — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Neon Genesis Evangelion’da Lacancı Cinsiyetlenme — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Herkes ama herkes tabidir ancak ve ancak kimse muaf değilse — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Şef sürüyü hipnotize mi ediyor? — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Yeraltı: Medyatik Seçilimde Ölümcül Etmen — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Eril Yapay Zeka ve Dişil Yapay Zeka (Suni Muhaberat) — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Freudyen Alanın Felsefe ve Popüler Kültürle Bağlantıları — Slavoj Žižek | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: POST-FEMİNİZM 🪞⚔️ | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Lacan’da Cinsiyetlenme ve Post-Feminizm | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fidaner: Kök Salma ve Uzanım: Sütur ve Südur | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER