Yetki-beden kompleksinin evrimi dört adım izler: Dişil karışıklık, eril ayrım, eril karışıklık, dişil ayrım. Sürecin genelinde “Bir ikiye ayrılır” ama bundan biraz daha karışıktır [1].
Dişil karışıklıkta şeyler tek bir şey olarak algılanır. Yetki ile beden tek bir şey olarak birbirine karışır. Bedenlenme dolaysızca benliği yetkilendirir. Dişil karışıklığın Ödipal modeli anne ile çocuğun birliğidir. Bu durum bebeğin kendisini ayna imgesi ile birbirine karıştırdığı imgesel yabancılaşma ile eşdeğerdir. Doluluk ve tamlık sureti sergileyen ilk fetiş biçimidir. Bu Ödipal-öncesi fetişçi algı Doğa kavramının altında yatar.
Eril ayrımda şeyler ayrık ve münferit olarak algılanır. Yetki ile beden iki şey olarak ayrılmıştır. Eril ayrımın Ödipal modeli babanın çocuğu annesinden ayırmasıdır. Bu simgesel ayrılmada çocuğun aldığı isim imleyeni, benliğinin (ve çoğu zaman cinsiyetinin) simgesel adlandırıcısıdır. Bu müdahale, önceki karışık doluluk suretinin içini boşaltır ve Esas-İmleyen S1‘i imletim zincirinin geri kalanı S2‘den ayırır: S2 S1‘e hizmet eden bilgidir. Ama bu simgesel aşkınlık tamamen dışarıdan gelmez, içkin olarak annenin Babanın-Adı’na yönelme arzusu ve iradesine dayanmalıdır. Annenin arzusundaki ikirciğe (ambivalence) Ödipal-öncesi fetişin kayıp nesnesi yönelim verir, bu fetiş babanın suni ve yabancılaştırıcı müdahalesi yüzünden artık kaybedilmiş organik ve doğal bir cennet gibi görünür. Bir yandan öznel arzuya örtük bağlılık çocuğa bir cinsiyet verir ve simgesel ayrılmayı tamamsız kılar, öte yandan alenen ve “nesnel” olarak Esas-İmleyen S1 tamamlık taslamaya devam eder. Bu yüzden konuşma ve dilde oluşan uyumsuzluk, nevrozda bastırılır (repressed), sapkınlıkta inkar edilir (disavowed). Psikozda S1 tamamen defterden silinir (foreclosed). Buraya kadar anlatılanlar Ödipal gelişim öyküsünden tanıdık gelmiştir. S1‘in simgesel ayrımı o kadar geneldir ki analog içeriğin dijitalleşmesini bile ifade edebilir. Öykünün geri kalanı daha özgül ve daha ilginçtir.
Eril karışıklıkta şeyler nihayetinde aynı tipte olan bağımsız bireysel (individual) bütünler olarak algılanır. İhtimal teorisinde buna “iid” (bağımsız ve özdeş dağılımlı) denir. Bu simgesel yabancılaşmadır. Yetki ile beden eşdeğer sayılırlar ve rakip olarak birbirlerine düşürülürler. Bu iki öğe rekabet ettiği zaman yetki soyutlaması her zaman bedenin somutluğu karşısında galip gelir, ama bu bir Pirus zaferidir çünkü bedenle karşı karşıya gelmesi sonucunda yetki bedensiz kalır ve içi boşalır. Bu boş yetki, fetişin yeni fallik biçimidir, babanın Ödipal müdahalesinin sonucudur. Bu fallik fetişçi algı Tanrı kavramının altında yatar. Tanrı’nın bedensiz yetkisi böylece bedeni bastırır, o da hayaletsi şekillerde geri döner, yetkisiz bedenler olarak canavarlar şeklinde geri döner, Marksist komünizmin işçilerle bedenlenen (kötü) ünlü hayaleti gibi. Bastırılan bedensellik simgesel yetkilere dadanan semptomlar şeklinde geri döner.
Dişil ayrımda şeyler bağımlı, kısmi, bileşen, bölümsel (partial, dividual) varlıklar olarak algılanır. Artık yetkinin bedene bağlı olduğu ikrar edilmiştir. Ama bu ikrar bu iki öğeyi yeniden birleştirmez, daha ziyade ayrılmalarını tamamlayarak onları barıştırır. Bu gerçek ayrılmada Esas-İmleyen S1‘in iki parçaya bölünmesiyle semptomun varlığı tanınmış olur: Öteki’nin eksikliği S(Ⱥ) ile objet petit a, bunlar sırasıyla sahiliğin anlamlı mesajı ile onu destekleyen anlam üretici suretleri adlandırır (bkz [2]’deki şema). Bu iki taraf birbirine dayanır: Suretler olmazsa mesaj sahi ve anlamlı olamaz, ve sahi bir mesaj yoksa suretler anlam üretemez. Ama bu iki öğeyi bir arada tutan esas unsur üçüncü öğe olan Fallus’un gerçekliğine örtük bir atıftır. Dijital paketlerde S(Ⱥ) ve objet a sırasıyla kapsüllemedeki “başlık” ve “yük”tür. Kapsüllenmiş bir paket açımlandığı zaman gerçekliğe yapılan atıf alenileşir ve kod çözümünün zemini “dekripsiyon”dan “deşifreleme”ye kayar, kod çözümü böylece daha az hermenötik ve daha çok keşifçi hale gelir [3].
S(Ⱥ) ile objet a sırasıyla Fallus’un İmgesel ve Gerçek yanlarına işaret eder: Sevgi tutkusu S(Ⱥ)’nın sahiliğini körüklerken, bilmezlik tutkusu objet a‘nın suretini körükler (“başlık” simgesel sahilik bilgisiyle yetkilenir, “yük” ise 0/1 gibi dijital suretlere yönelik kayıtsız bir ilgiyi bedenlendirir). Eğer kapsülleme açımlanırsa ve sahilik ile suret arasındaki fetişçi sihirli ilinti bozulursa, Fallus gerçekliğinin nefret tutkusu ile körüklendiği de ortaya çıkar, ve semptomun kalbi burasıdır. Obsesif kodlama ve kod çözme çabası nihayetinde anlamsız saçmalıktan duyulan nefretle körüklenir, çünkü anlamsız saçmalık bilmezliğin her yerde olduğunu ortaya çıkarır. Bu bilmezlik nefreti Hayali ile Gerçek arasındaki uyumsuzluğa atıf yapar, buna genelde sorun, çelişki veya çatışkı adı verilir. Böyle bir obsesif zorlantı histerikleşme yoluyla nefret-bilmezliğe çevrilerek yatıştırılabilir [4]. “Sistem” semptomun çatışkısının kapsüllenme yoluna atıf yapar. Yetki-beden kompleksi işleyen bir kapsülleme sistemidir.
Son olarak (post)modern bir kapsülleme örneği verelim: S(Ⱥ) kurbanın sahi şikayet mesajı ile sevgi uyandırılmasını adlandırır, objet a ise bu ilk travmanın sahiliğini destekleyen çok sayıda sureti adlandırır, çelişen görüşleri fiilen bilmezden gelen aktivistler bu suretleri üretirler. “Doğal” olarak sonraki suretler önceki sahiliği zemin almış gibi görünür, ama aslında ilk sahilik onu takip eden suretlerce geriye dönük olarak tözlendirilir. Bunlar bir araya gelerek Esas-İmleyen’i oluşturan iki yandır. Esas-İmleyen her zaman fallik bir imleyendir, çünkü hayal edileni gerçekleştirdiğini iddia ederek Hayali/Gerçek arasındaki çelişkili bölünmeyi örtbas eder.
Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner
Notlar:
[1] Ayrıca bkz “Soyut Fallus Fetişinin Ötesi”, “İmgesel Yabancılaşma (Tamlık Taslama) ile Simgesel Yabancılaşma (Tamamlık Taslama)”, “Simgesel Ayrılma ile Gerçek Ayrılma”, “Fallus’un Katedilmesi”
[2] Bkz “Cinsel ‘İlişki’nin Ötesi”
[3] Bkz “Dekripsiyon ile Deşifreleme”
[4] Bkz “Bilinçdışının bileşimsel dünyadışını geçirgen kılmak”






























Geri bildirim: Dırdırcı Özne — derleme | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: The Authority-Body Complex — Işık Barış Fidaner – Žižekian Analysis
Geri bildirim: Simgesel İstisna ile Gerçek İstisna — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İmgesel Žižek, Simgesel Žižek, Gerçek Žižek, En Başa Dön… — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Benlik ile Belirti, Bakım ile Adaptasyon — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Cinsel ‘İlişki’nin Ötesi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Eril ve Dişil Marksizm — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Hayat, Felsefe, Psikanaliz — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Onarım Arzusu ile Bozunum Arzusu — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İrade, Semptomun Gerçekliğine Tahammül Etme Gücüdür — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: İğdiş ve Jouissance Diyalektiği — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Fetişlerin bozulması tanrılar ve canavarlar üretir — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Koronavirüs Krizi — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER
Geri bildirim: Üç Lacancı Sahi Seçim — Işık Barış Fidaner | YERSİZ ŞEYLER