Histeri Efendi’nin adlandırması karşısında öznenin yaptığı sorgulayıcı şikayet ile tanımlanır [1]:
“Bana böyle diyorsun ama neden bana dediğin şey olayım ki?”
Yani özne histeriktir çünkü kendisine tayin edilen imleyenden şikayetçidir. Ama histeriyi salt bir “şikayet” olarak tanımlamak yetersiz kalır, çünkü öznenin tek derdi mevcut imleyenin kendisi değildir, daha derin bir sorgulama söz konusudur.
Eğer histeri salt bir şikayetten ibaret olsaydı Efendi ona şöyle karşılık verebilirdi:
“Neden şikayet ediyorsun ki bunun nesi var?”
Böylece Efendi “şikayetten şikayet” ederek öznenin sorgulamasını bastırabilir ve “Sıkıntı yok” sözünde nihai ifadesini bulan geçici çözüme ulaşıp konuyu kapatabilirdi. Ama histeri bir şikayetten ibaret değildir. Bunu şuradan anlarız: Efendi eğer yukarıdaki gibi karşılık verirse öznenin histerik sorgulaması yatışmayacak, aksine daha da şiddetlenecektir:
“Ne demek nesi var?”
Bu son cümle “şikayetten şikayetten şikayet”tir ve histeriyi isabetle tanımlar [2]. Burada öznenin konu ve sorun ettiği şey artık Efendi’nin bastırdığı belli bir içerik değil, bastırma eyleminin kendisidir, yani Efendi rolünün dayandığı temeldir. “Efendi” kelimesinde hem hakim olmayı hem de “akıllı uslu” durmayı duyabilirsiniz. Yani yukarıdaki cümleyi sarf eden histerik özne Efendi’ye hem “hakimiyetine o kadar güvenme” demiş olur, hem de “uslu durmanın akılcı olduğuna o kadar kolayca inanma” demiş olur. Sınırları belirsiz bir konu açan bu cümle politik bir eylemdir çünkü sınırların test edilmesi ile sonuçlanır.
Histerik sorgulama politik muhalefetin ayrılmaz bir bileşenidir ve şiddet yoluyla susturulmadığı şartlarda Efendi’yi yeni bilgiler üretmeye mecbur bırakır. Üniversite dediğimiz kurumları meydana getiren bu bilgiler histerik sorgulamaya verilen bir karşılık değildir, daha ziyade ona yönelim veren olumsuzlayıcı ekseni kaydırarak olumlu bir zemine geri döndürme çabasıdır. Bu bilgiler konuyu değiştirerek histerik özneyi yatıştırması beklenen vesilelerdir (veya duruma göre bahanelerdir, mazeretlerdir):
“Bak aslında şu da var, bu da var…”
Histerik sorgulama asla tam olarak yatıştırılamaz ama analiz edilmesi mümkündür. Analiz eylemi yoluyla histerik sorgulamanın kendi kendisine ifade vermesini (articulate itself) sağlayacak imleyenler üretilebilir. Analizin kendisi bir iktidar biçimi değildir ama alternatif bir iktidara yol açabilir. Bu anlamda analiz, öznenin histerik sorgulamasının muhalif bir konuma sıkışıp kalmasının önüne geçebilen politik bir eylemdir.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Slavoj Žižek (2019) Cinsiyet ve Başarısız Mutlak. Bloomsbury.
[2] Simgesel düzenin asıl temeli olan kendi kendine atıf yapma özelliği (self-referentiality) şikayetten şikayet eden Efendi’den (yani Esas-İmleyen’den) ziyade şikayetten şikayetten şikayet eden histeriye (yani özneye) aittir.






























Geri bildirim: Rast Şaşar — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Dırdırcı Özne ile Kar Tanesi Egolar — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Second-order Cybernetics is the Analytic Discourse — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: 8 Mart’ın Rahmini Alma Girişimi ve Hoşgeldin Öfke Bebek — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Luhmann: İkinci-derece Sibernetik Analitik Söylemdir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hysteria is complaint about complaint about complaint — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Muhataplığın Motoru: Histerik Mizansen Nasıl Momentum Üretir | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Ayrılma ve Yeniden Bedenlenme: Işık Barış Fidaner’in Evrensel Analiz Pratiği | 🦋🤖 YERSİZ ŞEYLER